5 Ocak 2011 Çarşamba

Evimize geldik:)


Ohhhhhhhhhhhhhh:)
İnsanın kendi evi gibi yok! Uçak yolculuğumuz beklediğimden iyi geçti. En son aylaardan ağustos başı, Adana-Ankara uçağında Nil de ben de hasta hasta -ağustos ayında nezle- uçağa binmiş ve ben fenalaşmıştım. Nil zaten durmadan yol boyunca bağırınmıştı. Kabus gibiydi o yolculuk... Neyse hemen yok ol, diyelim, hatta hafızalardan silelim...

Korkmamak elde değil, gerçi bu kez babamızda yanımızdaydı, ona güveniyordum bir nevi...

Yolculuk boyunca Nil ara ara mızırdansa da gayet iyi idare ettik!

Ve en sonunda evimize kavuştuk.

E hoşgeldik! :)

Nil oyuncaklarına doyamadı, çıldırdı!

Annenin Notu: İnsan kendi yattığı yatağı özler mi?

A*N 2: Olur ya bir gün bahçeli bir evimiz olursa, resimdeki gibi bir giriş dileğim...-İnsan bir kapıya bayıla bilir mi?- Evet evet....

4 Ocak 2011 Salı

Yeni yıl kararları


Sürümcede kalmış bir iş... Kendimi bildim bileli saçlarım omuzlarımın altındadır. Kısa saça alerjim olmasının nedeni, küçük bir kız iken annemin saçlarımı hep kısacık kestirmesidir. Lise dönemine kadar 'Erkek Fatma' gibi dolandım ortalarda:) Lise döneminde saçlarım bir uzadı, tam uzadı.

Ama söz verdim kendime, yeni yaşımda uzun zamandır istediğim kahkullerimi kestirecektim:)
Düşündüğümden daha da kısa oldu saçlarım ama olsun!

Böylece mutluluk projemde kendime verdiğim sözlerden birini daha gerçekleştirdim:)

Nil saçımı görünce sevdi:) Zaten bana saçları toplamak yasak. Eee ne de olsa Nil Cumhuriyetinde Nil'in kuralları ile yaşıyoruz:)...

Home Sweet Home....


Hayat beni şaşırtmak için uğraştıkça uğraşıyor… Evlendiğim zamanlar, anne evine büyük bir keyifle gelirdim. Ankara’daki evi, kendi evim gibi hissederdim, sevdiceğim ile ortak zevkimiz kendi eşyalarımız, kendi odamız, mutfağımız, kendi yarattığımız köşeler…

Ama ‘anne evi’ de BENİM evimdi. Nil doğdu, yine ‘anne evine’ kaçtım. O zamanlar sığınak oldu o ev. O minicik şeye dokunmaya kıyamazken ve ruhumda benliğimde binbir fırtına yaşarken, ‘O ev’ , ‘anne evi’ bana iyi geldi… Öyle iyi geldi ki, Ankara’ya dönme zamanını erteledikçe erteledim…

Nil emeklemeye başladı, sonra ayaklandı. ‘Kendi’ evimizde, kendi düzenimizi kurduk. Bu yaz, yazlıkta hissettim ilk kez bu duyguyu. ‘Kendi düzenim’ olgusunu ama sonra ‘yazlık burası’ dedim ve geçtim… Ama şimdi anlıyorum! Kendi anne-babam da olsa, bu ev, bu düzen benim değil!

Büyükler derlerdi ki, evlendikten sonra kendi evin gibi olmaz başka yer. Gülerdim, hatta güldüm bolca. Ama çok gülmüşüm onu anladım. İnsanın kendi düzeni, kendi evi, kendi kuralları olmadan uzun süre başka yerde yaşaması çok zor.

İnsan kendi yaptığı yemeği bile özlüyor. Yahu anne yemeği yediğim ama büyüdükçe, aile oldukça alışkanlıklarda değişiyor. En önemlisi SEN değişiyorsun. Sonra bebeğin değişiyor, o büyüyor ve senin kuralların, ‘olmazsa olmazların’ değişiyor…

Yaklaşık 3 haftadır ‘anne ev’indeydik. Bu süre içinde anladığım, EMİN olduğum, tek şey şu:
İnsanın kendi evi-kuralları ve düzeni gibisi yok! Anneannem’e küçük iken ‘gel bizde kal’ derdik. ‘Allah kimseyi evinden barkından ayırmasın’ derdi. O zamanlar çok fazla bir şey ifade etmezdi bu cümle. Ama artık anlıyorum, hissediyorum ve özümsüyorum…

Eeee Home Sweet Home dememişler boşuna…

Ps: Yarın sabah uçakla evimize dönüyoruz! İlk kez emin olduğum bir şey var. İnsanın kendi evi gibisi yok…

3 Ocak 2011 Pazartesi

Bir film önerisi-Sleepless in Seattle...



Uzun zamandır aklımdaydı, en son yıllar-yıllar önce izlemiştim, sonra geçenlerde DigiTürk'te denk geldik ama izleyemedik. DVDsini bulduk tesadüfen.

Harika!

Süper romantik , müzikleri ayrı güzel, rahatlatıcı nefis film.

Film boyunca bilgisayarımı açıp bazı cümleleri not almak istedim.




İşte filmden favori cümlelerim

DİKKAT SPOILER içerir!

"You make a million decisions that mean nothing, and then one day, you order takeout, and it changes your life." (Meg Ryan -Annie Reed)

'...I knew it the very first time I touched her. It was like coming home... only to no home I'd ever known... I was just taking her hand to help her out of a car and I knew. It was like... magic. ' (Tom Hanks -Sam)

'Annie Reed: Now that was when people KNEW how to be in love. They knew it! Time, distance... nothing could separate them because they knew. It was right. It was real. It was...
Becky: A movie! That's your problem! You don't want to be in love. You want to be in love in a movie. '

-Bu kısıma TJ ile bayıldık!

'Jessica's Father: Jessica, this is your father. Tell us where he is, right this minute!
Jessica: "N.Y."
Sam Baldwin: What's that?
Jessica's Father: "No way."
Sam Baldwin: That's "N.W."!
Jessica: New York. He's on his way to New York.
Jessica's Mother: What? How?
Jessica: United, Flight 597. '

Haftasonu keyfi için ideal (benden söylemesi)


Muzicons.com

L.O.V.E.

L is for the way you look at me
O is for the only one I see
V is very, very extraordinary
E is even more than anyone that you adore and

Love is all that I can give to you
Love is more than just a game for two
Two in love can make it
Take my heart and please don't break it
Love was made for me and you


L is for the way you look at me
O is for the only one I see
V is very, very extraordinary
E is even more than anyone that you adore

Love is all that I can give to you
Love is more than just a game for two
Two in love can make it
Take my heart and please don't break it
Love was made for me and you
Love was made for me and you
Love was made for me and you

2 Ocak 2011 Pazar

Ivır zıvır...

Mutluluk projesinin ilk adımı olarak,
http://www.happinessprojecttoolbox.com u öğrenmeye çalışıyorum. Oraya kayıt oldum, orada hali hazır bir liste var, editliyorsunuz, isterseniz ekleme-çıkarma da yapıyorsunuz. Listemi oradan hazırlayacağım. Belki orayı çözdükten sonra ara ara buraya da kopyalarım...


Yazmaya devam!

Mutluluk projesi -yaptıklarım


Evettt, Ocak ayı mutluluk Projesinde ilk amaç neydi ?
Enerjiyi Arttırmak ve Canlılık

Peki bunlar için neler yapabilirdik?

Daha erken yat
Daha iyi egzersiz yap
At,onar, düzenle
Sürümcemede kalmış bir işi hallet
Daha enerjik davran

***
Dün sürümcede kalmış işlerden birini hatta ikisini hallettim. Sevdiceğim TJ sayesinde. Dilediğim gibi bir blog template bulma konusunda ümitlerimi yitirmiştim ki, hatta TJ ile 'eski template de çok güzel aslında, öyle kalsın istediğimiz gibi birşey bulana kadar' diyorduk ve ben hala free blog template bakınıyordum ki, bu templati buldum ve AŞIK oldum:)

Zaten ilk anda anlaşılıyor bazı şeyler. Tamam dedim bu tam dilediğim gibi. Sonra iş TJ'e kaldı, dilediğim gibi değiştirmeler yapıldı, bloguma uyarlandı...

sonuç: Yeni bir yılda içime sinen bir YEPYENİ bir BAŞLANGIÇ....
Okuduklarım, altını çizdiklerim, aklımda kalmasını dilediklerim.... blogumu da

http://www.mylifenil.blogspot.com/ da değişti ama bugün de çalışmalar devam edecek:)

Teşekkürler Sevdiceğim TJ! :)

Bu ay amaçlarımdan biri de zararlı alışkanlıklarımdan uzaklaşmak:

Gecenin bir vakti kalkıp çikolata yemek ve gün içinde 2-3 kutu diet kola tüketmek gibi!

Bugün mutluluk projemle ilgili bir çizelge hazırlayıp burada paylaşmayı umuyorum!

Çalışmaya Devam!....

1 Ocak 2011 Cumartesi

Mutluluk Projesi - Ocak ayı-


Enerjiyi Arttırmak
Canlılık

**
Daha erken yat
Daha iyi egzersiz yap
At,onar, düzenle
Sürümcemede kalmış bir işi hallet
Daha enerjik davran

**
Yeni yılın ilk gününe Mutluluk projemle başlamak istedim.
Şimdi iş bunları kendime uyarlamakta...

Yeni yıl, yeni kararlar, bembeyaz bir sayfa...Kelimeleri, cümleleri kendimizin yazdığı bomboş bir sayfa...

İyi hafta sonları dostlar!

‎'We will open the book. Its pages are blank. We are going to put words on them ourselves. The book is called "Opportunity" and its first chapter is New Year's Day.
- Edith Lovejoy Pierce'
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...