14 Haziran 2011 Salı

Dayuuu kalkkk...


Evet, dayı, Nil'ce Dayyuuu, geldi :). O'nun gelişi eve neşe, mutluluk ve hareket getirdi. 25 Hazirana kadar beraberiz.

Niloş'un en sevdiği şey sabahları dayısını uyandırmak. Kapının önünde duruyor ve sesleniyor
-Anneeee, gelllll...
Nil sen uyandır dayını diyorum ama olmazzzz. Beraber elele başucuna gidiyoruz dayının ve sesleniyor Sarı Papatyam

Dayuuuu, Kalkkkkkk...

Ben mutfağa geçiyorum Nil diyorum. Nil arkamda, dayının yanında, çekingenlik atılmış ve bağırıyor:
Dayuuuu Kalkkkkkk...

Dayısını kaldırmadan o odadan çıkmıyor. Dayısı da fazla zorlamıyor kızımı :)

Perşembe-cuma, buradan yazlığa geçiyoruz. Yapacak iş çok, herşeyi düşünmek, ayarlamak, unutmamak birşeyleri....

Dün akşam Nil uyuduktan sonra annem,kardeşim ve ben, dışarı çkıp keyif yapalım dedik. Bizim kız uyumak istemedi, yatakta keyif yapıyor ama uykunun U su yok gözlerinde. Saat 10 gibi dışarıda bulduk kendimizi...

Hafif bir yemek, cosmopolitan (Ebrucum, kulakların çınladı mı? )
12 gibi evdeydik, eve girergirmez Nil 'annneee' demeye başladı:)
Sabah 2.30 da tekrar kalktı...

Sonra sabah erkenden, tekrar...

Bu aralar böyleyiz:)

9 Haziran 2011 Perşembe

Geri sayım başladı & Uçak yolculuğu

Gelmemize 1 ay 1 haftadan az bir süre kaldığı bu günlerde içim kıpır kıpır...
Hem mutluyum hem heyecanlı, azıcık hüzün, telaş (sanki normalde çok sakinimdir de), tüm duygular birarada....

1 ay sonra bugün, yarın ver elini Ankara, canım arkadaşlarımla vedalaşma, eşya toplama, ailelerimiz, sevdiklerimiz...

Haftaya yazlığa geçiyoruz. Pazartesiden cumaya halletmem gereken birbir iş, buraya da yayıldık kaldık.Evde açık 2 valiz. Nil'in oyuncakları için 2 boş kutu. Ayıklanacaklar, kalacaklar, yazlığa gidecekler...

Gelelim uçak olayına,

Bileti almadan, 1 ay boyunca araştırdım, araştırdım.
En az aktarmalı uçuşu biritish airways de bulduk.

Ondan önce, gözüm hep oyuncaklarda.Nil'in görmediği, az parçalı, oynamadığı oyuncaklara bakınan ve düşünen Özlem...
Önce aquadoodle almaya heveslendim, sonra hem pahalı geldi hem de kalemi kaybolur uçakta vs diye düşünüp vazgeçtim. O sırada tesadüfen şunu gördüm,
http://www.humst.com/toys-r-us/creative-construction/magnetic-drawing-board-pink/trus_0081521.html

Dayıya haber salındı, kalemi nasıl ip ile bağladılarsa, damgaları da bağlarız iple dedim. Aldık onu, dayımız cuma günü getirecek.

Patates kafa almış, annemin arkadaşlarından biri, onu da begendik, az parçalı. O da tamam. Nil'in kankası Alya,Calliou kuklaları almış Niloşa, göstermedim ama görünce bayılacak eminim.

Britishairways puset ve araba koltuğumuzu ücretsiz olarak götürüyor. En azından onları düşünmeye gerek yok...

Uçakta Nil e çizgifilm vs olur muhtemelen, oyalar Miniği. Ama yine de korkmuyorum desem yalan olur...

Araştırmaya okumaya devam....

Not: Önerilere açığım :)

7 Haziran 2011 Salı

Nil ve Alya

Cuma günü çok ama çok özel misafirlerimiz geldi. Kızımın kankası Alya geldi, annesi ile hem de taa Ankara'dan.

Nil Alyayı görünce çıldırdı, özlemişler birbirlerini. Bolca kahkaha, yemek,gezmece ile geçti günler.

Cuma günü hayvanat bahçesine gittik kızlarla, oradan yemek. Gittiğimiz yerde kızlar pusette uyuyunca, biranın ve sohbetin tadını çıkardık canım arkadaşımla, nasıl da özlemişim...

Cumartesi şehir turu, akşam Nil durmadı, alışık değil bizim kız düzeninin bozulmasına.

Pazar günü bolca hüzün vardı... Nil Alya gittikten sonra arabaya binmek istemedi, o da uçacakmış Alya ile:)

Neyse ki, anneanne nin çocuklu arkadaşları davet etmişti, bahçeli bir eve. Nil yine Gaye ablasının peşinde dolandı ve gidergitmez 'Geyeee' diye seslendi. Çocuklarla kudurdu, kendinden 10 yaş büyük ağbilerin, ablaların kucağında gezdi. Çimenlerde yuvarlandı.

Dışarıda bahçede ne kadar mutlu, huzurlu olduğunu hatırlattı bana.

Akşam eve geldiğimizde yorgunluktan bitik bir Nil vardı.

Çok güzel bir haftasonu geçirdik kızımla, hem ona iyi geldi hem de bana. Geldi geleli ilk kez böyle güldü yüzü. Tabii benim de :)

Teşekkür ederiz :)!

Cuma günü kızımın dayısı gelecek :) Dayımız 24ünde yolcu...
Ondan sonra sayılı gün kalacak.

Babaya kavuşmaya az kaldı!

2 Haziran 2011 Perşembe

43 gün sonra -15 temmuz'da yeni bir macera....

Evet bugün,
üniversitede giydiğim kotuma sığdım, eh fena da olmadı. Nil doğmadan önce bayılarak giydiğim balon eteğimde artık oluyor:)

Ama hala 3 kg var vermem gereken, o da verilir gidene kadar gevşemek yok.
(hala karnım duruyor, gerçi annem eridi diyor ama HİÇ gitmeyecek mi bu karın ya?)

Yarın canım arkadaşım ve kızımın kankası geliyor,
içim rahat yiyeceğim yemekleri, abartmadan...

Uçak biletimizi de aldık, 15 temmuz'da Macera Başlıyor....

Yolculuk ile ilgili yazacaklarım ise bir sonraki postumun konusu olsun...

Not: Niloşu arayıp soran dostlar, teşekkürler, halimiz bir var bir yok AMA dışarı çıkacaksak süperiz :)

31 Mayıs 2011 Salı

Nil Hasta...:(

Nil kuzusu hayatında ilk kez iğne yiyor. Aslında doktor antibiyotik verdi, boğaz enfeksiyonu, yüksek ateş , son bir kaç gündür hayat durdu odamızda.
Bizim sıpa antibiyotiği ağzında tutunca, ve birkaç kez kusunca, doktora sorduk, o da iğneye çevirelim daha etkili olur dedi. Ama benim kızıma ilaç vermek ne kadar zorsa, iğne yaptırmak bir o kadar kolay. Arabayla giderken,'bitti, bitti!!!' diyor yol boyunca. Hastane, sağlık ocağı herneyse, girişte azıcık ağlıyor, iğne yapılırken ağlamıyor, bağırıyor.
İçim acıyor ama bugün ateş düştü,
çok şükür...

Öte yandan ben de 53 kiloyu gördüm, hafta sonu keyif var. Kontrollü bir şekilde yemek yemece, sonra pazartesi tekrar diet, cuma tekrar kontrollü bir şekilde yemek...

Gidene kadar böyle...

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Satılık Wii + Wii fit Oyun Konsolu

Artık yavaş yavaş hazırlanmaya başladık.
Wii + Wii fiti Kanadaya götürmek mümkün olmadığından satıyoruz.

İlgilenenler mail atabilirler!

:)

26 Mayıs 2011 Perşembe

Mayıs ayı da geldi geçti...

Bir bakalım...
Niloş hala haftanın 3 günü oyun grubuna devam ediyor. Benimle ya da annemle gidiyor ve beni bir saniye olsun yanından ayırmıyor...

Bu hafta son haftamız, haziran ayında süpriz bir misafiri geliyor Niloşun,tabii benim de can dostum. Özlemle bekliyoruz!

Sonraki hafta dayısı burada Niloşun. Dayı demek,benim için abur cubur, içki, keyif, arkadaş demek.

Sonrasında ver elini Mersin, yazlık.

Ondan sonra Ankara ve oradan da Kanada...

Yapacak iş çok! Düşünmem gereken şey de bir o kadar çok.

Bu aralar yerli/yabancı bloglardan uçak yolculuğu ile ilgili ön hazırlık yapmaya çalışıyorum. Deli gibi tırsıyorum ama yapacak birşey yok. Başa gelen çekilecek. Aslında kendimden çok diğer yolcular için üzülüyorum:)

En sevmediğim şey uçakta ağlayan bebektir. Off ki ne off...

Uçak biletlerini alıralmaz ilk iş öğrendiklerimi, düşüncelerimi ve aldıklarımı paylaşmak olsun!

Oraya varınca işe yaramış mı, ne yapsaymışım vs vs detaylı yazarım artık.
Hele bir gidelim de...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...