13 Ekim 2011 Perşembe

Vancouver 2 .ve 3. gün

Pazar sabah saat 8 i biraz geçe kahvaltımızı yapıp kendimizi sokaklara atmıştık bile. Kaldığımız otel yatak ve kahvaltı olan cinsten. Zaten öğle- akşam yemeği dahil oteller pek bize hitap etmiyor. Özellikle de gezecek görecek yer varsa.

Otel de kahvaltıda Tim Hortons bagel, donutların olması sabah mutluluğuma mutluluk kattı. Yanında da siyah filitre kahve.

Neyseki Kanadalılar erken yatıp erken kalkanlardan. Hele meyve sebze pazarı falan varsa, herkes pazarın açılış saatinde gidiyo. Sabahları heryer kalabalık burada.

İlk gideceğimiz yer Stanley Park. Önce parkın içinde biraz geziniyoruz. Ağaçlar o kadar muhteşem ki, hemen birine sarılmak istiyorum. O pozitif enerji bana da geçsin. Tam gönlüme göre bir ağaç bulmuşken TJ, elinde fotoğraf makinası ile Niloşu kameraya alıyor. Siz gidin desem de Nil gitmiyor, sarılmak istediğim ağacın arkasından bakakalıyorum.

TJ e anlatıyorum. Adam napsın. Yolda seç bir agaç sarıl diyor :) neyse kocaman bir ağaca sarılıp yolumuza devam ediyoruz.

Stanley Park Vancouver da şehrin göbeğinde bir park ve kocaman. Yapabilecek bir sürü şey var.
Biz Akvaryuma götürmeye karar verdik Nil'i.

Binbir çeşit balık, papağanlar ile Nil de biz de büyülendik. Gezdik, gezdik.balina, yunusları da gördükten sonra en sonunda iki su samuruna vuruldum. Kalbim resmen orada kaldı...

E karnımız acıktı. Akvaryumda birşeyler atıştırdıktan sonra alışveriş zamanı dedik. downtown da
H M i gps e yazdım ama downtownda park etmek ayrı bir dert, bulamadık o da ayrı...

Vancouver ın en büyük AVM sine doğru yolaldık. Bu kadar mı kalabalık olur. Zaten zor eşya alırım, hiçbirşey alamadan çıktık. Koca alışveriş merkezinde çocuklar için 3 magaza vardı.

Oradan Chinatown a gidelim dedik. Çinçayı yapan bir kafede oturup çay içicem. ama chinatown bence Vancouver ın en kötü bölgesi. Yok sevemedik, 1 saat oyalandık. 2 paket çay aldım, biri rahatlatıcı-henüz denemedim-

Benim Vancouver ın köprüsünden geçmem lazım dedim TJ e. Kuzey Vancouver a gittik. Resmen bayıldık. Vancouver da yaşasam yaşamak isteyeceğim bölge. Sakin,huzurlu, güvenli...
Bizim yaşadığımız yer gibi ama en güzel tarafı kalabalığa yakın.

E bu arada karnımız acıktı. Burnaby de otele yakın bir çin lokantasına girdik. Niloş da anne ve babası gibi çin yemeği sever oldu, kendimize benzettik kızı :)

Odaya geldik, Niloş enerji patması yaşadı. TJ yorgunluktan uyuyaldı.
Bir gün de böyle geçti-gitti...

Pazartesi yola çıkma vakti. Sabah Türk Market 10 da açılıyor diye 9 gibi çıktık otelden. Ama Türk marketin açılması 10.30 u buldu. Sucuk, pastırma, mantı, salçalar ile mutluluğuma mutluluk kattım...

Yolda bagel pastırma yedik ve asıl süprizi Nil yaptı. Benim kızım bir pastırmasevermiş de benim haberim yokmuş. Hani yol yakın olsa gidip 1 kilo pastırma alacaktık o derece. Nerden bilelim .

Yol sakin huzurluydu velhasıl kürkçü dükkanına geri döndük işte...

Ben vancouver ı sevdim. Yüksek binalar, kalabalık ile Ankara özlemim arttı. TJ sevdi ama sevmedi, kalabalık ve trafik onu yordu. Alışmışız burada sakin yaşamaya...

Ben birşey alamasam da seçme özgürlüğüne, bir şehrin bu kadar yeşil ve kozmopolit olmasına hayran kaldım. Okyanus beni benden aldı. Hele Kuzey vancouver, muhteşem ötesiydi....

Biraz daha yakın yaşasaydık, 5 saat yol çok uzak. Hani 2 saat olsa arada kaçar günübirlik gidergelirdik ama 5 saat. Yok herzaman yapılacak, çekilecek şey değil...

Şimdi sıra geldi fotoları düzenlemeye...

Vancouver, yine gelicez biz... Bir de gecelerini keşfetmek lazım bu şehrin!
hem daha alışveriş de yapamadım!

5 yorum:

Asortik Krep dedi ki...

Ağaca sarılma işi çok hoştu :) Gözümde canlandırdım :))
Birde Niloş'un pastırma ve çin yemeğini sevmesi de çok güzel olmuş.Nerde çin lokantası görsem zaten aklıma sen geliyorsun.

Ozlem dedi ki...

haha kameraya almis bir de TJ,ben agaca bakakaliyorum. TJ anlamamis ama anlatinca dank etti, adam nerden bilsin benim agaca sarilmak istedigimi ama di mi :)

Ozlem dedi ki...

Canim asortigim, TJ ve Nil yedigimiz yere bayildi, ben ters bir insanim ya, neden bilmem yediklerim bana hitap etmedi. Ama Nilos sevdi ya onemli olan o:)

Eylem Atılgan dedi ki...

Biz de yurtdışında yaşamak konusunda kararlı ama neresi olacağı konusunda kararsızız. Kanada hala olasılıklarımız arasında. Ne iyi oldu bloğunu bulduğum. Şimdiye kadarki yazılarını ilgiyle ve keyifle okudum, bundan sonrakileri ve fotoğrafları da merakla bekliyorum.

Ozlem dedi ki...

merhaba Eylemcim,
burada gonlune gore arkadas bulmak en zoru sanirim:( beni en cok zorlayan bu. ama onun disinda cok guvenli, insanlar iyi hos, hersey guzel ama iste o dostluk vs de olmayinca insan kendi yasasigi yeri ve arkadaslarini ozluyor. elimden geleni yaparim. bizde cok arastirdik kanada cocuk buyutmek icin en guvenilir ulke:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...