31 Aralık 2008 Çarşamba

29 Aralık 2008 Pazartesi

Hamileyken Yılbaşı Programı Yapmak!

Geçen yıl 'Seneye yılbaşına karnın burnunda gireceksin' deseler, onlara 'Hadi canım' derdim.

Her yeni yılda heveslenen, evi süsleyen ben, bu yıl minicik yılbaşı ağacımızı çıkarmayı bile unuttuğumu şu anda bu yazıyı yazarken fark ediyorum. Acaba yerini başka heyecanlar aldığı için olabilir mi?

-Bebek yukarda di mi canım? Aşağı inmiyo di mi?
-Bak yine tekme attı!
-Çok sert vuruyor ya!
-Nerde bu kız?
-Başımı karnına koysam kalp atışını duyar mıyım canım?

İşte bu ve bunun gibi konuşmalarla sabahımız akşamımız ailemize katılacak Minik üzerine...

Her yıl yılbaşı akşamını nasıl geçireceğimiz 2-3 gün önce belli olur. Şu anda plansız bir şekilde evde oturup film izlemeyi düşünüyoruz.

Dışarı çıkamıyoruz,
restaurantlardaki sigara dumanı ve gürültüye zaten normalde dayanamam ama şu halde düşüncesi bile ürkütücü!

Belki yakın 1-2 dost gelir, azıcık çene çalarız.
İşin kötüsü kaçta uykum geliyor kaçta gidiyor, bir iyi bir kötü hissetme durumları, huysuzluklar şu aralar çokça yaşadığım şeyler!

Benim gibi hamile olan, hele ki hamileliğin son zamanlarına gelmiş dostlar,
sizin plan programınız ne?

27 Aralık 2008 Cumartesi

Doğum günüm!

27 Aralıkta doğmanın en kötü yanı nüfüs cüzdanınıza ocak başlangıç tarihlerinden birinin yazılması ve taa evleninceye kadar bu durumla alakalı olarak annenize söylenmenizdir. Evlendikten sonra yaşlar ileri değil geriye sardığı için sorun kalmaz. Anneniz mutlu, siz mutlu.

Geçen yıl 2008'e girerken aklımdan geçen hayaller arasında bebek hayali var mıydı hatırlamaya çalışıyorum. Evet vardı ama sadece sözde olan ve şubat-mart ayında olgunlaşan bir hayal 16 mayıs cuma günü Enciyle yaptığımız test sonucu ve sonrasında 17 mayısta kan tahlili ile kesinleşen bir şölene dönüştü.

Aniden hayatım değişti. İnsanlar bebekleri hemen olmadı diye panik olur, senin annen Miniğim,hamilelik öncesi testlerden sonra bu kadar çabuk gelmene şaştı kaldı. İlk ay değil ama 2.ay ve sonrası mide bulantıları ile geçen ve hala zaman zaman beni sıkıntıya sokan bir dönemdi. Kokulara duyarlı olmayan ben tüm kokuları alır buldum kendimi.

Eylül ayında dayın bizimle kalmaya başladı. Alıştırdı kendini bize ve sonra pırrrr Aralık ayında gidiverdi. Ocak ayında ise Amerika yolcusu. 12sine kadar doğarsan o da aklı sende gidecek. Zaten tüm naz çekmeler, 'canım ablamlar' sana Minik. Ben hayatım boyunca böyle alaka görmedim.

29 Kasım da bir tanecik dedem vefat etti. Oysa ne kadar istemişti seni görmeyi ve bir kez olsun kucağına almayı. Seni göreceğinden o kadar emindik ki. Belki o da oralardan görecek seni Minik...

Biraz da güzel şeylerden bahsedelim. Yoda yani kızkardeşin hala bizimle. O kadar tatlı ki, bak kardeşin, oyun arkadaşın bile sanki geleceğini biliyormuşcasına en sevdiği aktivite olan karnımın üstünde uyumaktan kendi kendine vazgeçti.

Yeni yaş,yeni yıl ve senin gelişin yeni başlangıçlar demek. Evet,bizim içinde yeni bir başlangıç.Umarım herşey yolunda gider....

Bu yazı aslında doğum günü yazısı olacaktı ama okuyunca farkettim ki yılın özeti yazısı olmuş.

Bu doğum günüm hayatımın en özel doğum günü.İnanılmaz heyecanların yaşandığı!

Miniğim,
seni bekliyoruz,
heyecan ve özlemle!

Not: Sen yine de vaktinde gel Minik, aman erken gelme olur mu? :)

26 Aralık 2008 Cuma

36.Hafta-Geri Sayım Başladı-

Minik gelmene az kaldı. Ama erken de gelme, zamanında gel:)

Şu aralar geceleri kabuslar görüyorum. Her gece yeni bir macera. Sadece doğum yok elbette, macera filmlerini aratmayacak alakasız alakasız konular! Tabii geceleri wc seanslarını ve sağa sola acıyla dönmeleri saymıyorum.

Bir de bir gaz sancısıdır aldı başını gidiyor. Ara ara beni rahatsız eden ama sonra geçen sancılar bunlar. Minik hep diyorum ya 'erken gelme kızım, vaktinde gel, en azından anneannen gelsin öyle gel:)'

Gittikçe ağırlaştığımı hissediyorum.Göbeğim heryere benden önce gidiyor. Şu ana kadar aldığım kilo 9, hadi bilemedin 10. Haftaya cuma doktor randevumuz var.Heyecanlıyım çok! O zaman doğumla ilgili herşey daha da net olacak.

Nedense bu konuyu çok irdelersem zaten panik ve kontrol delisi olan ben daha da korkacağımı düşünüyorum. Acı epidüralde de var, sezeryanda da var. Normal zamanda, normal doğum korkusu olan ben epidüral düşünüyorum. Belki de herşeye hakim olma duygusu, bilmiyorum. Bir de spinal sezeryan beni daha çok korkutuyor. Ama dediğim gibi doktora güven şart. Belki de şu anda beni sakinleştiren tek şey o. Güven!

Eksikler tamamlandı. Hastane çantası kısmen hazır. Aklıma geldikçe ekliyorum. Bu arada geçenlerde bir arkadaşım hiç aklıma gelmeyecek bir şey söyledi. 'Bebeğin ilk kez giyeceği hastane çıkışını, battaniyesini ve bir bezi bir poşete koy, o telaşede annenler falan hangisiydi, nerdeydi derdine düşmesinler, sen doğuma giderken hemşireye verirsiniz' dedi. Mantıklı geldi :)

24 Aralık 2008 Çarşamba

Yeni doğan bebeğe ziyaretler...

Dün bir arkadaşımla konuşuyoruz. Bebeğin kırkı çıkmadan ev ziyaretleri olmaz herhalde' dedim. 'Sen öyle san, insanlar kırkı mırkı dinlemez' dedi.

Anlıyorum sevildiğini bilmek güzel ama bu kadar anne ve bebekle iç içe olmak ne kadar doğru? Önceleri bu konuda katı olduğum söylenemezdi ama şimdi her geçen gün anneliğe bu kadar yaklaşmışken buna çocuğumu koruma iç güdüsü de denebilir tabii.

Bence ilk kırk gün anne ve bebeğin birbirine alışması açısından oldukça önemli. Ama Elif Şafakta diyor ya bazılarının kırkı 10 günde çıkar, bazılarınınsa 6 ayda. Ama benim karşı çıktığım misafir ve gürültü dolu bir ev. Herkesi memnun etme çabası. Güzeryüzlü olmak istemesem de güzeryüzlü olmak zorunda olmak.

Bir o kadar insanın yeni doğmuş bebeği sevme, kucağa alma arzusu. Kendi çocukları olsa bu kadar rahat davranırlar mı sanmıyorum?

22 Aralık 2008 Pazartesi

Duvar stickerı vs...

Şu duvar stickerlerı uzun zamandır kafamı kurcalıyordu. Walltogetherdan modeli bile belirlemiş ve İstanbulda oturan bir arkadaşımdan benim için gidip görmesini bile istemiştim. Geçenlerde arkadaşım aradığında sadece internet üzerinden satış yaptıklarını söylemişler. Arkadaşım iç mimar ve birkaç parça almayı düşündüğümüz için boyut ve rengi onunla ortak netleştirmeyi konuşmuştuk. Sonuçta onun da içine sinmedi.

Tesadüfen Paşabahçede dolanırken bir baktım çeşit çeşit duvar stickerları. Hem de gayet uygun fiyata.
Sonuç olarak kuş ve balina olmak üzere toplam 18 parça seti 15 ytl gibi bir fiyata aldık. Henüz uygulamadık ama eve gelip paketi açtığımda oldukça kaliteli olduğunu gördüm.
Ayrıca daha büyük setler de var.Seçtiğiniz desene göre değişiyor fiyatlar.Walltogethera göre de oldukça uygun.Tabii önemli olan istediğin gibi bir şey bulabilmek. Ankara'da İKEA olsaydı kesin ilk oraya bakardım:).

Onun dışında Kraftın park yatağını açtık. T.J kurdu ve sonra bir sorun olmadığını anlayıp tekrar kaldırdık. Park yatak 'Minik' doğunca bizim odada duracak.

Şu sıralar Tracy Hoggs'un kitabına takmış durumdayım. Altını çiziyorum anlamaya çalısıyorum ama anlayamadığım yerlerde olmuyor değil.Bence yöntem kesinlikle mantıklı. Doğru uygulanırsa etkili de. Ama işte olay doğru uygulamakta!
Bu konuda bana yardımcı olabilecek dostlar var mı?

Gri Ankara'dan Sevgiler!

19 Aralık 2008 Cuma

35.Hafta Hoşgeldin!

Dün gece "hafta sonu İstanbul'um" geldi. Şansımı deneyeyim diye doktorumu aradım.
'Artık kritik haftalar, her an herşey olabilir.Bence gitme' diyince mecburen kaldı hayaller.

Oysa İstabul'da burada pazar kahvaltısı, burada tost,burada akşam yemeği ve hayatımda yediğim ennn nefiss mezeler ve Ankaraya dönmeden önce burada ise alışveriş yapmak isterdim:)

Neyse sağlık olsun, kızımın keyfi yerinde olsun. Sağlıklı ve vaktinde doğsunda!:)

Bu sabah 6 gibi bir bulantı ile ayaklandım. Ağzımda hala o kötü tat var, T.J'in yaptığı o nefis tost bile fayda etmedi.

Uyumak giderek zorlaşıyor...

devamı yolda!:)

17 Aralık 2008 Çarşamba

Gerekli mi?

Minik için gerekli eşya listesi neredeyse tamam.
Ama siz tecrübeli annelere danışmak istediğim bir şey var.

Bebek için nem makinası gerekli mi? Şimdiden almak mı lazım? Ne tavsiye edersiniz?
Aynı şekilde gögüs pompası? Şimdiden mi almak mantıklı yoksa gerekmeye de bilir mi?

:)

16 Aralık 2008 Salı

15 Aralık 2008 Pazartesi

34.hafta doktor kontrolü

Bizim kız 2,300 kg civarında olmuş.
NST de bizim kızın keyfi pek yerinde çıktı.
Doktorum 'Miniğin başı öne eğik, biz bu durumu son ay bekleriz. Aman dikkat et, ayakta fazla durma, ayaklarını uzatıp otur. Yorulma' dedi. Bu kulağıma küpe olsun.
Uyku problemleri, sırt ağrısı normalmiş. Dün sol kalça kısmımın aşağısı felaket ağrıdı. Nedeni bebeğin büyümesiymiş. Ayrıca kalp sıkışması vs. de normalmiş ve fazlalaşacakmış.

Kısacası herşey daha da zorlaşacak gibi...
Ocağın ilk haftasına tekrar görüşelim dedi doktorum.

Bu arada karnıma bakan herkes bilmiş bilmiş 'Bu kesin erkek' diyor.Tekrar baktık ultarasonda evet bizim Minik bir kız :)

devamı gelecek....

14 Aralık 2008 Pazar

Alışveriş!

Cuma günü 34.haftaya girdik! Son eksikleri bir an önce tamamlamak adına π point ile alışveriş turumuza çıktık.

Alınması gerekenler

Küvet-file-banyo süngeri,
Disposal yani atılabilir kilot
Banyo için steril tozu diye bir şey varmış ondan.

İlk önce Armada Mothercare ve Chicco yaptık.Mothercare da bebek küveti var. Ama ben özelcan bebe ye bakmadan almak istemedim.
Steril tozu diye birşeye ise rastlamadık. Eskiden varmış ama artık yokmuş sanırım.
Ordan sonra durağımız Söğütözü Özelcan Bebe! Küvet, file, banyo süngeri, -hatta küçük bir kova ve maşrapaya da ihtiyaç varmış-ve küvet için ayakla beraber hepsini gayet uygun bir fiyata alıyoruz.

Özel steril tozu için Çukurambar e-bebeğe bakın diyorlar. İstikamet Çukurambar! Orda da bulamadıktan sonra artık böyle birşeyin kullanılmadığına karar veriyoruz. Bu arada aldığımız banyo aksesuarlarında hala kardayız!

Cepa da önce Mothercare a çıkıyoruz. Disposal kilotları alırken bir de kızım için burun aspiratörü, fırça, banyo termometresinden oluşan bakım seti alıyorum. 4 ürün aldığınızda en ucuz olanının fiyatını ödemiyorsunuz.

Slinge de bakınıyorum ama hiç bir yerde yok!

Hastane çantasına konacak eşyalar hazır! Ama en kısa sürede yerleştirmek, hazırlamak gerekiyor değil mi?

11 Aralık 2008 Perşembe

Kısa kısa....

Herkese iyi bayramlar!
Sağsağlim (doğurmadan)Ankaraya geldim. Salı sabah yola çıktık. Salı akşamdan bu yana uyuyorum.
Yorgunluk,üzüntü...
Ama insan herşeye alışıyor.

Eskiden sol tarafa yatar ve rahatsızda olsa uyurdum. Ama şimdi her 1-2 saatte bir bir sol taraf bir sağ taraf yapıyoruz. Her dönüş ayrı bir ağrı.

Annem aralık ayında Ankaraya gelecekti. Tabii bu durumda gelemeyecek. Allahtan yolda doğurabilirim korkusuyla hastane çantasına girecek kıyafetleri çantama atmıştım. Gitmişken onlar yıkandı, ütülendi.

Annem de ocak ayında dedemin 40 ı çıkınca gelecek. Umarım o zamana kadar dayanır, anneanneni beklersin Minik!

Bayramda annemleri göremeyeceğime üzülürken, hayat bizi hiç ummadığımız anda başka bir tarafa savurdu. Hiç görmediğim dostları gördüm. Kah ağladım, kah güldüm.
Bolca yemek yedi(rildim)m.

Tek üzüntüm, bir tanecik dedemin Miniği görememesiydi. 'En azından hamile olduğunu biliyordu' sözleri tesellimiz oldu.

Devamı gelecek!

1 Aralık 2008 Pazartesi

....

Hayat süprizlerle dolu.

Hiç beklemediğim anda beklemediğim bir yere geldik. Aniden. Hiç aklımızda yokken....
Anne-Baba evindeyiz. Ankaraya 9 saat uzağız.
Dedem uzun zamandır hastaydı, kısmen hazırlamıştım da kendimi ama işte....
Garip bir duygu. İlk duyduğumda kimse tutamadı beni Ankara'da....Cumartesi bana söylememe çabalarından anladım. Gözlerime bakamadılar. Tutamadım kendimi, doktorumu aradım. 'Uçağa almazlar, arabayla yavaş yavaş giderseniz olur' dedi.Sağsağlim geldik. Doktorum 34.haftaya girmeden gelmen lazım dedi. T.J cumartesi pazar tekrar burada,pazartesi, salı ise bir aksilik olmazsa bize Ankara yolları.

Diyorum ya hayat garip. Herşey ani ve kısa, bir de çabuk. Ne zaman neyin geleceğini bilemeyiz lafı ne kadar klişe ama gerçek....

27 Kasım 2008 Perşembe

31 Hafta 6 Gün

Bugün tam 31 hafta 6 günlüksün Minik.

Dün babanla film izlerken birden bire tekmelemeye başladın. Sonra baban söyledi, sabahları ben uyurken elini karnıma koyduğunda, o anki tekmelerden daha sert tekmelemeye başlıyormuşsun.

Dün sabaha karşı yine tekmeyle uyandım. Bu ilk oluyor. Sabah saat 4'ten 5'e kadar ayaktaydık. Sen ve ben. Bak şu anda yine senden bahsedildiğini anladın, tekmeler gelmeye başladı.

Bak bugün dayın geliyor Ankaraya. Gerçi bu kez çok kalmayacak ama olsun.
Mutluyuz çok!

--

Şu aralar yine mide bulantısı,mideekşimesi ve gögüs altı sıkışması diz boyu.
Bakalım ne kadar sürecek?

25 Kasım 2008 Salı

Hafta sonu alışverişi!

Hafta sonu hastane dışında önemli bir olayı daha hallettik.
Gecelik! Daha önce birileri önden düğmeli gecelik bulmak zor dese herhalde gülerdim.

Pazar günü için şöyle bir liste yapmıştım.

5M Migros yani Ankamall
Armada
Cepa


Dagide önden düğmeli pijama var ama ben nedense sevmedim. Zaten sadece 1 tane vardı.Yani çeşit yoktu.

Ankamall Etam mağazasına girince, ben neden daha önce buraya gelmemişim ki dedim. Nefis pijamalar ve gecelikler var. 1 tane kısa kollu, bir tane de uzun kollu ama her ikiside önden düğmeli pamuklu gecelik buldum. 1 alana diğeri % 50 indirimli olduğu için fiyatıda gayet uygun geldi.

Tabii öncesinde Boynere bakıldı ama orda da hiç bir şey bulunamadı falan.

Ben pijama ile daha rahat edenlerdenim aslında.Etamda da bir pijama beğendim ama 8 aylık hamile göbeği ile karar vermek oldukça zor oldu. Pijama olayına sonra bakarız önemli olan gecelik dedim ve böylece bu da hallolmuş oldu.

Ankamalldan sonra başka bir yere gidecek gücü kendimde bulamadığım için Mothercare'dan disposal kilot haftaya kaldı.

24 Kasım 2008 Pazartesi

8.aya girerken....

Bugün doktor kontrolümüze gittik güle oynaya.
Önce NST ye aldılar bizi. NST bebeğin kalp atışları, hareketlerini ve kasılmaları gösteren bir testmiş. Bir de düğme verdiler elime. Minik her hareket ettiğinde bas dediler. Önce pek sessiz utangaç takılan küçük hanım sonradan hareketlendi de hareketlendi. Bu arada sırt üstü yatmak oldukça zor gelmeye başladı. Hemşire de beni sola döndürdü. Öylece rahat ettik çok.

1,950 kiloymuş Minik. Bundan sonra balayı ayları bitmiş. Bu 3 hafta kritikmiş. Yorulmamak, kendimi yormamak lazımmış. Ayrıca kan testleri falanda yaptırdık.

Gelelim hastane olaylarına,
Hafta sonu T.J yani babamız azıcık yoğun olduğundan ancak cumartesi öğleden sonra çıkabildik. Önce Akay'a gittik. Sanırım ters bir zamanda gittik pek ilgilenen olmadı. Sonra Güven'e gittik ve orayı çok beğendik. Son olarak HRS'ye gittik ve orayı da ilgili ve alakalı bulduk. Gerçi Akay'ın odaları HRS'nin standart odasından büyük ama orda da çeşit çeşit oda seçenekleri var. Şu an itibari ile doktorumun anlaşması olduğu için Akay ve HRS arasından HRS diyoruz ama bakalım zaman ne gösterecek.

Gelelim doğum şekline,
bir aksilik çıkmazsa yani hem Miniğin duruşu normal olursa hem de ben aniden 'korkuyorum sezeryan' demezsem, epidüralle normal doğum düşünüyorum ama doktorum son ana kadar belli olmaz. Ne istediğine karar ver tabii ki normal ama son dakikada ani bir durum olursa sezeryan olur dedi.

Açıkçası şu aralar garip garip rüyalar görüyorum, erken doğum, doğum üzerine rüyalar. Eh ne de olsa geri sayım başladı ama umarım herşeyin hayırlısı olur. Doktora gidince rahatladım.

Gecelik vs olaylarına gelince,
o da bir daha ki postun konusu olsun!

21 Kasım 2008 Cuma

Sling mi Kanguru mu?

Geçenlerde bir arkadaşım Chicconun kangurusunu doğumdan hemen sonra kullanırım diye aldığını ancak doktorunun 3.aydan önce kullanmayı tavsiye etmediğini anlattı.

Benim de aklım karıştı.
Sling mi Kanguru mu? Bebek doğar doğmaz kullanmak istiyorsam hangisini almalı?
Hangi markalar kullanışlı, nerden almalı?

17 Kasım 2008 Pazartesi

30.Hafta

Odasıydı, kıyafetiydi, derken şaka maka Aralık ayına az kaldı.
Bir aksilik olmazsa ki umarım olmaz:)Ocak 25 gibi doğacak Minik.

Haftaya doktor kontrolümüz var. Hastaneye karar vermem gerekiyor sanırım.

Akay ya da HRS bir de Güvene bakıp bilgi sahibi olucam ki, en azından doktorla konuştuğumda karar verebileyim.

Doğum sonrası için gecelik, pijama bulmak ne zormuş!Daha önce bakıp elimiz boş dönmüştük annemle ama işte az kaldı. Hafta sonu halledilmesi gereken bir şey daha! Ayrıca pijama mı mantıklı yoksa gecelik mi? Önden düğmeli şık bir takım bulmak ne kadar zor!

Disposal külotlara bakıp onlardan edinmek lazım sanırım.

Peki ya hastane çantası, onu ne zaman hazırlamak lazım?

11 Kasım 2008 Salı

Bebek odası & Alışveriş!

Önceleri turuncu renkte çalışma odası olan odayı boyamak pek kolay olmadı. Açık mavi, turkuaz beklerken renk normal mavi olarak çıktı karşımıza. Ama olsun bu da güzel:) walltogether.com dan pembe duvar stickerları ısmarlamak niyetim. Yeni katalogları çıkacakmış 10 gün içinde. Yakışır di mi?











Bebek yatağı olarak Tatlının önerisi ile Kraftın çift kademeli park yatağını aldım. Hafif olması avantaj ayrıca istenirse beşikte oluyo. Önceleri minik bizimle olacak zaten. Sonra odasına taşırız yatağını.

Gelelim pusete. Beni en çok düşündüren konu pusetti. Çevremde gördüğüm için söylüyorum kimse memnun değil aldığı pusetten. Uzun uzun araştırmalar sonucunda Chicco Trio for me ya da Maclaren Tekno XLR alacaktım. Maclarenin pusetin kolay açılıp kapanması ve daha uzun süreli kullanabilirim düşüncesi ile Maclareni seçtim. Umarım memnun kalırız.

Sevgiler!









7 Kasım 2008 Cuma

7.Ay

Bu pazartesi anneannen ile doktorun yolunu tuttuk. Bir kilo üçyüz gram civarindasın Minik. Herşey yolunda.
Ağrılarımda azalma olmadığı gibi artma da olurmuş. Midede gaz vesaire normalmiş. Bolca çatlak kremi kullanmam gerekmekteymiş.

Doğum ocak 15'ten sonra her an. Heycanla bekliyoruz seni.
Anneannene ilk hediyeni verdin. Profilden çekilmiş bir fotoğraf.

Dün anneannen, deden ve dayın-evet dayın, ne kadar alışmıştık di mi ona- gitti. Ev yeniden eski sessizliğine büründü...

31 Ekim 2008 Cuma

27.hafta sonu, 28. Hafta başı....

Blogger açıldı! Gözümüz, gönlümüz aydın!

Bu hafta çokça kalp sıkışması ve gögüs altı ağrısı yaşadım? Neden? Efendim rahmim gögüs kafesime yaklaşmaktaymış, diyafram da yukarı doğru yer değiştirmekteymiş, normalmiş.

Reflü tam gaz devam.

Geçtiğimiz pazar günü baban ve dayınla film izlerken hem ellerin hem kollarınla 'Anne, film mi izliyorsun bak ben ne yapıyorum?' der gibi gümmm diye bir tekme attın Minik. Baban da hissetti:)

Anneannen ve deden Ankarada:) Bebek odası dolabın neredeyse yapıldı. Raflar takıldı. Eksikleri tamamlanır tamamlanmaz fotosunu koymak şart.

Bu arada baban taa Atinalara gitti. Allahtan Anneanne, dede ve dayı bizimle :)

Yoda hanım bizimle uyumamaya alıştı. Keyfi yerinde
Haftaya 7. ay kontrolümüz var.
Devamı yakında....

24 Ekim 2008 Cuma

Uyku & Yoda & 27. Hafta

Dün gece ilk kez Yoda Hanımı odamıza almadık. Tüm gece kapının önünden ayrılmaz, bağrır, kapıyı tırmalar- geçmişte var öyle yaramazlıkları- diye düşünürken, bizi şaşırttı 'Küçük Hanım'! Sadece ara ara 'Ben burdayım!' serzenişleri o kadar.

Bakalim bu gece nasıl geçecek?

Bu arada benim uyku düzenim gün geçtikçe bozulmakta. Nasıl uyumalı ki? Asla sırt üstü yatamıyorum mesela. Yan yatmak mı, gecenin bir köründe ya da gün içinde giren kramplar?

Okudukça görüyorum ki herkesin hamilelik dönemi farklı.

Bu arada bugün tam 27 Haftalıksın Minik!

22 Ekim 2008 Çarşamba

Kedi ve bebek....

Bu küçük hanım Yoda, bizim evin ilk göz ağrısı. Geçen yıl eylül sonunda aramız katıldı. Tam 2 aylıktı bize geldiğinde.

Kısa sürede bağımlılık yarattı. Bir kedi ile yaşamak o kadar değişik bir duygu ki! Köpekler gibi değiller kesinlikle. Onlar başlı başına bir birey. İstemediği bir şey için asla zorlamaya gelmezler. Gel deyince gelmezler. Canları isterlerse gelirler.

Küçüklükten beri var olan kedi fobimden kurtulmak istediğimde aldık Yodayı. İlk 3 ay çok zordu. Hem ona hem de bana. Ama kısa süre sonra bağımlılık yarattı. İran kedileri inanılmaz uysal ve akıllı kediler. Sakin ve uysal olmaları da alışma sürecimi hızlandırdı.

Yodanın ailemizin bir bireyi olması bana o kadar çok şey öğretti ki.
Şimdi ise yeni bir durum var. Ailemize katılacak ikinci bir birey. Hamile kalmadan önce toksoplazma testi de yaptırmıştım ki bu testin sonucu benim için çok önemliydi. Doktorumla konuştuğumda ise 'Sakıncası yok, kakasına dokunma yeter' demişti. Tabii veteriner dostlarla da konuşuldu ve anne-babası olarak Yodasız evin bir ev olmayacağı, bu yeni düzende onunda bir yeri olduğuna karar verdik.

Çalışma odamız Yodamızın odasıydı. Geçen hafta bebek odası olma yönünde adımlar atıldı ve Yoda hanımın kaka kabı ve maması için yeni bir yer oluşturuldu. Hemen adapte oldu küçük hanım.
Şimdiyse en zor sınava hazırlık yapıyoruz! Bizimle uyumaya alışkın Yodayla artık yatakları ayırma vakti geldi çattı.
Çok zor ama tam zamanı. Sonra daha da zor olacak. Malum Yoda'nın kardeşi en az ilk 6 ay bizimle kalacak:)

Kısacası zor günler bizi bekler!

10 Ekim 2008 Cuma

6.ay

Çarşamba günü 6.ay kontrolümüz vardı. Şu an itibari ile 600 gramsın miniğim.
5.ay kontrolümüzde kordonunla oynuyordun. Bu kez ise pek bir utangaçtın. Ellerinle yüzünü kapattın durdun.
Dayında geldi bizimle. Büyülendi adeta:)

Gelelim hamilelik durumlarına
Reflü tam gaz devam. Doktor bir şurup verdi, istersen şişeyi iç bir şey olmaz dedi. Ama o da felaket bir şey. Evde sürekli yanımda taşıyorum o şişeyi. Boğaz kültürü de yaptırdım. Havalar soğuk, felaket bir öksürük, boğaz ağrısı! Hoşgeldin kış:)

Devamı yarın....

22 Eylül 2008 Pazartesi

Ilk hareketeni anneannenin yazliğında balkonda otururken hissettim. O anda seni hissetmeyi o kadar istedim ki :)...'Anne bak, ben burdayım!' der gibi işaret çaktın benim minik bebeğim...

Ama en çok adının ne olacağı merak konusu.... Dayın söz vermiştin, erkek olsaydı adaşım olacaktı derken, babanla ikisi her bulduğum isimle dalga geçip bazen kızıdırıp bazense gülmekten kırıyordlar beni.

Son 4 gündür hastayım. Uçuklar sardı dudaklarımı! Sabah doktoru aradım, uçuk kremi kullanmamda sakınca yokmuş...Halsizlik ve ateş. Bir de yeni başlayan öksürük.

Sen iyi ol bebeğim tamam mı:)

18 Eylül 2008 Perşembe

Yeni bir hayat....

Uzunca bir süre hayal kırıklığı yaşamamak için kendimle mücadele ettim. İlk 3 ay sonra erdiğinde rahat bir nefes aldık.

Peki ya cinsiyetin? Kız ya da erkek önemsiz, önemli olan sağlıklı olman desem de kız olduğunu öğrenince hemşire kızın bile boynuna atlamamak için kendimi zor tuttum.



Bizden daha coşkulu ve heyecanlı olanlar da var elbette.

Anneannen mesela. Kendini alışverişe verdi:) Artık herşey sana....

Başlangıç...

Şubay ayı gibi 'artık zamanı geldi mi ne!' konuşmalarının ardından hamilelik öncesi test yaptırmaya karar veriyoruz. Testler, sonuçlar, tarih nisan sonu.

Mayıs başı gibi bir gece mideme inen inanılmaz bir yumruk ile sabahın dördünde T.J'i uyandırıyor ve 'mideme yumruk mu attın?' diye soruyorum. Ne başdönmesi ne mide bulantısı varsa yoksa bir mide ağrısı. Sanki yumruklar ardarda geliyor.

Tarih: 16 Mayıs 2008 cuma. Enci teyzen ile telefonda konuşurken konu mide ağrısına geliyor. Hemen bana geliyorsun diyor ve ekliyor bir kaç hamilelik testide kap öyle gel'. Yağmurlu bir Ankara baharı... İhtimal sıfır diyorum. Olamaz. Benim hiçbir işim kolay olmaz ki hayatta....

Testler yapılıyor ama beni ikna etmiyor. Enci teyzende yapıyor ve onunki negatif çıkında bir ihtimal diyorum:)

Akşam T.J e ihtimalden bahsedince ağzımız kulaklarımızda arkadaşlarımızla buluşmaya gidiyoruz ama kan tahlili olmadan ve iki ay geçmeden kimseye bir şey söylemek yok...



Ertesi gün diet kola içsem diye tutturunca ver elini kan testi. Sonuç pozitif.

Dünyaya hoşgeldin minik bebeğim:)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...