26 Şubat 2015 Perşembe

Kanada'da yasamak uzerine...

Kanadaya geleli neredeyse 4 yil olmus.
Once BC de minik bir sehir. Arkadas bulmanin zor oldugu, insanlarin kendi iclerine, sosyal yapilarina donuk oldugu bir yerde 3 yil yasadik. Ama sansliydim, Nil'in arkadaslarinin aileleri dostum oldu. Kizkiza samimi / icten sohbetleri paylastigimiz girls night out larimiz oldu. Ailecek sosyallestigimiz partilerimiz, dogum gunleri oldu. Tam alismistim ki, Ontario ya tasinmaya karar verdik.
Nedeni cok fazla. Yasadigimiz yer bir ada gibiydi. Kisin gidecek, gorecek yer olsada, uzak, heryere uzak. Ulkemin lezzetleri neredeyse yok. Ozlem...Is imkani fazla yok, cunku gecimini turizmden kazaniyor sehir. Ama.. Bir o kadar da cok ama var. Insanlar saglikli, bilincli, surekli spor yapiyor. Yapmayani dovuyorlar o derece. Saglikli besleniyorlar. Sen beslenmesende, spor yapmasanda bir sure sonra takip ediyor, ogreniyor, o rutine uyuyorsun. Cunku mantikli, cunku dogru olan o.

Arkadas bulmak da cok sorun degil aslinda. Herkes yakin, konuskan. Ama duzenli olarak gorusmek dersen ancak ortak paydan olursa, is ve okul aslinda.

Ve simdi Ontario da buraya alismaya calisiyorum. Evet, Kanadayi cok seviyorum. Insanlarin kendi islerine karisip, sadece sen yardim istersen senin hayatina dahil olmalarini seviyorum. Duzeni seviyorum, istikrari ve guveni. Insanlarin iyi olmasini. Samimi demiyorum, iyi. Herseyin bir kurali var burada, kurallara uydugun surece sorun yok. Son dakika planlarida yok, hersey kuralina uygun.

Tek sorun, cok soguk Ontario. Eksi 35-40 lari gordum bu memlekette. Ama
MUTLUYUM.

Gurbet her turlu zor, OZLEM hep var ama alistim Kanadaya.

Seviyorum ulen....

24 Şubat 2015 Salı

Hastayiz / Hastaydik

"Dun oglen yemekten sonra bir telefon, baktim Nil'in okulu.
Nil cok halsiz, ve rengi cok kotu, hemen gelebilir misiniz? TJ ile ucarak gittik okula. Oysa sabah hic birseyimiz yoktu. Gunlerdir 13 subati bekliyoruz. Sevgililer gunu kutlamasi ve okulda sinif arkadaslari ile yapacagi meyve salatasi.

Okulda ogretmeni ile otururken bulduk Nil''imi. Atesler icinde yaniyor. Kaptigimiz gibi Walk in diye adlandirilan polikliniklerden birine gittik. Iceride 10 kisiyi gorunce rahatladim. Kucagimda Nil. Dediler ki, sirada 50 kisi var, 4 de kapatiyoruz o nedenle hasta kabul edemiyoruz. Saat ogleden sonra 1. Nil bu arada "hastayim, lutfen beni kabul edin" diyor. Acil yolu gozuktu. Nil icin ilk kez acile gidiyoruz bu yeni memlekette.

Acil de baygin Nil kucagimda. Hemsire birseye alerjisi var mi dediginde kafasini kaldirip "Peynire alerjim var" demesi bizi guldurdu. Tabii ki peynire alerjimiz yok.

Yaklasik 6 saat bekledik. Nil bu 6 saatin 3 saatinde baygin uyudu, diger 3 saatte ise eve gidelim, doktor hala gelmedi mi diye sizlandi. Doktor en sonunda bizi gordu, bogaz, kulaklar temiz ama ates cok yuksek. Virutik dedi, ilac bile vermedi, Atesini dusuk tutun ve bol sivi verin dedi.

Aksam saat 6.30 da hastaneden ciktik ama disarisi eksi 20 derece. Benim uzerimde incecik bir tayt ve palto. Eve geldigimizde kendimize gelmemiz saatler aldi.

Dun gece yine ates. Sabah okula gidicem diye agladi, agladi. Simdi uyuyoruz. Keyfimiz fena degil.

Caresiz dertler olmasin...."

yazmisim taa gecen Cuma gunu, subat 13. Cuma, Cumartesi , Pazar hep uyku ile gecti. Su bile zar zor icti.Pazartesi gunu burada "Family Day" yani tatil. Nil bir turlu gozunu acmadi. Once hemsire hattini aradik, 30 dakika bekledikten sonra hattaki hemsire hemen bir Ambulans yollamasi gerektigini soyledi. Hayir dedim, biz gideriz.
Sansimiza acil bu kez bostu, 45 dakika sonra icerideydik. Bol bol tuzlu su (elektrolyte) vermek zorunda kaldik. Aslinda benim amacim Nil'e bir serum baglatmakti. Kendine getireceginden o kadar emindim ki, cocuk doktorunu gormeden serum veremeyiz sozlerini anlayisla karsiladim!!!

Bu arada Nil e o elektrolyte i icirmek zor, sancili. Gecen carsamba tekrar okula basladi. Cuma gunu hava eksi 40larda olunca okullar tatil oldu, tatil  bize yaradi. Tum gun PTT (pijama, terlik, tv) ile gecti ve iyice dinlendi vucudumuz.

Ama... Bir de ama var. Ben hala cok yorgunum. Kendime yeni geliyorum.


6 Şubat 2015 Cuma

Mustakil Ev

Itiraf edeyim, cocuklugumda hepi topu 5 kez gittigim Iskenderun daki yazlik evi  ve yine kucuklugumun gectigi anneanne evini saymazsak, hayatimda hic mustakil evde yasamadim ben.

Kanada'ya ilk geldigimiz yil TJ, dedi ki "Hadi bahceli bir evde oturalim". Asla dedim. Apartmanda yasayalim. Ama o apartman dairesi bize o kadar minik geldi ki, ne kimseyi davet edebildik ne de Nil doya doya arkadaslari ile kudurabildi.

Ve sonra Ontario ya tasindik. Bu kez cok nettim. Bahceli evde yasayalim. Nil taa BC den Ontario ya tasinirken ev kriterlerini coktan belirlemisti zaten.

1-Bahcesi olacak
2-Salincak ve kaydirak
3-Komsu cocuklari
4-Kendi yatak odasi kocaman olacak

Bahceli bir ev bulduk ya, buna da sukur dedik :) Kaydirak olayini da hallettik. Komsu cocuklari da en yakin dostlari oldu.

Yazin cim bicme disinda fazla bir sorun yasamadik. Doyasiya tadini cikardik. Bizim disimizda disarda/bahcede vakit geciren komsulara pek rastlamadik.

Ama her yazin bir de kisi varmis. Ontario da ki kar miktari BC dekinin kac kati. Pazartesi Kanada'da okullar tatil oldu. Kocimi de nezle/grip vurunca, kar kuremek bana dustu.

Sansimdan cop gunu copler alinamadi. Ozlem o copleri ve recyclelari bir o tarafa bir bu tarafa tasidi tasidi. Son bir parca kar kutlesi kaldi evin onunde. Araba ile disari cikacak olsak, o kismi kuremeden disari cikmak mumkun degil.

Sonra bir mucize gerceklesti. Komsular el birligi ile yardim etti.

Mustakil ev guzel, ozellikle cocuklara, ozellikle yazin.Ama o kadar cok isi var ki :)

Napalim, gulu seven dikenine katlanir artik.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...