19 Aralık 2010 Pazar

Mutluluk Projesi-12 Emir & Erginlik Sırları


ON İKİ EMİR

1-Özlem ol! (Kendin ol!)

2-Kafaya takma.

3-Hissettiğin şekilde davran.

4-Bugünün işini yarına bırakma.

5-Kibar ve adil ol.

6-Sürecin keyfini çıkart.

7-İstiflemekten vazgeç.

8-Sorunu belirle.

9-Rahatla.

10-Yapılması gerekeni yap.

11-İnce hesaba girme.

12-Sadece sevgi olduğunu unutma.

**
Erginlik Sırları

- İnsanlar hatalarını senin sandığın kadar fark etmez.
-Yardım istemek kötü değildir.
- Çoğu karar fazla kapsamlı araştırma gerektirmez.
- İyilik yap,iyi hisset.
- Herkese karşı iyi davranmak önemlidir.
- Yanında her zaman süveter ve şemsiye bulundur.
- Her gün az bir şeyler yaparak pek çok şey başarabilirsin.
- Su ve sabun birçok lekeyi çıkartır.
- Bilgisayarı birkaç defa açıp kapatmak sorunu çoğu zaman giderir.
- Aradığını bulamıyorsan,ortalığı toplama vakti gelmiş demektir.
- Ne yaptığını seçebilirsin,ama neyi yapmaktan hoşlandığını seçemezsin.
-Mutluluk seni her zaman mutlu hissettirmez.
- Her gün yaptıkların,arada bir yaptıklarından daha önemlidir.
- Her şeyde iyi olmak zorunda değilsin.
- Eğer başarısız olmuyorsan,yeteri kadar çaba göstermiyorsun demektir.
- Reçetesiz ilaçlar da etkilidir.
- Mükemmelliğin iyiliğin düşmanı olmasına izin verme.
- Başkaları için eğlenceli olan bir şey senin için olmayabilir ve bunun tam tersi de geçerlidir.
- İnsanlar aslında kendi istedikleri bir evlilik hediyesi almanı tercih eder.
- Söylenerek ya da onları kurslara göndererek çocukların doğalarını kökten değiştiremezsin.
- Depozito yoksa geri götürme zorunluluğu da yok demektir.

11 Aralık 2010 Cumartesi

9 Aralık 2010 Perşembe

Mutluluk Fotoğrafım...




Meleklere inanır mısınız?
Ben inanırım! Bazen bir nesne görürsünüz, dersiniz ki 'beni anlatıyor,
benim için yapılmış' Bodrum tatilinde TJ ile başbaşa yaptığımız Gümüşlük
kaçamağından bu melek. İlk görüşte aşk!

Manevi açıdan değeri sonsuz. Dün bilgisayarımda fotoları karıştırırken
, acaba yeni bir fotoğraf çeksem mi acaba diye düşünürken gördüm.
'İşte, bu!' dedim:)

Mutluluğun fotoğrafı,
Meleklere inanan mavi saçlı bir kız...
Melekler ona hep mutluluk getiriyor,
koruyor o küçük kızı,
bir de umut var meleklerde,
huzur var,
Saf SEVGİ var!

işte 2010 yılının ilk ve son mutluluk fotoğrafı...

Her ay kendi çektiğim mutluluk fotoları gelecek!
öncelikle kendim için,
bana verdiği pozitif enerji için...

Mutluluk fotoğrafları ile dolu,
renkli hafta sonları
Dostlar!

8 Aralık 2010 Çarşamba

Mutluluk Projesi


Aralık ayı geldi.. 30 olmama tam 19 gun kaldı! TJ benimle son bir yıldır '30 oldun sen' diye dalga geçiyor ama olsun...

Aralık ayı en sevdiğim aylardan biridir aslında. Tüm özel günler bu aya toplanmış!

15 aralık-kardeşim b-day,hop 12 gün sonra benim doğum günüm. Sonrasında yeni yıl, 16 gün sonra Miniğimin doğum günü...

***

Geçenlerde nefis bir kitap aldım. Adı 'Mutluluk Projesi'. Her ay farklı bir tema. Ve ben bundan sonra her ay kendim için yaptıklarımı ve yapacaklarımı yazacağım blogumda. Şu anda heyecanla inceleme, altını çizme, hazırlık aşaması....

Kitabı ilk aldığımda annem 'Kasımda başlasan ne olur' demişti. 'Olmazzz' demiştim. Yeni yıl, yeni kararlar, yeni umutlar, yeni listeler.

Benim için aralık hazırlık ayı. Ocak ise harekete geçme ayı:)

Bu fotoyu google da buldum. Ve bayıldım. Mutluluk gerçekten de ellerimizin arasında.

Bakalım üşenmezsem bende yarın made of Özlem mutluluk fotoğrafımı koyarım:)

Mutluluk Projesi Başlasın!

3 Aralık 2010 Cuma

Yemek yemeyen bir bebek ve anne...


Son aylarda beni en çok üzen şey Nil'in yemek yememesiydi. Bu konudaki sorunu az çok herkes biliyor. Beni en çok kızdıran şey ise, başka annelerin, hatta ve hatta büyüklerin ahkam keserek 'şunu denedin mi,yemesi lazım, sebze ver, aaa ben yedirirdim...' tarzındaki konuşmalarıydı.

İtiraf ediyorum, blog yazmak bile zor gelmeye başlamıştı. Hep olumsuzluklar, hep olumsuzluklar...

İşte yaşanan olaylar ve şu anki durumumuz...

17 Ocak 2010 - Nil'in doğum gününü Mesa acilde geçirdik. Sebep: Kusma ve ishal.
İdrar tesi ve bir takım diğer testler yapıldı ama sonuç alınamadı. Bu durum yaklaşık 2 hafta devam etti. Eskiden herşeyi azar azar yiyen bebeğim hiç birşey yememeye başladı.

Haziran 2010- Bu süre içerisinde yeniden başladık herşeye. Yeniden meyve püresi yemeye, neyse ki yediği tek şey yoğurt. Kilomuz felaket. Kafayı yemek üzereyim...

Bu durum eylül ayına kadar devam etti. Eylül ayında yeniden doğduk adeta. Kaşıkla yemek istedik önce. Pilav, makarna, gözleme, bilumum hamur işi...

Son durum: Şu anda sevdiğimiz şeyleri en azından yiyoruz. Bir ara biskuvi-koliktik ki ben bisküviyi Nil'e çok geç verdim. 16 aylık falandı ilk yediğinde. Sonradan o da geçti...

Şimdi Petit Danino,ekmek, cornflakes-süt,makarna,gözleme gibi sayısı az ama sevdiğimiz yiyecekler var. Artık Babymix çılgınlığımız ne yazık ki kalmadı:(. Canımız isterse ve karnımız aç ise yiyoruz.

Geçenlerde Milupadan nefis çorbalar geldi evimize. Nil bir kaç kaşık ile başladı. Ona bile şükrettik. Şimdi evde 'acil durum paketi' kıvamında duruyor. O yiyince o mutlu, biz mutlu...

Son söz: Yemek olayı gerçekten anne-babaları üzen bir durum. Yemeyen çocuk çok yıpratıcı...Dışarıdan insanların söylemleri de bu durumu daha da zorlaştırıyor, çünkü 'anne' elinden geleni yapıyor. Neler yapmadım ki, yazsam, anlatsam.. Ama olmuyor, yemeyen çocuk, istemeyen çocuk yemiyor..

Şimdi azda olsa normale döndük ama belli olmuyor, bazen 2 gün yine aç geziyoruz. Dönem dönem çok sevdiği şeyler oluyor, mesela bir dönem bisküvi ama şimdi o kadar sevmiyor. Çok kafaya takmamak lazım sanırım, söylemesi zor ama öyle...

Yemeyen çocuk zor. Yıpratıcı, denemek, motivasyon ve en önemlisi 'terrible 2' zamanı bebeklere yemek yedirmek. Nil petite daninoları alıyor, kendi kendime yiyeceğim diyor ve bir bakıyorum yer- tavan-duvar,üst-baş-saç yoğurt... Ya da pilavı alıyor, kafasından aşağı döküyor, oyun oynuyor...

Ertesi gün sabah, eline gözleme veriyorum güzel güzel yiyor ama bir sonraki sabah yer mi yemez mi, oyun mu oynar, bilmek zor... Bir gün yediği bir şeyi, ertesi gün ya da ertesi hafta yemeyebiliyor...

Ama denemeye devam..

Annelik sabır işi...

Ve Nil,
benim gibi dünyanın en sabırsız bir insanına bile 'sabırlı olmayı' öğretiyor...

26 Kasım 2010 Cuma

Karmakarışık...

Bu aralar hayatım karmakarışık...


Nasıl anlatsam, ne yazsam? Karman çorman hayatım...


Beni mutlu eden şeylerde var hayatta elbette...

Mesela diet kola,
tamam zararlı ama iyi geliyor bana!



İlk kez denediğim ayva tatlısının süper olması ve fazla seçici bıdık Nil'in ve tatlı sevmeyen TJ'in yaptığım ayva tatlısını sevmeleri...




Ama beni en çok mutlu eden, resimdeki yaramaz güzel...


İşte mutluluğun resmi bu...



Renkli hafta sonları Dostlar!

20 Kasım 2010 Cumartesi

22 Ay, 3 gün oldu sen doğalı...


Bu bayram Ankaradaydık. Sakin geçti bayramımız. Nil babasına doydu, babası Nil'e...

Büyükanneler ve büyükbabalarla keyifler yapıldı...

Bolca park seansı da oldu,
arkadaşların çocukları ile oyuncak kavgası da...

Bir bayram da böyle geçti...

***
Nil bu aralar bizi bir yere oturtmuyor, sürekli ayakta sürekli
peşindeyiz. Ev onun kontrolünde, otur diyince oturuyoruz, kalk diyince kalkıyoruz!
Bakalım bu durum ne zaman bitecek, merakla bekliyoruz:)

Mutfakta mutfak ıvır zıvırlarının olduğu çekmece 'O'nun'. Minicik kaşıkları alıyor-uz, yalıyor , kaşla göz arasında yerine koyuyor.

'Nil yapma' diyince tıslıyor. Kendi kendine birşeyler mırıldanıyor.

Bazen beni- bizi korkutuyor:)

Herşeyi anlıyoruz, kuşlara bayılıyoruz.

Yıkanmayı hala hiç sevmiyoruz ama diş fırçalamayı seviyoruz.

Sabah, öğle, ikindi, akşam, günde 7 kez ailecek diş fırçalıyoruz...

Büyüyoruz...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...