Miniğim Nil'im,
Bu ay daha da değiştin. Ellerini kullanmaya başladın. En büyük keyfin elini ağzına götürmek. Hatta benim parmağımı yakalarsan kaçışım yok, illa ki yalanacak. Geçen gün parmağını ağzıma soktun aniden. Sanırım 'çok lezzetli kızımın parmakları' dememe kıyamadın:)
Geçenlerde eriğin çıkardığı sesten korktun, bir sonraki gün poşetin sesi ağlattı seni. Her geçen gün yeni şeyler öğrenme zamanı. Hem senin hem de benim için.
Dışarda pusette uyumaya alıştın. Evde çıt çıksa uyanırken, dışarda bangır bangır müzik çalıyor ve sen mışıl mışıl uyuyorsun. Sen bizi şaşırtmışken, bizim gibi bebekli bir hanım anlattı, dışarda ses yayıldığı için rahatsız olmuyormuşsun. Evin akustiğini mi değiştirsek ne!:)
Ben huysuzsam sen de huysuzsun, mutluysam sende. Bunu ciddi ciddi farkettiğimden beri daha da pozitif olmaya çalışıyorum. Yeter ki sen mutlu ol...Biz mutlu olalım...
Bugün havaalanından gelirken baban şarkı söylediğini sandı. Kendi kendine sesler çıkartıyor ve mırıldanıyorsun artık.Artık agular ve ıngalar dışında da bir çok farklı ses var hayatımızda.
Aynaya bakmak senin için harika bir oyun.
Bugün uçak yolcuğumuzda beni üzmediğin için teşekkür ederim Miniğim.
Her geçen gün sana daha da aşık oluyoruz.
İyi ki doğmuşsun...
İyi ki benim KIZIM olmuşsun...
Ağustosun On ikisi - 2026
1 hafta önce


4 yorum:
zaman ne çabuk geçiyor, doğum haberiniz daha dün gibi...
maşallah nilciğe,
4. ayda bebekler ses çıkarmaya başlar, sesini duyup daha çok bağırır...canımmmm
Eve döndünüz demek :)
Yelizcim,
inanılır gibi değil:)
Esra Merhaba,
evet şarkı söylüyor adeta:)
Asortik Krep'im,
Döndük pazartesi:)
Yorum Gönder