31 Ekim 2008 Cuma

27.hafta sonu, 28. Hafta başı....

Blogger açıldı! Gözümüz, gönlümüz aydın!

Bu hafta çokça kalp sıkışması ve gögüs altı ağrısı yaşadım? Neden? Efendim rahmim gögüs kafesime yaklaşmaktaymış, diyafram da yukarı doğru yer değiştirmekteymiş, normalmiş.

Reflü tam gaz devam.

Geçtiğimiz pazar günü baban ve dayınla film izlerken hem ellerin hem kollarınla 'Anne, film mi izliyorsun bak ben ne yapıyorum?' der gibi gümmm diye bir tekme attın Minik. Baban da hissetti:)

Anneannen ve deden Ankarada:) Bebek odası dolabın neredeyse yapıldı. Raflar takıldı. Eksikleri tamamlanır tamamlanmaz fotosunu koymak şart.

Bu arada baban taa Atinalara gitti. Allahtan Anneanne, dede ve dayı bizimle :)

Yoda hanım bizimle uyumamaya alıştı. Keyfi yerinde
Haftaya 7. ay kontrolümüz var.
Devamı yakında....

24 Ekim 2008 Cuma

Uyku & Yoda & 27. Hafta

Dün gece ilk kez Yoda Hanımı odamıza almadık. Tüm gece kapının önünden ayrılmaz, bağrır, kapıyı tırmalar- geçmişte var öyle yaramazlıkları- diye düşünürken, bizi şaşırttı 'Küçük Hanım'! Sadece ara ara 'Ben burdayım!' serzenişleri o kadar.

Bakalim bu gece nasıl geçecek?

Bu arada benim uyku düzenim gün geçtikçe bozulmakta. Nasıl uyumalı ki? Asla sırt üstü yatamıyorum mesela. Yan yatmak mı, gecenin bir köründe ya da gün içinde giren kramplar?

Okudukça görüyorum ki herkesin hamilelik dönemi farklı.

Bu arada bugün tam 27 Haftalıksın Minik!

22 Ekim 2008 Çarşamba

Kedi ve bebek....

Bu küçük hanım Yoda, bizim evin ilk göz ağrısı. Geçen yıl eylül sonunda aramız katıldı. Tam 2 aylıktı bize geldiğinde.

Kısa sürede bağımlılık yarattı. Bir kedi ile yaşamak o kadar değişik bir duygu ki! Köpekler gibi değiller kesinlikle. Onlar başlı başına bir birey. İstemediği bir şey için asla zorlamaya gelmezler. Gel deyince gelmezler. Canları isterlerse gelirler.

Küçüklükten beri var olan kedi fobimden kurtulmak istediğimde aldık Yodayı. İlk 3 ay çok zordu. Hem ona hem de bana. Ama kısa süre sonra bağımlılık yarattı. İran kedileri inanılmaz uysal ve akıllı kediler. Sakin ve uysal olmaları da alışma sürecimi hızlandırdı.

Yodanın ailemizin bir bireyi olması bana o kadar çok şey öğretti ki.
Şimdi ise yeni bir durum var. Ailemize katılacak ikinci bir birey. Hamile kalmadan önce toksoplazma testi de yaptırmıştım ki bu testin sonucu benim için çok önemliydi. Doktorumla konuştuğumda ise 'Sakıncası yok, kakasına dokunma yeter' demişti. Tabii veteriner dostlarla da konuşuldu ve anne-babası olarak Yodasız evin bir ev olmayacağı, bu yeni düzende onunda bir yeri olduğuna karar verdik.

Çalışma odamız Yodamızın odasıydı. Geçen hafta bebek odası olma yönünde adımlar atıldı ve Yoda hanımın kaka kabı ve maması için yeni bir yer oluşturuldu. Hemen adapte oldu küçük hanım.
Şimdiyse en zor sınava hazırlık yapıyoruz! Bizimle uyumaya alışkın Yodayla artık yatakları ayırma vakti geldi çattı.
Çok zor ama tam zamanı. Sonra daha da zor olacak. Malum Yoda'nın kardeşi en az ilk 6 ay bizimle kalacak:)

Kısacası zor günler bizi bekler!

10 Ekim 2008 Cuma

6.ay

Çarşamba günü 6.ay kontrolümüz vardı. Şu an itibari ile 600 gramsın miniğim.
5.ay kontrolümüzde kordonunla oynuyordun. Bu kez ise pek bir utangaçtın. Ellerinle yüzünü kapattın durdun.
Dayında geldi bizimle. Büyülendi adeta:)

Gelelim hamilelik durumlarına
Reflü tam gaz devam. Doktor bir şurup verdi, istersen şişeyi iç bir şey olmaz dedi. Ama o da felaket bir şey. Evde sürekli yanımda taşıyorum o şişeyi. Boğaz kültürü de yaptırdım. Havalar soğuk, felaket bir öksürük, boğaz ağrısı! Hoşgeldin kış:)

Devamı yarın....

22 Eylül 2008 Pazartesi

Ilk hareketeni anneannenin yazliğında balkonda otururken hissettim. O anda seni hissetmeyi o kadar istedim ki :)...'Anne bak, ben burdayım!' der gibi işaret çaktın benim minik bebeğim...

Ama en çok adının ne olacağı merak konusu.... Dayın söz vermiştin, erkek olsaydı adaşım olacaktı derken, babanla ikisi her bulduğum isimle dalga geçip bazen kızıdırıp bazense gülmekten kırıyordlar beni.

Son 4 gündür hastayım. Uçuklar sardı dudaklarımı! Sabah doktoru aradım, uçuk kremi kullanmamda sakınca yokmuş...Halsizlik ve ateş. Bir de yeni başlayan öksürük.

Sen iyi ol bebeğim tamam mı:)

18 Eylül 2008 Perşembe

Yeni bir hayat....

Uzunca bir süre hayal kırıklığı yaşamamak için kendimle mücadele ettim. İlk 3 ay sonra erdiğinde rahat bir nefes aldık.

Peki ya cinsiyetin? Kız ya da erkek önemsiz, önemli olan sağlıklı olman desem de kız olduğunu öğrenince hemşire kızın bile boynuna atlamamak için kendimi zor tuttum.



Bizden daha coşkulu ve heyecanlı olanlar da var elbette.

Anneannen mesela. Kendini alışverişe verdi:) Artık herşey sana....

Başlangıç...

Şubay ayı gibi 'artık zamanı geldi mi ne!' konuşmalarının ardından hamilelik öncesi test yaptırmaya karar veriyoruz. Testler, sonuçlar, tarih nisan sonu.

Mayıs başı gibi bir gece mideme inen inanılmaz bir yumruk ile sabahın dördünde T.J'i uyandırıyor ve 'mideme yumruk mu attın?' diye soruyorum. Ne başdönmesi ne mide bulantısı varsa yoksa bir mide ağrısı. Sanki yumruklar ardarda geliyor.

Tarih: 16 Mayıs 2008 cuma. Enci teyzen ile telefonda konuşurken konu mide ağrısına geliyor. Hemen bana geliyorsun diyor ve ekliyor bir kaç hamilelik testide kap öyle gel'. Yağmurlu bir Ankara baharı... İhtimal sıfır diyorum. Olamaz. Benim hiçbir işim kolay olmaz ki hayatta....

Testler yapılıyor ama beni ikna etmiyor. Enci teyzende yapıyor ve onunki negatif çıkında bir ihtimal diyorum:)

Akşam T.J e ihtimalden bahsedince ağzımız kulaklarımızda arkadaşlarımızla buluşmaya gidiyoruz ama kan tahlili olmadan ve iki ay geçmeden kimseye bir şey söylemek yok...



Ertesi gün diet kola içsem diye tutturunca ver elini kan testi. Sonuç pozitif.

Dünyaya hoşgeldin minik bebeğim:)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...