7 Ocak 2009 Çarşamba

37+5

Hergün yazmak beni ilginç bir şekilde motive ediyor. Endişelerim, korkularım, beklentilerim konusunda yalnız olmadığımı, benim gibi hisseden samimi,
içten dostlar olduğunu öğrenmek beni rahatlatıyor.

Kuzunun annesi şikayetlerini yazmış, sabah okudum hoşuma gitti. Benzer şikayetler. Bir an önce unutmamak adına yazmalı:)
Onun dışında bir eklem ağrısı, her tarafım kırılıyor. Hani hamileler doğurmadan bir enerji gelirmiş falan, bende şu anda yok öyle bir şey:)

Bolca uyuma isteği ama aynı zamanda annemin yanında olup onunla konuşmak, konuşmak...
Aklımda hep aynı soru 'O minicik narin şeyi nasıl tutacağım?, nasıl kucağıma alacağım?'. İncitmeden, zarar vermeden dokunmak. Ama öte yandan herşeyi kendi yapma isteği. Bir nevi bencillik. Her anın tadını doyasıya çıkartmak, çekinmeden, korkmadan öğrenmek, öğrenmek....

Şu anki ruh halim budur!
:)

1 yorum:

yeliz dedi ki...

benim de en büyük endişem o kadar küçük bir varlığı nasıl tutacağım. 4 kilo civarında yeni doğmuş bir yakınımın bebeğini kucağıma alamadım, allahım ben nasıl anne olacağım dedim!! belki de bu sebepten bebek epey semirsin de öyle doğsun derdindeyim:) ama galiba o ilahi güç bize gelecek ve anne oluvereceğiz ilk andan...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...