27 Ekim 2015 Salı

DIY - Sarj Kutusu - Charge Station

Yeni eve tasinmadan once TJ ile en cok sikayet ettigimiz konulardan biri, evde  ki elektronik aletlerin ayni yerde durmamasiydi. Salonda duran bilgisayar, telefon ve tabletler Nil'in elinin altindaydi.

Once bu aletlerin hepsini bir masanin uzerinde sarj etmeye basladim. Ama bu kez de, her bir kabloyla ayri ayri ugrasmak beni zorlamaya basladi.

Pinterest yine imdadima yetisti. Charging station yazinca, bir suru farkli fikir cikti.
Ekmek kutusundan sarj kutusu/ istasyonu yapmak fikri cok cazip geldi. TJ, herzaman ki gibi imdadima yetisti. Once ikinci el sitelerden birinden cok ucuza bu ekmek kutusunu aldim.TJ den kutunun icinden yukari kablolari gecirmek icin bir delik acmasini istedim. Boylede hem cep telefonu hem de tabletim yukarida da sarj olabilecekti.

 Evdeki chalkboard - karatahta boyasi- ile TJ kutuyu boyadi. Icindeki plastik cam temizlendi ve yine evde olan sprey boyalardan biri ile boyandi. Kutunun arkasina bir delik acip, Usb sarj kablosunu da takinca bekledigimden kullanisli bir hale geldi. Kulp ise  Nil'in eseri. Nil e kalici kalemleri verdim ve Nil bir guzel boyadi.

Icine kulakliklar, fotograf makinasi aletleri ve tablet rahat rahat sigiyor. Evde ki laptop, Nil gelmeden ortaliktan kalkiyor.

Simdi tek karar vermem gereken, Sarj kutusunun yerinin neresi olacagi....

16 Ekim 2015 Cuma

Turk isi Command center


Yeni eve tasinmadan once Marie Kondoyu kesfettim.Marie Kondo ablamiz dunyada en cok satanlar listesinde olan Konmari methodu adli kitabin yazari. Ev duzenlemede, dolap gardrop duzenleme de bir usta. Kitabini yerel kutuphaneden istedim ve elime tam tasinmadan 1 ay kadar once gecti. Tam zamaninda! Bu konu ayri bir yazi konusu....

O donemde ev duzenlemeye, ozellikle 2 cocuklu hayata adapte olmaya kafayi o kadar taktim ki, Pinterestte Command Centerlar gozume carpti.

Command Center ne derseniz, bizim evde Nil'in dogum gunu davetiyeleri, okul takvimi, herseyi buzdolabina yapistirilir. Sonra o kagitlar duser kaybolur vs. Normalde cep telefonu takvimlerine de eklememe ragmen, insanin gozunun onunde olmasi bir baska tabii... Organizasyon kosesi aslinda command center.

Bunun icin bir yazi tahtasi lazim. Onceleri cerceveli kara tahtalara heveslendim sonra fazla kullanisli olmayacagini daha dogrusunu benim fazla kullanamayacagimi dusundum. Sonra Ikeada cam bir yazi tahtasi gordum ve bayildim ama bu kezde miknatisli olursa daha kullanisli olur dedim ve en sonunda cam miknatisli yazi tahtasi aldim. Iyi ki de almisim.

Yazi tahtasinin bir tarafinda benim takvimin, diger tarafinda Nil'in okul takvimi var. Onun disinda, onemli etkinlik kagitlari, acil hemen lazim dokumanlar, alisveris listeleri var. TJ ve ben aklimiza geldikce yaziyoruz. Nil'in dokunmasi kesinlikle yasak, cunku biliyorum ki, bir kez resim asarsak yandik, sonu gelmez. Onun icin ona ayri bir miknatisli tahta aldim zaten.
Onun disinda kendime bir masa aldim ve altina Ikea raskog mutfak arabasi ekledim. Icinde Nil'in okul kitaplari, kutuphane kitaplari ve kutuphane dvdleri, hala duzenlemeye vakit bulamadigim ama en kisa surede duzenleyecegim ivir vizirlar var. Ayrica cantamdakileride da genelde kenarina koydugum bygel kablarinin icine atiyorum. Duvara  miknatisli bicaklik ekledim ki, tum anahtarlar kaybolmadan bir arada kalsin. 

Daha yan taraftaki duvara eklenecek su ana kadar istedigim gibi bulamadigim bir turkuaz/pembe ya da mor bir raf, asilacak resimler ve ilham verici yazilarin oldugu cerceveler ise zamani geldikce yavas yavas yerini alacak. 

Nil okuldan gelince, okul cantasi orada bosaliyor. Ogretmene yazilacak notlar, ogretmenden / okuldan gelen notlara o kisimda cevap veriliyor.

Su ana kadar sistem tikir tikir isliyor.

PS: TJ ile diger yapmak istedigimiz bir sey ise, salona yakin duvarlardan birini karatahta boyasi ile boyamak ve cocuklara dilediklerince yazma cizme alani vermek. Ben siyah olmasin istiyorum ama siyah disinda fazla neredeyse hic secenek yok. Ayrica Nil icin karatahta siyah olurmus, baska renk asla olmaz diyor.

PS2: Organizasyon vs yazilari devam edecek....

Hamilelik Nasil Gecti?

En son haziran ayinda yazmisim. Haziran ayinda canim ailem taa Turkiyeden ziyarete ve yardima geldi. 2 sokak otedeki, Nil in okuluna 500 metre evimize tasindik. Hamileyken tasinmak hem stresli hem de zormus. Kendime, kendimize gelmemiz Agustosu buldu. Hala tam yerlestik diyemiycem ama en azindan buyuk kismi gecti.

Bu hamilelik cok ama cok farkliydi. Herseyden once Temmuz ayinda baslayan bir kasik agrisi yurumemi ve hareket kabiliyetimi engelledi. Kasik agrisinin yanina sol bacak agrisi eklendi ki, sanki bicak sapliyorlar, o kadar kesin bir agri. Bu durumda 1. sinifa baslayan Nil'imi okula getir ve gotur isleri canim kocim TJ e kaldi.

Mide bulantisi ve yanmasi hayatimin bir parcasi oldu. Bu konularda soylenmeyi biraktim ama bacak agrisi cok muhim, yanlislikla birinin eli, dizi degse bile minik bir bebek gibi basiyorum yaygarayi.

Beni en cok rahatlatan seyler Epson salt aldindaki mineral tuz ve lavanta yagi ile aldigim banyolar oldu.Tabii once doktora sormakta fayda var. Demirim cok dusuk, neredeyse anemik oldugum icin gunde bir kez alinan demir haplarini ben iki kez aliyorum. Aslinda artik tek seferde iki tane aliyorum. Sonrasinda aci cekiyorum, kivraniyorum.  Doktorumun israrla al dedigi Prenatal - dogum oncesi vitamin-lerin yanina magnezyum kalsiyum takviyesi ekliyorum ama onlari alinca da kendime gelmem uzun zaman aliyor.

Canim surekli coban salata istiyor. Domatesin organik mi, amerikan mi, yerel mi oldugunu sak diye anliyorum. Normal musluk suyu asla icemiyorum. Tadini hemen fark ediyorum, midem zaten izin vermiyor. Nil' ime hamileyken surekli aci yerdim. Simdi hem tuzlu hem tatli istiyorum ama aksam 7 den sonra genelde yemek yemiyorum. Su ana kadar 10- 11 kilo aldim ama gogus altim inanilmaz gerilmis durumda.

Cesit cesit - dr umun onayi ile- yag kullaniyorum catlak icin. Aslinda derdim catlaktan cok vucudumun gerilince verdigi aci. Doktorum Bio oil onerdi mesela. Onun disinda kakao ve Shea yagindan olusan bir krem kullanyorum. Arada Aloe vera kremi suruyorum. Burada pazardan aldigim ve doktoruma onaylattigim Calendula - aynisafa- ciceginin ozunden olusan bir krem suruyorum ama yine de gerim gerim geriliyorum.

Doguma 1 ay 4 gun kaldi. 1 ay 4 gun daha orada kal Oglusum.

Evet bu kez bir oglumuz olacak. Nil kiz oldugundan o kadar emindi ki, muhtesem bir kiz ismi bile bulmustuk. Ultrasonda heyecanla cinsiyetini sordu. Oglan oldugunu ogrenince bu kez pipisini gormek istedi. Inanmadi, tekrar gormek istedi ve sonunda inandi.

Simdi hepimiz heyecanliyiz.


8 Haziran 2015 Pazartesi

Internetsiz gecen 4 gun...

Hersey Persembe sabahi ben Nil'in odasini toparlarken basladi. TJ telefonda bizim pek bir memnun oldugumuz internet saglayici ile telefonda gorusurken, 10 dakika sonra internet gitmis diye asagi indi. Hemen gelir dedim ama o kadar kolay olmadi gelmesi.

Internetsiz gecen 4 gunun sonunda sunu soyleyebilirim. her eve her aileye, ozelliklede bizim gibi, benim gibi internet bagimlilarina, cocuklara arada bir, haftada bir internet detoksu sart.

Nil e anlatmak cok zordu. Okuldan gelen Nil'e, sana soylemem gereken birsey var dedim. Internet yok. Ama kutuphaneden aldigimiz dvd ler var. Bilgisayar dedi? O da calismiyor dedim. Oh Noooo dediyse de, kendini inanilmaz guzel oyaladi ve oynadi.

Izlenimler

Nil uyanir uyanmaz bilgisayara kosar ve oyun ya da cizgifilm izler 15-20 dakika, tabii internet olmadigi icin bunu yapamadi. Daha sakin daha ilimli oldu. Kahvaltiya, giyinmeye, okula gitmeden once yapilan hazirliklara vakit kaldi. Sinirler gereksiz gerilmedi,

Okul sonrasi kendi kendine yaratici aktiviteler yaratti, bahcede oynadi, benimle mutfak aktivitelerinden keyif aldi ve bizimle daha cok vakit gecirdi.

Haftasonlari daha verimli gecti.

Ben bagimliyim, internet bagimlisi, bunu biliyordum ama intersizligin aslinda rahatlatici oldugunu bilmiyordum. Beyin daha cok calisiyor cunku her minik ayrinti icin internete girmiyorsun.

Sabahlari gereksiz yere internette vakit kaybetmedigin icin daha az kosusturmaca yasiyorsun.

Bundan sonra haftada bir internet detoksu yapmaya karar verdik ve bugun internetimize kavustuk...


6 Mayıs 2015 Çarşamba

Buzlu Kahve

Sicak hava sonunda Ontario Kanada'da da yuzunu gosterdi. Muhtemelen bu sevinmeler yerini sikayete birakacak ama ozlemisiz sicak havalari, kolsuzlarla disarida ustumuze hirka almadan yuruyus yapmayi....Bahce sezonunu acmayi ve bahcenin tadini cikarmayi...

Madem havalar isindi, bende uzun zamandir aklimda olan buzlu kahveyi yaptim. Bu kahvenin en guzelini ben ilk kez BC de yerel bir kafe'de icmistim. Ondan sonra haftada bir kez  o kafede buzlu kahve keyfi yapmayi aliskanlik haline getirdim.

Ontario'ya tasininca Starbucks'a aradigim lezzeti bulabilirmiyim umudu ile gittim ama begenmedim.
Marketlerde karton kutularda satilan buzlu kahvelerin tadi cok guzel ama katki maddesi cok fazla.

Is basa dustu ve  istedigim tadi elde ettim.

condensed milk nedir ile ilgili görsel sonucuOnce french pressimde normalden daha koyu bir kahve yaptim ve 5-10 dakika bekledim. Yaptigim kahveyi suzdum ve soguttum. Bu kahveyi artik haftalik yapmayi dusunuyorum. Haftada bir kez yapip, buzdolabinda el altinda tutucam.

Sogutulmus kahveyi, soguk suyu ve  iki kasik condensed milk adi verilen yogunlastirilmis sutu blenderimda iyice karistirdim.

Bardaklara bolusturup uzerine bol buz ekledim.

Bundan sonra disarida buzlu kahve icmeye son.

Muhtesem oldu!



21 Nisan 2015 Salı

Yeni Bir Hayata Baslarken...Nil kardes isterken....

Bu bloga ilk basladigimda Yeni Bir Hayata Baslarken demistim. Nil' in  hayatimiza girisini an ve an kaydetmistim. Hic aklima gelmezdi bu kez YINE YENI BIR HAYATIN BASLANGICINI blogumda yazacagim. Yani  7 yil once aklima gelmezdi.

Kendimi herzaman tek cocuklu hayal etmistim ben. Dunya bir yana hersey bir yana dedigim, benden 6 yas kucuk bir erkek kardesim var. O olmasa dunya eminim cok SIKICI olurdu. Hayatimizin nesesi ve eglencesi.

Kanada'da yeni bir hayata baslarkende cok nettim aslinda. Ama hayatta asla, asla dememek gerekiyor. Kanada daki yasama ASIK oldum ben. Kolay olmadi hic birsey, sifirdan basladik, zorlandik, ayaga kalktik, Nil icin dayan dedim kendime, onun gelecegi icin, egitim sistemi icin, guzel bir hayat icin...

Sonra arkadaslarim, komsularim oldu hayatimda. Kanada'da herkes cok cocuklu ve dusunmeye basladik: "Acaba?..."

Nil'e is yaptirmak cok zor. Ama gel bana ogret dersen, iste o zaman tamamen degisiyor. Dunyanin en sakin, en sabirli veledi olup cikiyor karsima.

Cok yakin bir anne-ceyregim soyle demisti bana yillar once: Ilk cocuk keyiftir, ikinci cocuk ise ozveridir. Cok dusundukten, cok tarttiktan sonra Nil icin bu ozveriye degecegine karar verdik.


Nil ise, ilginc bir sekilde kardes istemeye basladi tam da bu sirada.  En yakin arkadasinin kardesi olmasina yordum ama benim kizim Nil'im 7/24 dogmamis kardesinin hayalini kurar olmustu. Ve o anda, tam o anda, hamile oldugumu ogrendik.

Nil e sozde 7-8 hafta olana kadar hic birsey soylemeyecektik ama nerdeee....Kan tahlili icin 2 kez gittigim klinikte babasiyla arabada beklerken Nil cok endiselenmis. Babasi da, annen hasta degil, karninda kardesin var. O kadar cok istedin ki oldu demis.

Ben arabaya biner binmez,: Sen hasta degilsin, biliyorum, karninda bebegimiz var demeye basladi.

Ve su anda  9. hafta.... Kasim ayina kadar uzun, eglenceli bir yolculuk bizi bekliyor....

Merhaba YENI HAYAT....


16 Mart 2015 Pazartesi

Kanada' da hayat uzerine...

 Ne diyordum, arkasi yarin dedim ama arkasi bir kac hafta oldu :)

.....Simdi her reyonunu gozum kapali ezbere bildigim markette kaybolmustum adeta, hangi reyonda ne vardir, hangi marka iyidir, hangi marka kalitelidir, hic bir fikrim olmadan deneye yanila, duse kalka ogrendim  / ogrendik market alisverisini. 

Simdi yillardir kullandigim markalar var. Mesela yogurt icin Astro. Bizim evde en cok tuketilen yiyecek kesinlikle yogurt. Sade olacak, icinde seker vs olmayacak. Nil evde ki yemege burun kivirirsa yogurt  ve yaninda ufak bir ilave ile aksam yemegini tamamlayabilir. O derece hassas bir mevzu iyi yogurt bulmak.

Geldigimizde Nil kucuktu ve sut de ayri bir meseleydi. Bir kac yil once keci sutu, bu yaz da organik cikolatali sut e gecis yaptik. Artik sadece sabahlari ufak bir bardak iciyoruz. 

Camasir deterjani, yasadigimiz apartmandaki beyaz esyalar 30 yasindaydi. Aldigim camasir makinasi deterjanlari, 30 yasindaki beyaz esya ile birlesince leke yapiyordu. Sonra renksiz camasir deterjani almaya basladim ve simdi tekrar normal tablet camasir deterjanina donus yapabiliyorum.

Kisacasi yeni bir ulkede en basitinden market alisverisi bile deneye yanila, bitmeden durmadan ogrenerek kendi yolunuzu buluyorsunuz.

Simdi Ontario dayiz ve buraya gelince de ufak tefek sasirmalar yasadik. En sIk alisveris yaptigimiz yer burada bize uzak. Baska markalar girdi hayatimiza ama bu kez daha az yanilma yasiyoruz. Bazi marketlerde , Costco gibi, aldiginiz urunu begenmezseniz geri iade edebiliyorsunuz. Ya da aldiginiz urun ertesi hafta indirime girdiyse para iadesi alabiliyorsunuz. Pek bizim ulkemizde olmayan uygulamalar.

Onun disinda kiyafet alisverisi, ulkemizde olan markalar heryerde olmayabiliyor burada ya da ihtiyaciniz sekil degistirebiliyor. Ben ayakkabimi Nine Westten alirdim o zaman ama burada kis o kadar sert geciyor ki, daha dayanikli bir marka almak gerekiyor. Ayni sekilde palto vs icinde.

Kisacasi ihtiyaclariniz, gereksinimleriniz bulundugunuz yer ile, mevsimlerin sert/ yumusak gecmesi ile degisiyor. Herzaman alisik oldugunuz urunler size uymayabiliyor.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...