16 Temmuz 2011 Cumartesi

Jetlag & Homesick Karisimi

eve gelip uyuyamamak
hem de inatla jetlag olmam ben demelere ragmen
annemle Nil in vedalasmalarinin gozlerimin onunden gitmemesi
Gozlerimin yasarmasi
daha erken degilmiydi ya bunun icin?

uyuyacak iken Nilosun kaka yapmasi ve uykusuz bir gune merhaba

Bugun kesfe cikicaz bu sehri
evde yapacak onca seye ragmen sevmek istiyorum yasamak istiyorum burada
sevecegimden emin olarak geldim ben buraya

Merhaba!

Kanada dan Merhaba

TJ'in bilgisayarindan yaziyorum bu postu...

Annem-babam-kayinvaldem ve kayinpederimle beraber havaalanina gittigimizde uzuntuden cok stress vardi uzerimde...

Kural 1- Sakin yaniniza cok fazla esya almayin
2 tane el valizim, 2 sirt cantam ;1 tanesi Nilosun ile o kadar zorlandim ki, sonunda BA gorevlisi el valizlerinden birini bagaja yollamayi teklif etti-kendisi de anneymis, minnetle kabul ettim...

Londra aktarmasinda terminal degisikligi ile hayatimin en zor anlarindaqn birini yasadim. O kadar esya- Nil- bi de metroya bindik-son anda ucagi yakaladim. Turk Vancouverli olmasa yapamazdik. Zaman zaman \nilosu o tasidi

Calpol ve atarax ve Nil in sutlerine el koydular. Sutunu icersem veririz dediler ama 5 paketten 2si acilmisti ve ben tadina bakmistim bile. Kizim baksin dedim dinletemedim:)

Vancouver a inis rahatti, ucakta Nil cildirdi yine. Yemek yedi, kendi haline biraktim rahat ettim.

Inince TJ gelmis bir arkadasi ile, benim de arkadasim gelmisti ama yolumuz uzundu 5 saat yola ciktik.

Saat 3 gibi evdeydik. Nil yolda uyudu, bi daha da uyumadi. Ben de jetlag zaten. Bi de homesickim azicik...

Tepemde sipa firsat bulur bulmaz yazicam

Sevgiler!

14 Temmuz 2011 Perşembe

Yarın yeni bir başlangıç...

Yazdım, yazdım, yazdım, hepsi uçtu....

Özet geçeyim, son günler çok duygusal, güzeldi...
Pınar dan ayrılamadım, Nehir ve Nil in ayrılması gözlerimizi yaşarttı...

Güzel günlerimiz oldu

ve
yarın

yeni bir başlangıç

yol rahat , Nil sakin olursa

herşey daha güzel olacak

görüşmek üzere......

bu kez Kanada'dan....:)

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Ankara'dan Merhaba...

Süpper komşum Sevan abla sayesinde internetim var. En azından arada blogu güncelleme, TJ ile kısacık da olsa konusabilme özgürlüğüm var...

Yogun bir program bizi bekler...

Dün gece o postu yazdım, TJ ile laflarken, küttt diye bir ses ile birlikte Annem ve Ben fırladık Niloş ile uyuduğumuz odamıza...

Bizim kız düşmüş yataktan, hem de yüksek bir yatak...
Nasıl oldu anlamadım ama hep diyorum Niloş deli yatıyor, bariyer falan dinlemiyor Sıpa....

Zaten yola çıkma stresi var, kaptığımız gibi Nil'i doktora götürdüğümüz hastanenin acil servisine gittik. Orada bilumum testler vs, içimiz rahatladı en azından. Gece tabii uyuma-uyumama arası gidip geldik...

Sabah yola çıktık. Nil'in dişlerindeki siyahlıklar uzun zamandır canımı sıkıyordu. Anneevinde gitmediğim doktor kalmadı ama güvenemiyorum da... Kendi diş doktorumuzu aradık, eve gelmeden ona gittik. Bu siyahlıkları vücut yapıyor, sudan bile olabilir, çürük desem, şüphelensem hemen çocuk uzmani dişçi arkadaşım var ona yönlendiririm, yine de 3-4 ayda bir sen göster bir dişçiye dedi. İçim rahatlamış olarak eve geldik.

Dün gecenin de etkisi başta olmak üzere, uzun bir yolculuktan dolayı hepimizin pestili çıkmış durumda...

Yoğun bir koşuşturmaca bizi bekler...

Sevgiler Herkese...

10 Temmuz 2011 Pazar

Görüşmek üzere....

Mart ayından beri göçebe bir hayat sürüyoruz. Bir oradayız bir burada. En sevmediğim şeyi yapıyorum. Eşya topluyorum, eşya hazırlıyorum. Dağılıyorum, yayılıyorum, toplamaya üşeniyorum. Son dakika golleri oluyor bir de. Aniden koşuşturmaca, stress. Bayılacak gibi oluyorum.

Yarın Ankara yolları. Orada yine dök-seç-topla-ütüle-yerleştir. Off yazarken bile fena oluyorum. Hakkını yemeyeyim asıl yük annemde. Ben dökücem ve seçicem, o yerleştirecek...

Bugün farkettim aslında. Göçebe hayatım orada da bir süre devam edecek. Az eşya ile yaşamanın ne demek olduğunu anlayacağım.

Haftaya internetim yok. Bir sonraki postu perşembe check-in yaparken yazamazsam muhtemelen Kanada dan yazacağım:)

Mutlu bir hayat yaşadım ülkemde. Az ama öz dostum oldu. Arkamızda olan ailelerimiz vardı...

Yurtdışında yaşamak çok ama çok istediğim birşeydi...

Ve şimdi YİNE YENİDEN YENİ BİR MACERA, Bilmediğim bir yol daha...

Üzüntülerimi, sevinçlerimi yine İLK buraya yazıp, burada paylaşacağım!

Biliyorum ki, kimse anlamasa da beni, blog dostlarım anlayacak...

Görüşmek üzere....

8 Temmuz 2011 Cuma

Haftaya bugün Özlem & Nil Yolcu...

Annem ne zaman birşey için gün saysam der ki : 'Üzülme, sayılı gün çabuk geçer!'

Çabuk geçti diyemem ama birşekilde geçti günlerimiz. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Birtarafımız mutlu, bir yanımız hüzünlü.

Pembe gözlüklerle bakmıyorum hayata, çok kolay olmayacak, biliyorum. Yeni bir yer, yeni insanlar, arkadaşlar...

Ama çekirdek ailemiz YENİDEN birarada olacak. Nil babasına, ben kocişe kavuşacağım.

Çok istediğim-iz birşeydi. Yapamasaydık 'Keşke' diyecektik.

Ve ne mutlu ki, artık gün sayıyoruz resmen.

Yolculuk beni korkutuyor, ben bayılırım aslında havaalanlarına. Çeşit çeşit insanları gözlemlemeye:) Ama işte NİL faktörü var kocaman. Kolay değil, biz bile ne hale geliyoruz en ufak bir değişiklikte...

Bir varsam şöyle derin bir 'Ohhhhhhhhhhh' çekicem:)

Ankaraya gitmeden yine yazıcam:)yine yazıcam!

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Bugünler....

Yazlıkta son haftam! Tadını çıkartmaya çalışıyorum her anın. Dün yakın bir aile dostunun yayla evine davetliydik. Tepelere, dağlara çıktık.

Niloşa pek değişik geldi ortam. Kebapları yedi kızım. Açık hava iyi geldi. Sonra bir aile daha geldi, daha önce tanışmadığımız. Nil kızları Sara'ya bayıldı, bayıldı. 6 yaşındaki Sara Nil'e ablalık yaptı. Bir baktım bizim kız Sara ile kanka olmuş. Mutlu:)

Bol yoğurt yiyorum. Kanada'da yoğurt buradaki kadar güzel olur mu, sanmıyorum:)
Annem vişne reçeli yapıyor bugün :)
Tarifler alınıyor bir yandan da:)

Haftaya bugün ver elini Ankara...
Son haftamda sakinliğin tadını çıkarmak istiyorum...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...