31 Mart 2011 Perşembe

Kreş Macerası..

Geçen hafta buradaki kreşleri araştırdık. Annemin arkadaş tavsiyelerini dikkate alarak 4 e eledik. Tek tek kreşleri gezdik.

Nil'in Kanada da kreşe başlayacağını, Ankara'daki sosyal ortamımızın burada olmadığını, babasından uzakta olduğumuzu ve onu ÇOK özlediğimizi, temmuz ayında babamıza -İNŞALLAH- kavuşacağımızı ve hiçbirzaman benimle ya da başkasıyla uyumayan Nil'in bensizliğe tahammül edemediğini, wc de bile beraber olduğumuzu anlattım anlattım....

Nil'in yaşındakilerin Eylül de kreşe başlayacağını az çok anladım. Nil ile aşağı yukarı aynı çocukların olduğu bir kreşte ise 3 tane bakıcı abla ve 10 dan fazla çocuğu görünce anladım ki istediğim 10 tane çocuk ve 3 bakıcı abla olsa, ben de tutarım evde bir bakıcı abla...

Ama benim istediğim temiz, aydınlık, bahçeli bir anaokulu. İlgili öğretmen, Nil'den büyük de olsa, arkadaşlık edeceği çocuklar.

Öyle bir yer 'anneevinde' bulduk. Yine referanslar ile. En büyük şansımız sabah sınıfta 5 kızın olması. Öğleden sonra 10 u geçiyorlar. Nil öğlene 12.30 a kadar kalırsa, bana da sabah kendi hobilerime, sporuma vakit kalır diye düşünürken, 'deneyelim' dedik.

Böylece Nil Kanada da, oturup kalkmayı, arkadaşlarıyla geçinmeyi, Türkçeyi, konuşmayı, aktivite yapmayı ve en azından böyle bir ortamın havasını soluduğu için orada da daha kolay adapte olmayı öğrenir diye düşünürken pazartesi başladık.

Pazartesi, salı tüm gün okuldaydım, okul içindeki kameradan Nil'i izledim. Beni aradı diyemem, çıldırdı sevinçten. Salı da aynen ben tüm gün okulda. Çarşamda bıraktım çıktım.

Ama bugün okula gider gitmez öğretmenine bıraktım ya, kıyamet koptu. Eve geldim 'zırrr telefon' koş Özlem koş. Okulda beni bırakmadı. Özlem sınıfta oturdu durdu.
Öğretmenine bayılıyor onunla bir sorunumuz yok. Sınıfta arkadaşlarına da bayılıyor. Ama bugün illa anne anne....Ben orada köşede oturucam...

Anlamaya çalışıyorum. Ama bugün sabrım tükendi....

Yoruldum...

Umarım yarın daha güzel olur herşey......

23 Mart 2011 Çarşamba

Günlerden neydi ki bugün?

Kendime bugün hangi gündü, tarih neydi diye düşünürken yakaladığımda anladım benim için tarihlerin TJ'in gidişi ile (9 mart ankara-10 mart istanbul)bulanıklaştığını.

TJ'in kaç gün önce gittiğini bularak tarihi de bulabilirim aslında. İşin komiği odamda kocaman bir takvim asılı. Günleri sayıyorum ya:)...

Nil hala bana yapışık. Anlıyorum onu, hem de çok. Arada wc ye gidememek kızdırsa da beni, zorlamıyorum.

Yarın iki kreş ile görüşeceğiz. İkisi de tanıdıkların çocuklarının gittiği kreşler. Çok fazla şey beklemiyorum aslında, belki de 3 ay gidecek diye.
En önemlisi temiz olsun aynı zamanda yemek konusunda abur cubur verilmesin, öğretmenler ilgili olsun. Şunu öğrensin, öğrenmeli gibi beklentilerim yok. Arkadaşları olsun, havası değişsin, kızım mutlu olsun, bir kaç saat enerjisini harcasın...

Bakalım nasıl geçecek yarın ki kreş gezilerimiz?

Sevgiyle...

Özlem

22 Mart 2011 Salı

Anne evi....

Pazar günü topladığımız tüm kıyafet, kitap vs ile anne evine geldik. 9 saatlik yol. Niloş uyumadı, dışarıyı izledi. Dayı arabayı kullandı. Anneanne, dede Nil'e 'ceeee' yaptı.

Yeni bir düzen, haziranda ver elini yazlık. Sonra inşallah Ankara da son toplanmalar, temmuz da son hazırlıklar derken, ver elini İstanbul, yeni bir hayata yolculuk...

Dün tüm gün eşyalarımızı yerleştirdik. Niloşa yere yatak koyduk ama Miniğim benimle yatıyor. Zorlamak istemiyorum. Anneanneye bile ben yoksam yüz verilmiyor. Beni göremeyince çıldırıyor. Kolay değil. Ben de zorlamıyorum. Umarım bir kaç güne kendi odasında uyur Miniğim, Nil'im....

Çok ama çook özlüyoruz TJ'i ama diyorum ya,
sayılı gün!
İlla ki geçecek...

16 Mart 2011 Çarşamba

Sen gideli tam 1 hafta oldu bugün...

Sen gideli tam tamına 1 hafta oldu bugün. Bu bir hafta aslında zor geçti. Ertesi gün anladım gittiğini. Masaüstümde senin benim ve kucağında Nilimiz ile çekilmiş fotoğrafı. Sabah aksam Nil ile ne zaman o fotoya baksak ‘Baban diyorum’ Baba diyor.Elleri yüzünde...

Sayılı gün aslında, ama iyice anneci oldu kızımız. Beraber uyuyoruz, geceleri kazara WC yaparsam ağlama krizlerine giriyor. Bu Cuma dayısı gelecek, değişiklik ona da iyi gelecek ve sonra yeni bir düzen 3 ay anne evi… Yarım gün kreşe başlayacak kızımız.

Özlüyorum seni.
Ama diyorum ya sayılı gün
İlla ki geçecek…

10 Mart 2011 Perşembe

Hissiyat...

İçimi dökmem lazım ve ben sevgili bloguma ve blog dostlarıma yazıyorum.

Dün gece, TJ imi bırakınca anladım gittiğini. Ondan önce herşey oyunmuş gibi geldi. Gitsin, biz de gidelim, bir an önce kavuşalım istiyordum-istiyorum. Ama sonrası...Kolay değil. Çok didiştiğim, ama çok sevdiğim, herşeyimi paylaştığım, zaman zaman küstüğüm ama en sonunda barıştığım insan, 3 ay gibi bir süre olmayacak yanımızda.

Sorumluluk duygum kabardı. Nil bana ve babama düştü. Bir baktım diş fırçasını babama vermiş, normalde TJ e verir ve beraber fırçalarlar dişlerini. Ağlamak istedim o an.

Sonra beraber uyuduk. Dün sabah ben Nil imin yanına gitmişken, TJ uçağa binmeden aramış. Kaçırdım sesini duymayı, üzüldüm çok....Kızdım kendime.

Beni en iyi anlayacak insan TJ'in annesi şu an, bugün bir an öyle kötü oldum ki,yakın olsa, hani aynı mahallede falan hemen giderdim onlara.Yarın umarım Alya Nil'e, Ebru bana iyi gelecek. Cumartesi muhtemelen alışveriş vs.., eşya hazırlama (eşyalar ayrılıyor bir yandan da, iş çok) Pazar günü sabah kahvaltıda TJ'in annesi ile beraberiz. Sonra Enci gelecek bize, iyi gelecek Enci bana.

Ama ÖZLEM, o içimde....

Özlüyorum....
Feelin blue ,ama sayılı gün yahu, gececek bir şekilde.

ama ÖZLEM,
o içimde, kalbimde...

9 Mart 2011 Çarşamba

TJ gitti, hüzün sardı dört bir yanımı...

Off son bir kaç gündür, bir koşuşturmadır gitti. Şansımıza bir de son 6 yıldır yağmadığı kadar kar yağdı, tam oldu! Kanada kışı ayağımıza geldi, bize göz kırptı, 'Ceeee' dedi. Stres olduk, uçaklar kalkar mı diye sinirler gerildi. Sonra son dakika hazırlıkları...

Az önce Havaşa bıraktık TJ'i. O şimdi havaalanında, yarın sabah 6 da İstanbuldan hareket.

Eve geldik, Nil televizyonun kumandasını saklamış:), TJ'e telefon, yerini neyse ki o biliyor.

Blogger a da giremeyince, zaten üzgün ben, ağladım ağlayacam modundayım. Ota b.ka ağlıyorum bu aralar.

Yeni bir dönem başlıyor hayatımızda. Heyecan, üzüntü. ÖZLEM var...

Herşey çok ama ÇOK güzel olsun.

Biz de bir an önce KAVUŞALIM, ailemiz yeniden bir arada olsun...

İyi geceler blog....

ps:Bir de şu bloggerlarla ne alıp veremedikleri varsa, hallolsun. Çıldırciim ama yaaaaaa...

7 Mart 2011 Pazartesi

Bez

Nil son 2 haftadır Bez diyor, Nilce 'Biez'. Bugün ise sabah akşam 'Biez' deyip bez getiriyor, çiş yapınca da değişiyor. Potty e oturmak istemiyor. Anne evinde lazımlığımız da var.
Bugün her dakika başı altının değiştirilmesini istedi, umarım kolaylıkla bırakırız bezi.

TJ'in eşyaları neredeyse hazır. Off hüzün var, yeni bir hayata başlamanın heyecanı var, ayrılmanın üzüntüsü var...

Son 2 gün, çarşamba gece TJ yola çıkıyor.

Nil tepemde,
Açç diyor, Calliou zamanı....

3 Mart 2011 Perşembe

Nil İzmir'de...

Evettt, salı sabah İzmir'e gidiş, bu sabahsa dönüş yaparak Nil ile başka bir rekora imza attık.

Benim 'Sevgili' İzmirli. Doğma büyüme Ankara ama kökler Ege... Anneannesi, ağbisi ve yeğenimizin ikametgah İzmir.

Salı 10 uçağıyla İzmir. TJ'in anneannesinde dünyanın en güzel enginarını yedim. En hızlısından bir İkea turu, Niloşa çatal, kaşık, tabak. Yelizimi aradım, konuşamadım. Arcacımın bir an önce toparlanması için kalbimiz, dualarımız onlarla...
Hayat'ımla buluşamadık.

Ama güzel bir 2 gün geçirdik. Dün Nil, kendinden 6 yaş büyük kuzeni ile oynadı. O koşuşturup kudurdukça, bizim kız kıkırdadı.

Midye dolma, kokoreç ve kumru (bana susamsız ekmekten yengen yaptırdı TJ) yendi en acelesinden. Hah bir de Kavak Yelleri dizisinde görüp, o gündür TJ'e 'nasıl bir şey bu?' diye sorup durduğum Boyoz.

Nil artık büyüdü, dönüş yolu hariç pek arıza çıkmadı.

Vapura da bindik. Ben bayıldım ama Nil pek sevmedi.

TJ mutlu, Ege çocuğu o.

e o mutlu olunca biz de:)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...