20 Kasım 2009 Cuma

Anne olmak....


Malum Nil 4 dönüyor. Salondaki yemek masasını köşeye çektim. Telefon kabloları da orada, kapatır o kısmı dedim. Ama bizimkinde çözüm çok, şimdi ne yapıyor? Emekleyerek masanın ve sandalyelerin arasından geçiyor, oturuyor masanın, sandalyelerin altında, başı sandalyelere değiyor, sonra da sıkılınca bağrıyor. Tüm bunlar 2 dakika içinde oluyor...

Dahası da var. Dün babamız işten erken geldi.Nil'i beraber banyoya soktuk. Sonrasında TJ giydirirken Miniği, sıpa atmış kendini komidinin ucuna,tam odaya gireken duyduğum ses 'Eyvah' dedirtti zaten....

Tam gözünün kenarı mı derken, yanağımızdaki damardan anlaşıldı nereye vurduğu. Neyseki anında müdahale ile, belli belirsiz bir morluk var şimdi yanağımızda.

Düşe kalka büyüyor bu Minikler, ama her düşüşte yüreğim ağzımda...

Annelik nedir diye sorardı arkadaşlar ilk anne olduğum zamanlarda. Komik gelirdi bu soru, aynı soruyu çarşamba günü doğum yapan canım dostuma sordum bende:) Garip bir duyguymuş dedi...

Daha önce yaşamadığım, anne olunca anlarsın sözünü gerçekten de anne olunca anlatan bir duygu. Hastalıklı bir duygu, bir gözün, bir kulağın açık uyumak. Canı yandığında, düştüğünde 'keşte benim canım yansa' dedirten bir duygu.

Garip bir duygu....

1 yorum:

Hande dedi ki...

Ben de en çok bu kablo olayından korkuyorum...Aynen düşündüğüm dekorasyon düşüncesi de masayı kenara çekmekti demek ki gerekli olacak..:))..Anneliğe gelince bence gerçek aşkı insan anne olunca yaşıyor kociş duymasın..:))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...