9 Ocak 2012 Pazartesi

Nasılız? ortaşekerli...


Cumartesi Muratlarla kahvaltıya gittik. Aslında yeniyıl ertesi gidecektik ama Nil halsiz ve hasta olunca ertelemişik. 

Orada sağlıklı,bol meyve ağırlıklı mamalar yedik. Nil mutlu. Eve geldik, kaka durumunu sürekli kontrol ediyorum, çok yapmadı.

Pazar günü ağzına tek lokma koymadan geçti, su bile içmedi. Nerede cumartesi yediği meyveler? diyesim geldi ama salı günü doktor kontolumuz var, onu bekliyorum. Tüm gün ızdırapla geçti, o birşey yemedikçe ben mahvoldum....Kakayı da akşam yapabildik, tüm gün ağladıktan sonra. Sonrasında yine birşey yemek istemedi, süt içti.

Yorgun, halsiz değil ama iştahsız. 

Kabızlık için verdiğim ilacı 2 kez vermeye başladım. Yine herşeyi yazıyorum, ne yedi, ne kadar yedi, not ediyorum....

Kısacası haftasonumuz ortaşekerli geçti.....
Yorgunluk tam gaz devam....
Ahhh bir türk kahvesi olsa, ve ben tadına vara vara içsem.....

6 Ocak 2012 Cuma

4 Ocak Doktor Kontrolu-Kanada da çocuk doktoru izlenimleri....

Merhaba,
Yorgunlugum hala gecmedi. Haftasonu umarim ilac gibi gelir.

Çarşamba günü* Nil'in doktor kontrolü vardı. Gitmeden yine aldim notlarimi, ve gittik. Doktorumuz kadın ve en önemlisi gülümseyen, gözleri ışıl ışıl, yaptığı işi seven ve bunu yansıtan bir insan. En fazla 35 yaşında olmalı. Ben arkadaşlığı, hatta ilişkileri de evliliğe benzetiyorum. Kimya olmadan olmuyor. Hep olacak diye birşey yok ama arada kimya, frekans tutumu olunca, herşey daha kolay çözümleniyor, ya da paylaşımlar daha net ve sağlam oluyor....

Nil'in poposundaki kızarıklıklar geçse de, bazı kısımlarda şişlik vardı. Onun için antibiyotik başlattı, 1 hafta günde 3 kez vericez. Tabii Nil'e ilaç içirmek insanı yoran bir aktivite. Bir de bunu günde 3 kez çarpalım!

Kabızlık için verdiği ilacı ise çarşamba  2 kez, perşembe gününden itibaren ise günde 1 e düşür dedi. Ben de sabahları sütüne koyuyorum. Sabah süt içmezse kahvaltı sonrası üzüm suyuna... Bu ilaç tıkalı yerleri açacak umarım.

Bizim odada bizimle uyumasını konuştuğumızda Richard Ferber'in kitabından bahsetti. Hemen gün yayınlarına mail attım, ne de olsa Tracy Teyzeden beri en azından tanıdığımız yer:) Gerçi sonra internette araştırınca gördüm ki, çocuğu ağlatarak çözüm bulan bir yöntem. Ne yazık ki başka çözüm yok gibi ama önümüzde 2-3 hafta var, o zamana kadar araştırıp sonra da kararlı ve istikrarlı bir şekilde başlamak lazım.
Onun için cumartesi istikamet kütüphane...

Yemek meselesine gelince,meyve suyu yerine meyvenin kendisini yemesini önerdi, lifli olduğu için. Beyaz yerıne kepekli, lifli ekmek önerdi. Ayrıca bir beslenme uzmanından da yardım alıcaz. Kendisi bizi beslenme uzmanına yönlendirecek ve onlar bizi arayıp randevu verecekler. Böylece herkesin herkesten haberi olcak.* diyetisyen aradı ve persembe sabaha  randevu verdi*

Tuvalet eğitiminden önce kabızlık sorununu çözücez. Daha önce de Nil in en kötü vaka olmadığını, zor vaka olduğunu ama Vancouver da daha beterlerini gördüğünü ve çözdüğünü söylemişti.
 Anahtar kelimeler: Sabır ve istikrar...

Haftaya tekrar görüşücez.

İzlenimler: Türkiyedeki doktorlarımızdan kat ve kat iyi bir doktor. Bence en önemli neden yaptığı işi sevmesi. Bizi dinledi sabırla, sonra fikirlerini , tavsiyelerini söyledi. Nil'in gelişimine baktı. Bir sürü soru sordu. Biz yine doktoru sorulara boğduk ve neredeyse 1 saat konuştuk. Aniden gelen bir telefonla doğuma çağrılınca ayrılmak zorunda kaldı ama bunu yaparken bile kibar ve samimiydi. Nil in poposundaki şişlik ve kızarıklık geçmezse Acil e getirin mutlaka  antibiyotiği degiştirirler dedi,.  Ve Nil'in durumunu takip etmek için haftaya randevu verdi. Herşey çok netti.

Çıkışta TJ ve ben, biraz olsun rahatlamıştık ve kafamızdaki soru işaretlerinin en azından çoğunluğu cevabını bulmuştu...




4 Ocak 2012 Çarşamba

Nil'ce dialoglar....

Nil'e geçtiğimiz haftalarda dürbün aldık, alırken de dedim ki: Nil, bununla kuşlara, gökyüzüne bakabiliriz.

Dürbünün adı-* kuşkuş kaldı. Uyurken bile boynunda....

Doduma, nereden aklına geliyor anlamıyorum. Son 3 gündür sabah akşam bana ya da babasına
* ' Anne doduda' Yani dondurma!

Birazcık iyi olsa vallahi alıcam....

Kek yapalım, kurabiye kurabiye.
Yapıyoruz....

Nil kek yermisin?
-*Yok yok,  kaka! -nutella ya da fıstık ezmesi-

Anne kaka geldiiiii.....
Bezini değiştirelim mi?
*Nooooo.....

Uykun var mı?
Kuzu kuzu, koyun-kendime dogum gunumde içi mikrodalgaya giren, ısıtan sogutan ve koku veren pelus oyuncaklardan aldım.
Uykun var mı diyince kendi koyununu ve benim koyunumu getiriyor.
*Anne al, koyun, koyun, Annenin koyunu. Kendininki de kucağında...

ama uyumuyor o ayrı konu....


Nil daha iyi, Özlem yorgun, halsiz....

Dün marketten bir kaç şey almak için dışarı cıktığımızda Nil uyuyakaldı. Elinde de boyama kitabı :)

Cep telefonundan post ettiğim resimler neden yamuk hala anlayabilmiş değilim. TJ de kendine gelsin, çözer....

Eve geldik, Nil kendine geldi ve gece saat 11 e kadar ayaktaydı. Oyuncaklarını özlemiş....

Nil e ilaç içirmek işkence. Dr.bir ilaç verdi, tatsız ve tuzsuz birşey. Suya, meyve suyuna ya da sute karıştırıp veriyorsunuz. Nil bu aralar su bile içmez oldu.

Dün TJ ve benim Nil e ilacı içirme çabamız komedi filmlerini aratmayacak kadar komikti....

Elimizde şırınga, ben tutuyorum Nil'i, TJ vermeye çalışıyor. Hop kaçıyor, şirinlik yapıyor,bitti diyor. Koca bir biberon ilaçlı su. tadı da yok ama illa kendi dediği olacak....Sonra TJ tutuyor, Özlem vermeye çalışıyor, Nil tekme atıyor vs vs...

Neyse ki akşam ve sabah süt ile farketmeden içiyor...

Ben çok halsizim, konuşacak halim yok. Evde iş aldı başını gitti. Bugün TJ gelene kadar kendimi zorlamıycam desem de, bu satırları yazarken Nil geldi yanıma:)

Yarın Dr. kontrolumuz var, onunla kabızlık olayını konustuktan sonra   uyku duzeni, bizimle uyuma, tuvalet egitimi konularını da konusmayı planlıyorum.

Dun kuzunun annesi dedi ki,  sen Nil in ilk dogdugu zamanlara dondun. Aynen oyle oldu, ne yiyor kaç kaşık, ne içti, ne kadar içti, kaçta içti, hepsini yazıyorum.

En büyük korkum bugün-Salı- TJ de işte, Nil e ilacı öğlen nasıl içiririm di, üzüm suyu isteyince bende ampul yandı. İlacı bardagına koyup yanıma çağırdım. Bak dedim kartondaki üzüm suyunu ekliyorum. Nooo dedi, illa o minik kartonlarda içecek. Özlem napsın? kartonu yarısına kadar kes, kalan üzüm suyunu içine karıştırıp koy. tabii içinde ilaç olduğu için üzüm suyu karışımı fazla geldi. 2-3 kaşık arttı.

Nil pipetle üzüm suyunu içti, kalan üzüm suyunu istemedi. Özlem mutlu en azından öğle faslını da halletmenin huzuru var...

Sevgiler...

3 Ocak 2012 Salı

Yorgun NiL...

Daha iyiyiz ama hala yorgun,istahsiz ve tatsiz bizde durumlar...


1 Ocak 2012 Pazar

Acilden eve geldik!

Home home sweet home, eve geldik. saat 21.30, turkiye saatiyle sabah 7.30 Gelmeden Nil in icinde biriken kakalari acmak icin sanirim tazzikli su verdiler. Sanirim diyorum, ben kendimi odadan attim, ve Nil her Anne diye bagirisinda agladim, agladim...

Sonra kremi ve ilaci aldik. Icinin temizlenmesi icin bir ilac. Kremin adi da Barriere slicone skin cream. Bize dediler ki, bol kremali pasta gibi kaplayin.

Eve geldik. Kizimin abi ailesiyle  konustuk, az biraz rahatladik. Yabanci yerde ne kadar onemli, sana yakin bir ailenin olmasi, iyi ki varlar, ve dilerim hep hayatimizda olurlar.  Nil i yikamayacaktik, perisan ve uykulu. Ama hadi vucudunu yikayalim, rahatlasin dedik=kaslari gevsetirmis= ve giydirdik. simdi de yanimda sizdi...

Sabahtan beri birsey yemedik. Mutfak les gibi-sabah herseyi atip cikmisiz- ama evde olmak  guzel.

Umarim bu geceyi sorunsuz atlatiriz. ilaci gunde 3 kez sutun ya da suyun icine karisitiricaz.
Ayin 4 unde de , cocuk doktoru ile randevumuz var.

Kanada saatiyle yilin son postu.

Yasanan tum negatif olaylarin 2011 de kalmasi
ve
SAGLIK, HUZUR , MUTLULUK dolu 2012 dilegiyle...

Merhaba 2012.....

31 Aralik -Acil de beklemek-

Bu satirlari Acilden yaziyorum. Sali gunu oglen dogum gunum sebebiyle gittigimiz Hint restoraninda yedigimiz acili  yemeklerden bu yana tadimiz yok.

Carsamba sabahi aile doktorumuzla randevumuz vardi. Nil de bizimleydi, bir sorun yoktu. Ogleden sonra Nil in cok sevdigi agbisinin annesi geldi. Halsizdi ama o kadar. Ogleden sonra belirtiler birbirini kovaladi.

Carsamba gununden bu yana 3 gecedir ailecek uykususuz. Persembe gunu aile doktorumuzu aradim ve randevu talep ettim. Yogun olduklarini, poliklinige goturmemizi onerdiler. Poliklinikte yazilan ilaci koca sehirde bulamadik. Onun yerine kolik ilaci ve agri kesici yazdilar, o da pek iyi geldi diyemeyedegim.

Cuma gunu daha da kotulesti. Ve gece popo daki pisikten ve ishalden-ki 1 yasina girdiginde ishali hatirliyorum, ondan iyi olsa da, yine de pek iyi durumda sayilmayiz. 3 gundur yemek yemiyor. su icmiyor kizim.

Sabah poliklinige gittik. Bizi hastane acile sevk ettiler. Saat 1 de geldik -Turkiye saatitle 11 ve hala buradayiz, saat Turkiye saatiyle sabah 4-

Açız, sususuz ve perişanız. Cocuk doktorunun gelmesını bekliyoruz. Az önce geldiler ve eve gidin dediler. dedim ki, bu kadar saat bekledik bari cocuk doktoru bize yarın kacta gelmemiz gerektigini soylesin, biz de gelelim. Yoksa yine acile gel, bekle 5 saat vs vs...

Az once dedıler kı cocuk doktoru az sonra gelecek. Simdi sabırla bekliyoruz...

Az önce TJ dedi ki İyi yıllar canım!

evet iyi yıllar...

---

Saat 6.45 aksam Kanada da=sabah 4.45 Turkiye saatiyle)=
Az once doktor geldi. Cekilen rontgen de aslinda sorunun ishal degil de kabizlik oldugunu soyledi. Kakasinin karin bolgesinde biriktigini, aradan mide suyunun ciktigini, bizim de onu ishal sandigimizi soyledi.

Bir kac ilac verdi. Az sonra bir kac islem daha yapilacak, tatli kizim Nil iyi olsunda....
Eve gidince ilik bir banyo ve sonrasinda  sudo kremi surmemizi onerdi. bir krem daha onerdi, onun adini da verecegim.

Guncelleme yapmaya devam, sadece bu sekilde rahatliyorum!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...