
Son aylarda beni en çok üzen şey Nil'in yemek yememesiydi. Bu konudaki sorunu az çok herkes biliyor. Beni en çok kızdıran şey ise, başka annelerin, hatta ve hatta büyüklerin ahkam keserek 'şunu denedin mi,yemesi lazım, sebze ver, aaa ben yedirirdim...' tarzındaki konuşmalarıydı.
İtiraf ediyorum, blog yazmak bile zor gelmeye başlamıştı. Hep olumsuzluklar, hep olumsuzluklar...
İşte yaşanan olaylar ve şu anki durumumuz...
17 Ocak 2010 - Nil'in doğum gününü Mesa acilde geçirdik. Sebep: Kusma ve ishal.
İdrar tesi ve bir takım diğer testler yapıldı ama sonuç alınamadı. Bu durum yaklaşık 2 hafta devam etti. Eskiden herşeyi azar azar yiyen bebeğim hiç birşey yememeye başladı.
Haziran 2010- Bu süre içerisinde yeniden başladık herşeye. Yeniden meyve püresi yemeye, neyse ki yediği tek şey yoğurt. Kilomuz felaket. Kafayı yemek üzereyim...
Bu durum eylül ayına kadar devam etti. Eylül ayında yeniden doğduk adeta. Kaşıkla yemek istedik önce. Pilav, makarna, gözleme, bilumum hamur işi...
Son durum: Şu anda sevdiğimiz şeyleri en azından yiyoruz. Bir ara biskuvi-koliktik ki ben bisküviyi Nil'e çok geç verdim. 16 aylık falandı ilk yediğinde. Sonradan o da geçti...
Şimdi Petit Danino,ekmek, cornflakes-süt,makarna,gözleme gibi sayısı az ama sevdiğimiz yiyecekler var. Artık Babymix çılgınlığımız ne yazık ki kalmadı:(. Canımız isterse ve karnımız aç ise yiyoruz.
Geçenlerde Milupadan nefis çorbalar geldi evimize. Nil bir kaç kaşık ile başladı. Ona bile şükrettik. Şimdi evde 'acil durum paketi' kıvamında duruyor. O yiyince o mutlu, biz mutlu...
Son söz: Yemek olayı gerçekten anne-babaları üzen bir durum. Yemeyen çocuk çok yıpratıcı...Dışarıdan insanların söylemleri de bu durumu daha da zorlaştırıyor, çünkü 'anne' elinden geleni yapıyor. Neler yapmadım ki, yazsam, anlatsam.. Ama olmuyor, yemeyen çocuk, istemeyen çocuk yemiyor..
Şimdi azda olsa normale döndük ama belli olmuyor, bazen 2 gün yine aç geziyoruz. Dönem dönem çok sevdiği şeyler oluyor, mesela bir dönem bisküvi ama şimdi o kadar sevmiyor. Çok kafaya takmamak lazım sanırım, söylemesi zor ama öyle...
Yemeyen çocuk zor. Yıpratıcı, denemek, motivasyon ve en önemlisi 'terrible 2' zamanı bebeklere yemek yedirmek. Nil petite daninoları alıyor, kendi kendime yiyeceğim diyor ve bir bakıyorum yer- tavan-duvar,üst-baş-saç yoğurt... Ya da pilavı alıyor, kafasından aşağı döküyor, oyun oynuyor...
Ertesi gün sabah, eline gözleme veriyorum güzel güzel yiyor ama bir sonraki sabah yer mi yemez mi, oyun mu oynar, bilmek zor... Bir gün yediği bir şeyi, ertesi gün ya da ertesi hafta yemeyebiliyor...
Ama denemeye devam..
Annelik sabır işi...
Ve Nil,
benim gibi dünyanın en sabırsız bir insanına bile 'sabırlı olmayı' öğretiyor...