25 Ocak 2012 Çarşamba

Sabır...

Ben bu aralar çokça mutsuzum, huzursuzum, huysuzum... Çoğu zaman 5 dakikada bir " Kakam geldi" diyen, yemek yemeyen, huysuzluğu tavan yapmış Nil...

Bir de üzerine kaç gündür geçmek bilmeyen bir başağrısı...Sabah 3 gibi ağrıkesici aldım. Nil sağolsun ağlamaya başladı, benim baş ağrısı tekrar başladı hem de ne başlama gümbür gümbür...

Ruhhalim bu.

İmdat....


22 Ocak 2012 Pazar

İlaç içirme, buz pateni, kahkuller ve yorgun bir anne yani Özlem...

Bugün -cmtsi- Lindsayler Nil'in doğum gününü kutlamak için bize geldi. Dünden hazırlıklar başladı. Klasik türk kahvaltısı, patatesli yumurta, muhammara-anne tarifi-, mini pizzalar, salçalı-domates-biberli sosis(özlemişim:) ) ve zeytin, peynir, ev yapımı ekmek, çay, kahve, domates - salatalık yani klasik türk kahvaltısı.

Dünden hazırlıklar başladı. Doğum günü pastası yapmak ne zor şeymiş. Sağolsun her takıldığımda Eylemmm, yetişşş dedim. Yetişti skype dan blog arkadaşım. Süslemek kısmı çok çok yorucuydu.Tipi çok çok güzel olmadı ama tadı fena değildi.

Dün Nil, pastanın derdinden desem diyemiyorum,evdeki telaşeden desem onuda diyemiyorum velhasıl ilaç içmedi, yemek yemedi doğal olarak kaka yapmadı,yapamadı. İlaç içirmek zorlaştı, suyun, meyve suyunun ya da sütünün içine koy, karıştır-karıştır...Ama Nil çaktı köfteyi, su bile içmez oldu. Tadı yok, rengi yok ama içince kaka yapıyor ya, ya yarı uykuluyken içecek ya da bugün en sonunda yaptığımız gibi, alacaksın eline şırıngayı, anne ya da baba kafayı tutacak bir yandan, eller kollar da tutulacak ve 1 bardak su içirilecek şırıngayla, kavga kıyamet.

Kısacası bir haftadır titizlikle uyguladığım sistem dün çöktü. Bugün arkadaşları Layth ve Zara kardeşler ile oynadı amaa genel olarak tadı tuzu yoktu. Gün ortasında gözünün içine giren saçları kahkül olarak kestirdim, ağladı ama bir şekilde geçti. İlk kez kestirdiğim kahküller Nil'ime pek yakıştı, benim de kahkül kestiresim geldi:)

Eve geldik, yemek yemeyen, su içmeyen,kaka yapmayan kızım ağladı ağladı. Zorla ilaç içirdik, kafası dağılsın dedik Laythlerle buzpatenine gittik. Nil buzda buzpatenleri ile yürümeye çalıştı ama illa kendi yapacak, koşacak, tabii genelde düştü, TJ ve benim kollarımız koptu ama Nil'in kafası dağıldı, eğlendi ya, herşeye değdi.

Yazarken bile yoruldum.

Valla yoruldum....

Bugün öyle bir gündü....


20 Ocak 2012 Cuma

KABIZLIK DOSYASI Vol 1.

Blog ne için var, paylaşmak için. Tekrar başa dönmek istemiyorum ama herkesin hikayesi farklı. Bizim hikayemiz bundan tam 2 yıl önce, Nil 1 yaşına bastığı gün başladı... Kusma, ishal ve ateş ile Mesa Acil de aldık soluğu. Ondan sonra tam 15 gün boyunca yemeyen, içmeyen, ishal olan Nil...

Ondan sonra yeme düzenimiz tamamen değişti. Daha 1 yaşında bile değilken kereviz seven kızım ağzına lokma koymaz oldu. Tekrar başa döndük anlayacağınız...

Buradaki doktorlar ve diyetisyenin düşüncesi de, herşeyin o  ishal ile başladğı. İshalden sonra kaka yapmak istemeyen, kendini kasan, kaka yapmamak için yöntemler bulan, hatta ve hatta ne kaka yaptırır ne yaptırmaz bizden iyi bilen ve tercihini kaka yaptırmayan yiyeceklerden yana kullanan Nil...

Çocuk Doktoru bizi bir diyetistene yönlendirdi, diyetisyen bize bir dosya verdi. Lifli yiyecekler neler, lif oranlari ve genel olarak dikkat etmemiz gereken şeyler.


Meyveleri kabuğuyla tüketirsek daha çok lif tüketiriz.
Prinç yerine esmer ya da vahşi prinç daha yararlı
Erik suyu gerekli, Nil in meyve sularına karıştır.
Yulaf çok faydalı, kurabiyeye, kahvaltı da gevreğe, smoothie ye karıştır, karıştır....
Yemek aralarında Nil'e soyulmuş havuç, kabuklu salatalık ver.
Peynir, süt ve yoğurt kabızlık yaparlar. Kaşar yerine krem, inek sütü yerine soya sütü, prinç sütü-tadı pek güzel sayılmazmış-, keçi sütü ya da benim aldığım ama denemediğim badem sütü daha faydalı.
Sadece lifli gevrekler var, onlardan kurabiyeye, smoothieye karıştır.

Tost dışında kahvaltı önerileri: krep, fransız tostu, yulaflı ya da lifli gevrek, yerfıstığı sürülmüş kızarmış kepekli ekmek...
Makarna yerine kepekli makarna: Ispanaklı, domatesli, kepekli karışık aldım ve çok beğendim.
Ekmek makinasiyla kendi ekmegimi kendim yapiyorum, normal ekmek ununun icine: Kepek unu, yulaf unu, çavdar unu, arpa unu ekliyorum..Kabak çekirdeği ve ayçekirdeği de koyuyorum zaman zaman.

Her türlü ekmek tüketmesi iyi değil ama ben Nil'in tükettiği ekmek oranını ciddi oranda düşürmeye çalışıyorum. Bu aralar işim gücüm sadece bu olduğu için fena gitmiyor.
Hergün tost yiyen Nil şimdi haftanın 1 hadi bilemedim 2 günü tost yiyor. 2 dilim yerine 1 dilim, yanında domates, salatalık ile dengelemeye çalışıyorum.
Hem çok katı olmamaya hem de kurallara uymaya yani orta yolu bulmaya çalışıyorum.


Bizim evde hergün yemek pişer,cumartesi-pazar alışveriş-liste yapılır. Eskidende bu böyleydi ama ben neler lif oranı yüksek bilmediğim için denge olur ya da olmazdı. Şimdi daha bilinçliyim. Ben patatesin lifli bir sebze olduğunu bilmezdim. Lifli gıdalara göre Nil'in severek yiyeceği yemekleri hazırlıyorum.

Dün evde ilk kez chicken fingers yaptım. Tavuk gögsünü minik parçalara böldüm, 1 yumurtayı iyice çıptım ve tavuk parçalarını önce yumurtaya sonra da marketten aldığım yulaf kırıntısına batırdım ve kızarttım. Biz çok beğendik.


Smothie denedim, meyve suyundansa smothie daha faydalı, meyvenin posasıda içinde ne de olsa.

Her geçen gün yeni yeni şeyler deneye yanılarak öğrenmeye devam ediyorum....

PS: Bu yazı dizisi daha devam edecek...

Bu listenin neredeyse aynısı bendeki lifli yiyecekler listesi:


BESİN PORSİYON KALORİ LİF (Gram)
Meyveler
Elma (kabuğuyla) 1 orta boy 81 3,5
Ahududu 1/2 su bardağı 35 3,1
Armut (kabuğuyla) 1/2 büyük 61 3,1
Çilek 1 Su Bardağı 45 3,0
Kuru erik 3 adet 60 3,0
Greyfurt 1/2 orta boy 38 1,6
Kiraz 10 adet 49 1,2
Kuru Üzüm 1/4 su bardağı 106 3,1
Muz 1 orta boy 105 2,4
Portakal 1 orta boy 62 2,6
Şeftali (kabuğuyla) 1 adet 37 1,9
Sebze Çiğ
Domates 1 orta boy 20 1,5
Ispanak 1 su bardağı 8 1,2
Kereviz Sapı (küp doğranmış) 1/2 su bardağı 10 1,1
Mantar 1/2 su bardağı 10 1,5
Marul 1 su bardağı 10 0,9
Salatalık 1/2 su bardağı 8 0,4
Yeşil Biber 1/2 su bardağı 9 0,5
Sebze Pişmiş
Brokoli 1 su bardağı 40 4,4
Brüksel Lahanası 1 su bardağı 56 4,6
Enginar (pişmiş) 1 büyük 40 4,5
Havuç 1 su bardağı 48 4,6
Ispanak 1 su bardağı 42 4,2
Kabak 1 su bardağı 22 3,6
Karalahana 1 su bardağı 44 2,8
Karnabahar 1 su bardağı 28 2,2
Kırmızı Lahana 1 su bardağı 30 2,8
Kuşkonmaz (doğranmış) 1 su bardağı 30 2,0
Mısır 1/2 su bardağı 87 2,9
Patates (kabuğu soyulmuş) 1 orta boy 97 1,4
Patates (kabuğuyla) 1 orta boy 106 2,5
Taze patates 1 orta boy 160 3,4
Yeşil fasulye 1 su bardağı 32 3,2
Baklagiller
Barbunya fasulye (pişmiş) 1/2 su bardağı 110 7,3
Fırınlanmış Fasulye 1/2 su bardağı 155 8,8
Kuru bezelye (pişmiş) 1/2 su bardağı 115 4,7
Kuru fasulye (pişmiş) 1/2 su bardağı 112 6,0
Mercimek (pişmiş) 1/2 su bardağı 97 3,7
Pirinç, Ekmek, Makarna ve Unlu Mamuller
Bulgur ( pişmiş) 1 fincan 160 9,6
Ekmek (beyaz) 1 dilim 78 0,4
Ekmek (tam buğdaylı) 1 dilim 61 1,4
Kepekli mafin 1 mafin 104 2,5
Peksimet (çavdarlı) 2 kraker 50 2,0
Pirinç (beyaz,pişmiş) 1/2 su bardağı 82 0,2
Pirinç (esmer,pişmiş) 1/2 su bardağı 97 1,0
Spagetti (normal, pişmiş) 1/2 su bardağı 155 1,1
Spagetti (tambuğday, pişmiş) 1/2 su bardağı 155 3,9
Kuruyemişler
Badem 10 adet 79 1,1
Fındık 10 adet 54 0,8
Yerfıstığı

http://www.populermedikal.com/diyetegzersiz/lif.asp
10 adet 105 1,4

17 Ocak 2012 Salı

Nil 3 yaşında...

17 Ocak 2009, saat sabah 9.20.

Daha dün gibi herşey ama bu kez buruk, ben Kanada'da doğum günlerimizde bir tuhaf oluyorum. Kendimi yapayalnız hissediyorum, boğazım düğümleniyor...

ilk doğum gününü acilde, 2. doğum gününü ise en yakın arkadaşın Alya ile kutladın. Ne güzeldi geçen yıl Alya ve Ebru ile geçirdiğimiz o gün. Özlüyorum!

 Bu yıl ise baba işte, anne-kız başbaşa olucaz...

Cumartesi Kanada da sevdiklerimiz geldi evimize, Cido-Murat ve Nil in ağbi ailesi. Niloş saat 22.30 a kadar koşuşturdu, güldü, mum üfledi, ıslak kek yedi ve sonrada yorgunluktan bayıldı. erken doğum günü kutlamamızdı...

Bir pastaneye ısmarladığım meyveli pasta ise burada yediğim en hafif pastaydi. Nil benim yaptığım ıslak keki tercih etti:)

Bu hafta doğum günü kutlama haftası...
Cumartesi Lindsayler kahvaltıya gelecekler ve Nil yine mum üfleyecek...

Ben bu aralar çok şey öğreniyorum, insanın çocuğunun olması non-stop devam eden bir öğrencilik hali...
Kimi zaman kafa karışıklığı, kimi zaman suçluluk duygusu, çokça zaman mutluluk...

Bebeğim,
büyüyorsun, kocaman oldun. O kadar akıllısın ki, yaramazlık yaptığında sana kızarsak ya da yapma dersek hemen gülümsüyor ve cilve yapmaya başlıyorsun. Hayır demeyi zorlaştırıyorsun.

Dogru beslenmeyi hem kendin öğreniyorsun, hem de bana öğretiyorsun.

Sevgini hep belli ediyorsun,
Kimi zaman No, kimi zaman Hayırrr diyorsun,ama sinirlendiğin anlarda bile aniden gülümsüyorsun.

Evde çiçekleri sulamayı ben unutuyorum ama sen asla unutmuyorsun.

Sen gülümseyince herşey renkleniyor, en umutsuz ve mutsuz anlarım ANLAM kazanıyor.

SAĞLIKLI*MUTLU*HUZURLU
ANNELI & BABALI* AILELERIMIZ* DOSTLARIMIZLA DOLU
YILLAR BEBEĞİM.....


IYI KI DOĞDUN!

12 Ocak 2012 Perşembe

Nil ne izliyor?

Değişiklik olsun, havamız değişsin...Nil  2 yaşına kadar tv bile izlemedi. Ne zaman Kanadaya yerleşeceğimiz kesinleşti, işte o zaman Türkçe duysun, anlasın diye yumurcak tv ve baby tv izlemeye başladı. Kayyu ile de o zamanlar tanıştık zaten. Türkiye de kalacak olsak,muhtemelen elimden geldiği kadar uzak tutmaya çalışırdım.

işte bu aralar favori çizgifilmlerimiz....

Max and Ruby hem benim hem de Nil'in favorisi, konulara bayılıyorum, ciddi ciddi izliyoruz, Max'ın yaramazlıklarına gülüyoruz Max'ın  zekasına  ve ablası Ruby'nin sabrına hayranım ben kendi adıma.


Dora ve Diego: iki farklı çizgifilm ama benim için ikisi de aynı, 2 kuzen, kimi zaman beraber kimi zaman ayrı, maceradan maceraya koşuyorlar. Onlar hoplayıp zıpladıkça Nil mutlu oluyor, hopluyor, zıplıyor, dans ediyor.

Kayyu dan bahsetmeden olmaz , ama bu aralar çok Kayyu izlettirmemeye çalışıyorum ki, hastalık derecesinde Kayyuuuuu takıntısından kurtulalım, normal kıyafetler de giyelim. Ayrıca itiraf edeyim, ben Kayyu sevmiyorummm...


The Backyardigans ise hayalgücünü geliştirdiğine inandığım bir çizgifilm. Müzikler müthiş, Nil zaman zaman seviyor, zaman zaman o kadar ilgi göstermiyor ama ben seviyorum, muhtemelen büyüdükçe daha çok sevecek...






11 Ocak 2012 Çarşamba

Dr. Kontrolu

Doktordan geldik. Nil zaten oldukça huzursuz ve mutsuzdu, nedeni belli.

Kullandığımız ilacı 3 hafta daha gunde 2 kez=1.5 doz vermemi istedi.

1 Şubat itibariyle günde 2 kez, 1.5 ve 1 doz , hala kaka konusunda sorun yasamıyorsa 2 hafta da o şekilde
Subat 15 itibariyle ise sabah aksam 1 doz a düşürmemi önerdi.

Önemli olan Nil in rahat, acısız kaka yapması ve kaka yapma korkusunu yenmesi. İlacin dezavantaji ise kakanin sıvı olması -bi bir açıdan iyi, korkuyu belki de bu şekilde yenecek- ve fışkırıp etrafı batırması. Nil rahatlasın,acı çekmeden yapsın da kakasını, gerisi boş.

İlacın yan etkisinin olmadığını anlattı, bu ilacı 3-5 ay kullanmanız gerekebilir dedi.

Yeme-içme konusunda bir sorun yok. Zaten yeme-içme konusunu beslenme uzmanıyla perşembe günü görüşeceğiz.

Şimdilik bu kadar.

Umarım Nil daha iyi hisseder...

ps: Ben mi?  fiziksel ve ruhsal yorgunluk  sardı dört bir yanımı....

10 Ocak 2012 Salı

İÇ SIKINTI....

Hala tatsız durumlar. Caresiz dertler olmasın diyorum ama  bazen ben de kendimi çok çaresiz hissediyorum.

Birazdan Doktor randevumuz var, bakalım doktor ne diyecek?

9 Ocak 2012 Pazartesi

Nasılız? ortaşekerli...


Cumartesi Muratlarla kahvaltıya gittik. Aslında yeniyıl ertesi gidecektik ama Nil halsiz ve hasta olunca ertelemişik. 

Orada sağlıklı,bol meyve ağırlıklı mamalar yedik. Nil mutlu. Eve geldik, kaka durumunu sürekli kontrol ediyorum, çok yapmadı.

Pazar günü ağzına tek lokma koymadan geçti, su bile içmedi. Nerede cumartesi yediği meyveler? diyesim geldi ama salı günü doktor kontolumuz var, onu bekliyorum. Tüm gün ızdırapla geçti, o birşey yemedikçe ben mahvoldum....Kakayı da akşam yapabildik, tüm gün ağladıktan sonra. Sonrasında yine birşey yemek istemedi, süt içti.

Yorgun, halsiz değil ama iştahsız. 

Kabızlık için verdiğim ilacı 2 kez vermeye başladım. Yine herşeyi yazıyorum, ne yedi, ne kadar yedi, not ediyorum....

Kısacası haftasonumuz ortaşekerli geçti.....
Yorgunluk tam gaz devam....
Ahhh bir türk kahvesi olsa, ve ben tadına vara vara içsem.....

6 Ocak 2012 Cuma

4 Ocak Doktor Kontrolu-Kanada da çocuk doktoru izlenimleri....

Merhaba,
Yorgunlugum hala gecmedi. Haftasonu umarim ilac gibi gelir.

Çarşamba günü* Nil'in doktor kontrolü vardı. Gitmeden yine aldim notlarimi, ve gittik. Doktorumuz kadın ve en önemlisi gülümseyen, gözleri ışıl ışıl, yaptığı işi seven ve bunu yansıtan bir insan. En fazla 35 yaşında olmalı. Ben arkadaşlığı, hatta ilişkileri de evliliğe benzetiyorum. Kimya olmadan olmuyor. Hep olacak diye birşey yok ama arada kimya, frekans tutumu olunca, herşey daha kolay çözümleniyor, ya da paylaşımlar daha net ve sağlam oluyor....

Nil'in poposundaki kızarıklıklar geçse de, bazı kısımlarda şişlik vardı. Onun için antibiyotik başlattı, 1 hafta günde 3 kez vericez. Tabii Nil'e ilaç içirmek insanı yoran bir aktivite. Bir de bunu günde 3 kez çarpalım!

Kabızlık için verdiği ilacı ise çarşamba  2 kez, perşembe gününden itibaren ise günde 1 e düşür dedi. Ben de sabahları sütüne koyuyorum. Sabah süt içmezse kahvaltı sonrası üzüm suyuna... Bu ilaç tıkalı yerleri açacak umarım.

Bizim odada bizimle uyumasını konuştuğumızda Richard Ferber'in kitabından bahsetti. Hemen gün yayınlarına mail attım, ne de olsa Tracy Teyzeden beri en azından tanıdığımız yer:) Gerçi sonra internette araştırınca gördüm ki, çocuğu ağlatarak çözüm bulan bir yöntem. Ne yazık ki başka çözüm yok gibi ama önümüzde 2-3 hafta var, o zamana kadar araştırıp sonra da kararlı ve istikrarlı bir şekilde başlamak lazım.
Onun için cumartesi istikamet kütüphane...

Yemek meselesine gelince,meyve suyu yerine meyvenin kendisini yemesini önerdi, lifli olduğu için. Beyaz yerıne kepekli, lifli ekmek önerdi. Ayrıca bir beslenme uzmanından da yardım alıcaz. Kendisi bizi beslenme uzmanına yönlendirecek ve onlar bizi arayıp randevu verecekler. Böylece herkesin herkesten haberi olcak.* diyetisyen aradı ve persembe sabaha  randevu verdi*

Tuvalet eğitiminden önce kabızlık sorununu çözücez. Daha önce de Nil in en kötü vaka olmadığını, zor vaka olduğunu ama Vancouver da daha beterlerini gördüğünü ve çözdüğünü söylemişti.
 Anahtar kelimeler: Sabır ve istikrar...

Haftaya tekrar görüşücez.

İzlenimler: Türkiyedeki doktorlarımızdan kat ve kat iyi bir doktor. Bence en önemli neden yaptığı işi sevmesi. Bizi dinledi sabırla, sonra fikirlerini , tavsiyelerini söyledi. Nil'in gelişimine baktı. Bir sürü soru sordu. Biz yine doktoru sorulara boğduk ve neredeyse 1 saat konuştuk. Aniden gelen bir telefonla doğuma çağrılınca ayrılmak zorunda kaldı ama bunu yaparken bile kibar ve samimiydi. Nil in poposundaki şişlik ve kızarıklık geçmezse Acil e getirin mutlaka  antibiyotiği degiştirirler dedi,.  Ve Nil'in durumunu takip etmek için haftaya randevu verdi. Herşey çok netti.

Çıkışta TJ ve ben, biraz olsun rahatlamıştık ve kafamızdaki soru işaretlerinin en azından çoğunluğu cevabını bulmuştu...




4 Ocak 2012 Çarşamba

Nil'ce dialoglar....

Nil'e geçtiğimiz haftalarda dürbün aldık, alırken de dedim ki: Nil, bununla kuşlara, gökyüzüne bakabiliriz.

Dürbünün adı-* kuşkuş kaldı. Uyurken bile boynunda....

Doduma, nereden aklına geliyor anlamıyorum. Son 3 gündür sabah akşam bana ya da babasına
* ' Anne doduda' Yani dondurma!

Birazcık iyi olsa vallahi alıcam....

Kek yapalım, kurabiye kurabiye.
Yapıyoruz....

Nil kek yermisin?
-*Yok yok,  kaka! -nutella ya da fıstık ezmesi-

Anne kaka geldiiiii.....
Bezini değiştirelim mi?
*Nooooo.....

Uykun var mı?
Kuzu kuzu, koyun-kendime dogum gunumde içi mikrodalgaya giren, ısıtan sogutan ve koku veren pelus oyuncaklardan aldım.
Uykun var mı diyince kendi koyununu ve benim koyunumu getiriyor.
*Anne al, koyun, koyun, Annenin koyunu. Kendininki de kucağında...

ama uyumuyor o ayrı konu....


Nil daha iyi, Özlem yorgun, halsiz....

Dün marketten bir kaç şey almak için dışarı cıktığımızda Nil uyuyakaldı. Elinde de boyama kitabı :)

Cep telefonundan post ettiğim resimler neden yamuk hala anlayabilmiş değilim. TJ de kendine gelsin, çözer....

Eve geldik, Nil kendine geldi ve gece saat 11 e kadar ayaktaydı. Oyuncaklarını özlemiş....

Nil e ilaç içirmek işkence. Dr.bir ilaç verdi, tatsız ve tuzsuz birşey. Suya, meyve suyuna ya da sute karıştırıp veriyorsunuz. Nil bu aralar su bile içmez oldu.

Dün TJ ve benim Nil e ilacı içirme çabamız komedi filmlerini aratmayacak kadar komikti....

Elimizde şırınga, ben tutuyorum Nil'i, TJ vermeye çalışıyor. Hop kaçıyor, şirinlik yapıyor,bitti diyor. Koca bir biberon ilaçlı su. tadı da yok ama illa kendi dediği olacak....Sonra TJ tutuyor, Özlem vermeye çalışıyor, Nil tekme atıyor vs vs...

Neyse ki akşam ve sabah süt ile farketmeden içiyor...

Ben çok halsizim, konuşacak halim yok. Evde iş aldı başını gitti. Bugün TJ gelene kadar kendimi zorlamıycam desem de, bu satırları yazarken Nil geldi yanıma:)

Yarın Dr. kontrolumuz var, onunla kabızlık olayını konustuktan sonra   uyku duzeni, bizimle uyuma, tuvalet egitimi konularını da konusmayı planlıyorum.

Dun kuzunun annesi dedi ki,  sen Nil in ilk dogdugu zamanlara dondun. Aynen oyle oldu, ne yiyor kaç kaşık, ne içti, ne kadar içti, kaçta içti, hepsini yazıyorum.

En büyük korkum bugün-Salı- TJ de işte, Nil e ilacı öğlen nasıl içiririm di, üzüm suyu isteyince bende ampul yandı. İlacı bardagına koyup yanıma çağırdım. Bak dedim kartondaki üzüm suyunu ekliyorum. Nooo dedi, illa o minik kartonlarda içecek. Özlem napsın? kartonu yarısına kadar kes, kalan üzüm suyunu içine karıştırıp koy. tabii içinde ilaç olduğu için üzüm suyu karışımı fazla geldi. 2-3 kaşık arttı.

Nil pipetle üzüm suyunu içti, kalan üzüm suyunu istemedi. Özlem mutlu en azından öğle faslını da halletmenin huzuru var...

Sevgiler...

3 Ocak 2012 Salı

Yorgun NiL...

Daha iyiyiz ama hala yorgun,istahsiz ve tatsiz bizde durumlar...


1 Ocak 2012 Pazar

Acilden eve geldik!

Home home sweet home, eve geldik. saat 21.30, turkiye saatiyle sabah 7.30 Gelmeden Nil in icinde biriken kakalari acmak icin sanirim tazzikli su verdiler. Sanirim diyorum, ben kendimi odadan attim, ve Nil her Anne diye bagirisinda agladim, agladim...

Sonra kremi ve ilaci aldik. Icinin temizlenmesi icin bir ilac. Kremin adi da Barriere slicone skin cream. Bize dediler ki, bol kremali pasta gibi kaplayin.

Eve geldik. Kizimin abi ailesiyle  konustuk, az biraz rahatladik. Yabanci yerde ne kadar onemli, sana yakin bir ailenin olmasi, iyi ki varlar, ve dilerim hep hayatimizda olurlar.  Nil i yikamayacaktik, perisan ve uykulu. Ama hadi vucudunu yikayalim, rahatlasin dedik=kaslari gevsetirmis= ve giydirdik. simdi de yanimda sizdi...

Sabahtan beri birsey yemedik. Mutfak les gibi-sabah herseyi atip cikmisiz- ama evde olmak  guzel.

Umarim bu geceyi sorunsuz atlatiriz. ilaci gunde 3 kez sutun ya da suyun icine karisitiricaz.
Ayin 4 unde de , cocuk doktoru ile randevumuz var.

Kanada saatiyle yilin son postu.

Yasanan tum negatif olaylarin 2011 de kalmasi
ve
SAGLIK, HUZUR , MUTLULUK dolu 2012 dilegiyle...

Merhaba 2012.....

31 Aralik -Acil de beklemek-

Bu satirlari Acilden yaziyorum. Sali gunu oglen dogum gunum sebebiyle gittigimiz Hint restoraninda yedigimiz acili  yemeklerden bu yana tadimiz yok.

Carsamba sabahi aile doktorumuzla randevumuz vardi. Nil de bizimleydi, bir sorun yoktu. Ogleden sonra Nil in cok sevdigi agbisinin annesi geldi. Halsizdi ama o kadar. Ogleden sonra belirtiler birbirini kovaladi.

Carsamba gununden bu yana 3 gecedir ailecek uykususuz. Persembe gunu aile doktorumuzu aradim ve randevu talep ettim. Yogun olduklarini, poliklinige goturmemizi onerdiler. Poliklinikte yazilan ilaci koca sehirde bulamadik. Onun yerine kolik ilaci ve agri kesici yazdilar, o da pek iyi geldi diyemeyedegim.

Cuma gunu daha da kotulesti. Ve gece popo daki pisikten ve ishalden-ki 1 yasina girdiginde ishali hatirliyorum, ondan iyi olsa da, yine de pek iyi durumda sayilmayiz. 3 gundur yemek yemiyor. su icmiyor kizim.

Sabah poliklinige gittik. Bizi hastane acile sevk ettiler. Saat 1 de geldik -Turkiye saatitle 11 ve hala buradayiz, saat Turkiye saatiyle sabah 4-

Açız, sususuz ve perişanız. Cocuk doktorunun gelmesını bekliyoruz. Az önce geldiler ve eve gidin dediler. dedim ki, bu kadar saat bekledik bari cocuk doktoru bize yarın kacta gelmemiz gerektigini soylesin, biz de gelelim. Yoksa yine acile gel, bekle 5 saat vs vs...

Az once dedıler kı cocuk doktoru az sonra gelecek. Simdi sabırla bekliyoruz...

Az önce TJ dedi ki İyi yıllar canım!

evet iyi yıllar...

---

Saat 6.45 aksam Kanada da=sabah 4.45 Turkiye saatiyle)=
Az once doktor geldi. Cekilen rontgen de aslinda sorunun ishal degil de kabizlik oldugunu soyledi. Kakasinin karin bolgesinde biriktigini, aradan mide suyunun ciktigini, bizim de onu ishal sandigimizi soyledi.

Bir kac ilac verdi. Az sonra bir kac islem daha yapilacak, tatli kizim Nil iyi olsunda....
Eve gidince ilik bir banyo ve sonrasinda  sudo kremi surmemizi onerdi. bir krem daha onerdi, onun adini da verecegim.

Guncelleme yapmaya devam, sadece bu sekilde rahatliyorum!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...