24 Şubat 2012 Cuma

Ehliyet Sınavını En Sonunda Geçtim.....

Bugün benden MUTLUSU, HUZURLUSU YOK!

Önce special thanks, Asortik Krep, Ebru, Kayınvalidem, Mike ve ve ve TJ
Bu kişilerin bazılarının blogumdan haberi yok ama olsun, ben teşekkür edeyim, onların destekleri ile geçtim....

En son kasım başında girmiştim. Her düşündüğümde midem bulanıyor gibi oluyordu. Canım değil kitabın kapağını açmak, internette test çözmek bile istemiyordu.

Sonra Nil hastalandı, geçen hafta ben nezleydim. Bir baktım 'Yalan dünya'da bahsedilen kaçış hastalığına tutulmuşum....

Ne zaman sınav adı geçse ciddi ciddi hastalanıyorum falan. Neyse bugün er ya da geç stresimi kontrol altına almak amacı ile girdim.

Sabah saat 7 de yollara düştük, her an cayabilirim korkusu ile yataktan kalktığım gibi  hazırlandım. Bu kez TJ ve Nil arabada kaldı ki sakinliğimi koruyabileyim. Sonra sınav bilgisayarlarına sandalyede koymuşlar ki, çok sevindim- önceden bilgisayar karşısında ayakta giriyordunuz sınava-. İlk sınava girişimde gözlüklü iğrenç bir fotoğrafım çekilmişti. Bu kez yeni fuşya montumla fotoğrafım çekildi. Moral oldu.

İlk sorular kolay geldi. Bir ara bilgisayar karşısında kriz geçiriyordum ama SONUNDA BİTTİ....

OH BEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE.............

Şimdi direksiyon sınavı kaldı. Ha GAYRET ÖZLEM........

NiL ile bugünkü halet-i ruhiyemiz....


Bizi daha güzel anlatan başka bir resim düşünemiyorum....

23 Şubat 2012 Perşembe

NiL ile yatak halleri....Banu'ya ithafen....



Malum geldik geleli Nil bizimle yatıyor. Buna bir de mart ayında anneevinde benimle uyumasını ekleyelim, 1 yıl oldu olacak. Ah ben annevinde 3 gün ağlatacaktım, 4. gün kendi yatağında uyuyacaktı diyorum ama içim elvermiyor, babası yurtdışına gitmiş, anneye tutunmuş sıpa NiL...

Neyse, ne diyorduk, geçen cumartesi canım sıkkın, facebook da bu resmi koydum duvarıma. Dostlardan yorumlar gelmeye başladı. İşte o noktada Banucum bana nasıl destek oldu, moral verdi. Bu post o esnada şekillendi işte...

***

Bizim yatak hali ise aynen resimdeki gibi aslında. Çoğu zaman TJ geldiğinde Nil'i TJ'in tarafında uyurken bulur. TJ ise salondaki koltukta uyuyakalmayı sever. Sonra yatakta kıpır kıpır kıpırdanan ve sürekli yer değiştiren bir sıpa, Niloş.

Ama bir pozisyon var ki, yalnız olmadığımı iste o zaman anladım. Benim yastıkta yanlamasına uyuyan Nil. Ben yastığın alt tarafında sefil bir durumda sızmışım. Daha da kötüsü haftada bir kafama düşen cam biberonlar-dün kulağıma düştü ve kriz geçiriyorum sandım, uyku sersemi Özlem-... Sözde Niloş, uyku sersemi haliyle, uyku sersemi bana biberonu uzatıyor. Ha biberonun yatağa düşüp çarşafları ıslatmasını saymıyorum....

Yatak ayırma için çocuk doktorumuz Ferber yöntemini önerdi ama ben Brazelton yöntemi ile halletmeyi düşünüyorum bu sorunu. Hele şu bağırsak olayını bir düzene sokalım da....

PS:Bu  post  Banucum -Miracım ve Adacıma ithafen yazılmıştır:)

20 Şubat 2012 Pazartesi

Dilek...

Bu hafta HERSEY COOOOK GUZEL OLSUN....................................................

15 Şubat 2012 Çarşamba

Yemek yemeyen bir çocukla nasıl başedilir?*Çocuğu yemek yemeyen bir annenin diyetisyen yardımıyla ÖNERILERİ...

Ben Ocak başından beri her dakika google.doc da Nil ne yedi-ne içti, arada kriz anlarında abartıp ne kadar yedi-içti, dakika dakika yazıp, bir de TJ e postalıyorum. Zira en sevmediğim soru, Nil bugün meyve yedi mi, ne yedi, sorusuydu ki, cevap veremiyorum, aptallaşıyorum, itiraf ediyorum UNUTUYORUM. Neyse bu sorun böylece çözüldü mü, çözüldü....

Diyetisyenimiz Nil e kahvaltıda değişik seçenekler ve sağlıklı cornflakes-musli, kepekli cornflakes- vermemizi önermişti. Önermişti diyorum çünkü bu Kanadadılar kahvaltıda ya smoothie içer, ya cornflakes yer, ya da benimde severek yediğim french toast-pancake ya da yumurta ile doyururlar karınlarını. Nerde bizim börekler, pişiler, tostlar ve sucuklu yumurtalar :)

Geçen yıl annemlerde kalırken Nil'e birkaç kez cornflakes vermeyi denemiş ve Nil cornflakes in mokunu çıkarınca bende almaktan ve yemekten vazgeçmiştim.

Pazartesi madem YENİ BİR GÜN, hadi Özlem , kıza Cornflakes ver dedim. Nil tabii bayıldı. Öğlen de cornflakes buyurdu.

Diyetisyen, başıma bunu sen açtın, sen temizle dedim ve mail attım. İMDAAATT konulu, sonuna da dedim ki, ben cornflakes vermek istemiyordum, 'anneler bilir'.

Hemen cevap geldi. Mailin özeti şu:

Patron sensin, Nil değil. Nil'e kimin patron olduğunu göster ve anlat. Sabah yediğin şeyi ertesi gün yersin de-hep diyorum ama dinleyen kim-
Ağlasın-bağırsın-kendini yere atsın, VAZGEÇME, SAKİN KALMAYA ÇALIŞ : İŞTE BU!

Dün Nil'e  kahvaltıda kepek ekmeğine kaşarlı tost yaptım. İkiye böldüm. Krem sür dedi: krem demek 1-nutella 2-Krem peynir demek.

Sürdüm dedim. ilk parçayı kazasız yedi. 2.parçada yine bağırarak tekrarladı. İçimden 10 a kadar saydım ve tabağı aldım kaldırdım.

Öğlen benimle yemek yedi, az yiyor ama olsun. Akşam bu kez kurabiye istedi. Bu kez duygu sömürüsünü abartıp ağlama, bağırma, tüm numaraları denedi. Ve ben bu kez , Nil önce yemek yiyeceğiz dedim.Bu kez ekmek diye tutturdu. Yemeğini yersen veririm dedim ve 10 dakika kesintisiz ağladı.

Sonuç: Dayanmanın gücü, tabagındakileri yedi. Sonra babası ekmek verdi.

Sabah yine tutturdu, kurabiye yiyecekmiş. Bu kez tahıllı pancake yapmıştım. O kadar uğraştım Nil dedim yine aynı numaralar. Baktım 10 dakika sonra pancake istiyor benden.

PS: Sabah TJ mango soymus, Nil öğlen bu kez ekmek diye tutturdu ve ağladı. Yine 15 dakika. En sonunda mangoyu ağzına götürdü ama sevmedi. Çözüm? Mango yerine elma, elmayı yersen yaparım senle bana kaşarlı domatesli tost dedim. Akşama da  anne yemeği, doğrama.
http://www.tastoli.com/2010/05/12/dograma/

Ama DAYANMAK çok zor. Sanırım haftasonu SES GEÇİRMEYEN bir KULAKLIK bakıcam kendime. Her 'Hayır' dediğimde ağlayan Nil için, BENİM  sağlam bir kulaklık edinmem gerekiyor ki, sinirlerim daha fazla zıplamasın.....

13 Şubat 2012 Pazartesi

Insan patlicana AŞIK olur mu?

Insan hele benim gibi karnını doyurmaktan çok gözünü, ruhunu doyurmaya meraklı bir insan, o yemekten tat almayı seven bir insan bir patlıcana aşık olabilir.,

Ben şahsen oldum. Cumartesi, Betüllerle Costco ya gittik. Orada dolmalık minik patlıcanlar. Betül demez mi, bu patlıcanlar sadece burada bulunabiliyor. Costco, metro gibi bir market. Yıllık üyelik bedeli var ve geldik geleli adam gibi birşey almamıştık. Bulduğum patlıcanlara kadar....

Bu ülkeye geldim geleli patlıcan yiyemedim. Huyum kurusun patlıcan konusunda çok nazlıyımdır. Körpe olacak, tohumsuz olacak....

Az önce güzelim  patlıcanlar kızardı ve akşama karnıyarık olacak. Ama ben 2 paket almadığıma pişmanım. Ah bir de dolma yapabilecegime inansam ki dolma oyacağım yok, bunlardan ne güzel dolma olur. Neyse ben kızartma hatta doğrama - bir Gaziantep spesyali- yapmaya da razıyım....

Mutfakta patlıcanlarımla AŞK yaşıyorum, içinde bir tane tohum yok....

Hiç aklıma patlıcan ile ilgili bir post gireceğim gelmedi. Nutella, tatlı, poğaça tamam ama patlıcan?
İnsan hiç beklemediği bir anda uzak kaldığı, sevdiği, özlediği  bir tatla karşılaşınca olunca o da olurmuş...

Size salı oldu olacak ama bize hala pazartesi...
Keyifli, AŞK dolu bir hafta diliyorum...


12 Şubat 2012 Pazar

Nefes Al....

Bugun ilk kez pardon 2.kez Nil'i  arkadaslara bırakıp dışarı çıktık. Aslında ani oldu. Türk bir aile var, kızları Nil'den 1 yaş küçük. Ne yazık ki her an gidebilirler...

Neyse, Türk kahvesi özlemi çekiyorum diyince, Betül 'bize gelin, için kahvenizi çıkın' dedi. Tamam dedik, kızlar oynamaya başladı, biz de başka arkadaşlara söz verdik, hemen çıkıcaz hadi Nil giyin dedim, bizim kız giyinmedi.

Eve geldik, antibiyotiğini aldık, götürdük, yine gelmedi. Kalsın dediler.

Yemeğe gittik, ama bana orada geldiler, NiL'sizlik değil sorun, "O" arada NEFES alamıyorum....

1.5-2 saat oturduk, Betüllere geldik o sırada telefon, Nil basbas bağrınıyor... 2 dakika olmadan karşısında biz.

Neyse, ben hala NEFES alamıyorum. Eve geldim,Nil uyudu, bilgisayarı açtım. Whitney Houston ölmüş. Allah rahmet eylesin. Ama ben hala NEFES alamıyorum. Ayşe Arman röportajı kendime getirir beni dedim, yok o da olmadı....Facebook a girdim, kendimi telkin ettim, mum yaktım....

Yok........

Hala........

NEFES ALAMIYORUM.............................

ps: Ebru, yarın-pztsi-, olmadı salı chat seansı düzenlememiz lazım arkadaşım, nefes alamıyorum....

Asortik, canım seninle pztsi konuşuyoruz değil mi?

Pinarrrr, sen okumuyorsundur diye yazmadım ama anladın sen onu:)


11 Şubat 2012 Cumartesi

Antibiyotik

Pazartesi aşı olduk. Kızamık,kızamıkcık,kabakulak 2.doz ve menenjit aşılarını oldu. Menenjit aşısı burada çocuk doğardoğmaz yapılıyor ama biz yeni geldiğimiz için ancak olduk.

Salı ateşlenince aile doktorunu aradım, perşembe gününe randevü verdi. Napalım, walking cliniğe gittik. Bana da Nil'e de baktı doktor. Çok birşeyimiz olmadığını söyleyerek ağrı kesici verdi ama kendimizi iyi hissetmiyoruz. Perşembe günü aile doktoruna gittik ve TJ de dahil olmak üzere hepimize antibiyotik verdi. Dün kendimi o kadar kötü hissediyordum ki...

Nil in 2012 deki 2. antibiyotiği...
Nil sağolsun, dün sabah 2 kez portakal suyu döktü. İçimden ve dışımdan küfürler savurarak temizledim yerleri. İşin kötüsü portakal suyuna da bağırsak çalıştırıcı ilaç koymuştum. Hem de her ikisine de...

Geçtiğimiz hafta böyle geçti....
Çaresiz dertler olmasın....





6 Şubat 2012 Pazartesi

Sevgili Asortiğime İthafen & Buzpateni...

Geçen haftasonu Nil'i alıp buz patenine gittik. Bizim kız pek sevdi bu işi. Bu arada etraftaki çocuklara bakıyorum, bir sürü çocuk ve hepsinin beli açık. Hava ayaz mı ayaz, bizim kıçımız donuyor afedersiniz. Beli açık veletler, yere düşüyor ama üşümüyor, belki hasta da olmuyorlardır. Bense çok değil 1 ay önce Nil için çıtçıtlı body derdine düşmüştüm, belini kapatsın, uzun kollu olsun yeter. Yeliz'in yolladıklarını giyiyordu Nil ama onlarda küçüldü küçülecek. Neyse annem yolladı, sorun çözüldü. Kar memleketinde çocuklar için atlet yok, olanlarda incecik. 
 Nil 1 saat kaydı sonra zorla arabaya bindirdik. Kendini parçaladı gitmek istemiyormuş. Buz üzerinde yürümeyi öğreniyor ilk etapta, yakında kaymaya başlar...

Arabaya binmemiz 15 dakika sürdü, kendini kara attı, heryeri ıslandı, arabada üst baş degişimi....

Eve gel, Nil yolda sızsın, yaşasın sessizlik, 30 dakika uyku kendine getirdi. 

Yarın aşımız var Kanada daki,taa 2 önceden ravdevu aldık. Burada hepatit A yı yapmıyorlarmış, çok yolculuk eden çocuklara yapıyorlarmış, aşıyı satın alıp çocuk ya da aile doktoruna yapıyormuşsun.

Yarında aşı olayını yazalım ...

İyi pazartesiler...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...