11 Nisan 2012 Çarşamba

9 Nisan 2012 Pazartesi

Haftasonu, yeni puset, Paskalya

Haftasonuna erken başladık. Cuma günü Easter yani Paskalyaydı. Sabah erkenden kutlamaların yapılacağı yere gittik. Saat 10 da evden çıktı, park yeri vs derken bir bakmışız ki saat 10.20 olmuş ve uzunnnn bir sıra bizi bekliyor.

Sonrasında pancake yedik, yumurta topladık-eskiden yumurta toplanırmıs ama artık plastik yumurta kaplarının içine şeker koyuyorlar. Sonraaa pamuk şekeri istedim ama kalmamıştı. Saat 1 e kadar gezindik, açık hava çarptı hepimizi.

Eve gelip hemen birşeyler atıştırıp kendimizi dışarı attık.

Ertesi gün sabah arkadaşlarla kahvaltıya gittik, ama ondan önce sabah 8 de farmers market adında bizim semt pazarı gibi ama herşeyin organik ve birinci elden satıldığı bir yere gittik. Sadece cumartesileri var. Ben bayıldım ortama, lavanta, çok sevdiğim roka ve TJ'in çok sevdiği semizotu tohumlarından bulduk.

Öğleden sonra araba arıza yaptı, Nil in maclaren pusetinin vidası kırıldı, hemen Toys R us dan puset aldık. Nil kocaman olsa da, dışarıda vakit geçirdiğimiz zaman yorulup, anne kucak diyor. Benden başka kimse taşısın istemiyor. Benim de belim ağrıyor, o yüzden hemen bir puset aldık.

Bu kez aldığımız puset L'amaze oyuncak markası ama puset de üretiyorlarmış. 20 kg a kadar taşır dediler, içi kocaman, açması kapaması rahat, baston puset, 99 dolardı. Bizde aciliyetten hemen aldık. 79 dolara bir Chicco vardı ama Niloş onu beğenmedi.:)

Arabayı tamire verdik, eve geldik. Pazar günü de eve 15 dakika uzaklıktaki markete git-gel ile ve evi toparlamakla geçti.

Böyle bir haftasonuydu...

5 Nisan 2012 Perşembe

evimizde minik bir tavsan yasiyor!

I$te bunlarda fotograflari...




4 Nisan 2012 Çarşamba

Eylül ayında Montessori okuluna başlayacak NiL...

Uzun zamandır aklımdaydı. Nil'in sosyalleştiği, yeni şeyler öğrendiği ve en önemlisi MUTLU olduğu bir kreş-anaokulu arayışındaydım.

Kanadaya ilk geldiğimde hemen Montessori okullarına bakmıştım. Karşıma çıkan okulun haftada 2 günü 570 dolardı.

Bu baharda tekrar bakınmaya, en azından haftada bir iki gün gidebileceği bir yer bakınmaya başlayınca, evimize yürüyerek 900 metre uzaklıktaki Montesori okulu ile karşılaştım.
Haftada 5 gün, 3 saat 350 dolar. Bir de 200 dolar kayıt ucreti var. Sabah ücreti daha pahalı ama ben zaten ucuz ya da pahalı öğlen gidebileceği bir yer arayışı içindeydim. Sabahları kahvaltı, beraber kurabiye yapmak gibi aktivitelerimiz oluyor.

Neyse, geçen perşembe TJ ben ve Nil, okulu gezmeye gittik. Eski bir bina olması belki de tek dezavantajı. Onun dışında sistem süper, sınıf mevcudu 17 kişiyi geçmeyecekmiş ve 3 öğretmen ilgileniyormuş. Sınıf 2.5-5 yaş arası çocuklardan oluşuyor .Pazartesileri müzik dersi, salıları yoga dersleri var.

Aşı kartı, fotoğraf vs kayıt formunu doldurup bu sabah okula gittik. Orada çocuklarını getiren bir kaç anne ile de sohbet etmek imkanı buldum. Annelerden biri 2 çocuğunu da bu okula getirdiğini ve çok memnun olduğunu söyledi.

Şimdi eylül ayına kadar Nil'in tuvalet eğitimini tamamlamamız kaldı. Haziran ayında başlayacağız bir aksilik çıkmazsa.

Agustos sonunda oryantasyona katılıp  eylül ayında günde 3 saat okula gidecek bir Nil var.

Kızım okullu oluyor...

3 Nisan 2012 Salı

Kendime aldigim ilk yemek kitabi...

Geldim geleli yemek pişirmeyi sevdiğimi keşfediyorum. Tamam 7 gün 24 saat değil ama özlediğim lezzetleri, kolay değişik tatlar denemeyi ve bunları sevdiklerimle paylaşmayı desek daha doğru olur.

Kütüphanede yemek kitabı ararken tesadüfen bu ingilizce yemek kitabını keşfettim. Yazarları, Nur Ilkin ve Sheilah Kaufman. Hoşuma giden tarafı, tarifleri bölge bölge vermesi, ve tarif başında tarifin Türkçe adının yer alması.

Tarifler ingilizce olduğu ve buradaki ölçülerle verildiği için hata riski de ortadan kalkıyor. Ben şu ana kadar 3-4 tarif denedim, hayal kırıklığı yaşamadım. Denediğim tariflerin pratik olması da ayrıca hoşuma gitti.

Kitap kütüphanede o kadar popüler ki, kitabın süresini uzatmak mümkün değil. Bende amazon.com da indirimde olduğunu görür görmez ısmarladım. 1 hafta içerisinde de elime geçti.

En son nohut köftesi, nevzine tatlısını yaptım. Parmaklarımızı yedik.

Yurtdışında yaşayan dostların beklentilerine uyuyorsa, ve bu kitabı inceleme imkanları varsa, bu kitabı tavsiye ederim...

2 Nisan 2012 Pazartesi

Kabızlık üzerine...

Geçen hafta hafta güzel başladı, sonuna doğru işler sarpa sardı. Tam da diyetisyene, sorun yok, iyiyiz dedik ki, yine uykusuz geceler girdi hayatıma.

Sorun: Nil ekmek yemeyi çok seviyor. Ekmek yedikçe meyve yemiyor. Fazladan peynir ve yoğurt da eklenince sorun işte o zaman ortaya çıkıyor.

Ama dün geç olmadan yine SIKI YÖNETİM ilan ettim:)

Sabah lifli gevrek, yarım bardak minik havuç ve çeyrek bardak üzüm, çilek ve armuttan yaptığım meyve salatası tükettik.

Korkumdan ben bile ekmek yiyemedim, zaten TJ ile ekmekleri masa altından tüketiyoruz, anladığı anda 'Anne, ekmekkkkk' diyor. Sıkıysa verme bakalım, o zamanda açlık grevine başlıyor.

Gözden uzak olan, gönülden de uzak olurmuş hesabı, bu hafta çok az ekmekle devam edicez yemek düzenine.

Akşam üzeri bol lifli, kepek unlu, pekmezli havuçlu bir muffın yapmalı. Mümkün oldukça şeker ve un tüketilmemesi gerekiyor.

Ben bu işin kitabını yazarım be diyesim geliyor :)

ps:  tamamen dogaclama bir kek yaptim. 1 kutu tatlandırılmış yoğunlaştırılmış sütü 2 yumurta ile iyice çırptım.2 cup all bran buds gevrek-toz haline getirilmis,kabartma tozu, az biraz kanola yagı, 1/3 cup kadar un ve evdeki kuru elmaları tarcın ile karıstırdım, 170 derecere pişirdim. gayet saglıklı bir kek oldu.

Icinde seker yok, condensed sweetened milk var. Un sadece 1/3 cup . Gayet lif orani yuksek bir kek oldu:)

Nil'in iLK yüzme dersi...

Pazar günü saat 11.10 gibi evden çıkıp Spor Salonunun yolunu tuttuk. Yola çıkmadan önce Nil'e Little Swimmers bez bağlayıp üzerine de mayosunu giydirdim ki, orada bir de bununla uğraşmayalım.
Spor cantamız yanı Nil'in eski bebek çantası havlular, yedek swimmerslar, bezler ve yedek kıyafetlerle doldu. Üzerine bir de benim kıyafetler eklenince çantada yer kalmadı.

Mayomuzu içimize giydiğimiz için 11.20 gibi, yüzme havuzunda yerimizi aldık. Nil suyu pek sevmediği için ilk başlarda çok ağladı.

Öğrendik ki Sea Turtle-deniz kaplumbağası grubundaymışız. 2-5 yaş arası çocukları suya alıştıran ve 3 ay sonunda yüzme öğreten bir grup bu. Anne ya da baba katılımıyla olduğu için tercih ettik. Bugün önce bizi büyük havuzuna aldılar. Orada ağlayan tek çocuk Nil di:). Yüzme hocası, Nil kendini iyi hissetmiyorsa çocuk havuzuna gidebileceğimizi söyledi ama annelik içgüdüm bana çocuk havuzuna gidersek Nil'in asla yüzmek istemeyeceğini ve grupla kalırsak daha çabuk alışacağınu söyledi ki, iyi ki kendimi dinlemişim.

Çok geçmeden kırmızı bir top ile oynamaya ve suya alışmaya başladı Nil. Sonra grupla beraber çocuk havuzuna geçtik ve orada çocuklar kafalarını suya sokmaya ,ayak çırpmaya ve  şarkı söylemeye başladılar. Biz kafamızı suya sokma dışında herşeyi Nil'i zorlamadan yaptık.

Dersin sonunda herkese minik bir çiçek sulama kabı vererek, çocukların kendi kafalarına sulamaları istendi. Niloş ise benim kafamı sulamayı tercih etti :)

Yarım saatin sonunda çocuk havuzunda bulunan kaydırağa binmek isteyen bir Nil vardı.

Haftaya burada Paskalya olduğu için ders yok. Ama muhtemelen Nil ve bizim için pass alıp arayı açmadan yine yüzmeye gidicez.

Nil suyu sevdiiii...

Gerçi eve gelince duşa girdik ve Nil yine ağladı :) ama olsun, yarısından fazlasında gülümseyen ve havuzu seven kızım, havuzdan çıkıp giyinme odasına giderken sorduğum

Nil burayı sevdin mi sorusuna şöyle cevap verdi:
Nil suyu sevdi


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...