18 Haziran 2011 Cumartesi

Home Sweet Home...

Mart ayından bu yana annemlerle yaşıyoruz. Aslında düşününce onlar için daha zor ama bizim için de kolay değil.

Yepyeni bir düzen kurduk, aslında kurmaya çalıştık desek daha doğru olur.

Zaman zaman eski yazılarıma bakıyorum, hamilelik tecrübeleri, sonra Nil ile yeni bir hayat. Gaz sancıları, hastalıklar, doğum günleri, yaşadıklarımızı kaydettiğimiz, üzüntülerimi, sevinçlerimi paylaştığım, 'kayıt altına aldığım' yer. Benim :), bana ait...

Bu da değişik bir tecrübe, o yüzden yazmalı, paylaşmalı. Belki de seneye bu zamanlar merak edip 'neler yapmışız' demek için...

Aile büyükleri hele ki yakın zamanda başka bir yerde yaşayacak torunların ağlamasından hoşlanmıyorlar. O nedenle Nil hala benimle yatıyor! Çok güzel ama bir o kadar da zor. Benim kendi düzenim olsa, üç gün ağlar ama sonra kendi yatağında uyurdu ama ne yazık ki burada öyle yürümüyor o işler....

Genelde uyurken tekme yiyorum. Yatağın bir ucuna sığışıyorum. Gidince hemen kendi yatağında uyu kızım olmayacak biliyorum. Ama hedefim 15 gün hadi bilemedin 1 ay içinde Niloşu kendi yatağına, kendi odasına geçirmek. Aslında mümkün olsa hemen :)

Nil yemek yerken her taraf dökük saçık. Kendi yiyor. Arada sinirlenince yere fırlatıyor. Her taraf yemek...Ankara'da kendi düzenimizde nasıldı bu işler? Nil yemek yerse, ne yerse yesin asla karışmıyorduk. İtiraf edeyim, ilk başlarda karışmamak pek zordu ama ancak öyle öğrenecekti kızım kaşık tutmayı. Kendi dağıta, döke, saça yer. Sonra TJ Nil ile ilgilenirken ben mutfağı temizlerim. Çoğu zaman bunu yaparken söylenirdim, bunu da itiraf edeyim.

Burada annem birşey demese de, Nil'in dökmesi saçması onu geriyor. O da haklı kendince, biz büyürken öyle büyütmüş. Ama o gerilince ben de geriliyorum. Elimde süpürge, hazır ve nazır bekliyorum. Sonra Niloşu temizlemece...

Nil çok çok ağladığında krize girdiğinde napardım? Kendi odasına koyar, hem onun hem de benim sakinleşmem için kendime zaman tanırdım. Dım diyorum:)

Evde birilerinin olması hem güzel hem de zor. Özellikle Nil gibi sessiz bir evde büyüyen bir bebek ve anne için. Neyse ki bu evde duvarlar kalın, diğer odalara ses geçmiyor. Ama yazlıkta biraz zorlanacağız. O da 2-3 hafta sürecek diye kendimi teselli ediyorum.

Benim hassas kızım hala bana yapışık. Bu postu yazma sebebim de aslında bugün yaşadığımız olay. Yazlığa götüreceğimiz oyuncakları paketledik. Nil o sırada dede ve dayı ile dışardaydı. Eve gelirgelmez gördüğü manzara kızımı şok etti. Oyuncak puset poşette, salıncak ve oyuncaklar sarılmış, toplanmış.
Nil etkilendi tabii, yine düzeni değişecek diye korktu kızım. Zor sakinleştirdim...Sepette yine oyuncakları vardı ama bu birşey değiştirmedi:)

Az kaldı,pazartesi yazlık sonra Kanada'da kendi evimiz, kendi düzenim-iz. Ve babaya kavuşma...

Kendi evimden buraya gelmeden biliyordum aslında az-çok yaşanacakları ama herkesin kendi düzeni kurulu olunca mutlu oluyor insan. Gerçekten de Home Sweet Home...

Ve bize de bu 'anın tadını' iyi-kötü çıkarmak kalıyor...

2 yorum:

çakıltaş dedi ki...

kendine ait bir düzeni kurduktan sonra yeniden anne evine dönmek pek kolay değil.ne kadar rahat olsakta insanın kendi evi başka!' ben de annemleyim, çok rahat ve sorunsuz geçiyor.
ama gene de evim evim güzel evim:)

senin için çok sevindim az kalmış. darısı başıma!

Ozlem dedi ki...

Merhaba:)
Sanırım siz de Ankaraya taşınıyorsunuz. Ne güzel :)
Normalde anne -baba yanında kalmak harika ama bebek olunca gerçektende aynı olmuyor bazı şeyler:)Sevgiler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...