24 Mayıs 2010 Pazartesi


Geçtiğimiz hafta en unutulmaması gereken şey, Nil'in benim için pek değerli olan dudak nemlendiricimi alıp, benim bile zaman zaman açamadığım kapağını açıp, 10 minik parmağı tek tek içine sokup, yüzüne, dudağına ve yere sürmesiydi. Hem de 3 dakika içinde:)'Nil naptın sen?' diyince ise ağlaması ve kucağıma atlaması...

Ayağa kalkıyoruz. Sıralayarak koltuk kenarında, yatak kenarında istediğimiz herşeye ulaşıyoruz. Canımız isterse adım atıyoruz...

Yatak odamı ben topluyorum, Nil dağıtıyor. Tüm çekmeceler boşaltılıyor. Boyumuz artık heryere yetiyor. Bir saniye yalnız bırakmaya gelmiyor:)

Dün yine bu değişken havalardan aldık boyumuzun ölçüsünü. Burun akıntısı, öksürük:(
Bugün hiç tadımız yok....

Bense kendime bu aralar hamurişi ve çikolatadan uzak durmam gerektiğini hatırlatıyorum:) Anneevine gitmeden tam istediğim ebatlara ulaşmak üzereydim ki, anneevinde yenen yemekler kiloma kilo kattı. İşin kötüsü bu aralar sadece ve sadece Nutella ile yaşamak istiyorum...

Dikkat dikkat, bu evde diet var. TJ zaten doğuştan diette.

Not:Miniğim Nil, senin iştahın bende, benim iştahım sende olsa bebeğim ;)...

17 Mayıs 2010 Pazartesi

16 aylık Nil...

Geçtiğimiz ay koşuşturmaca ile geçti. 22 Nisanda anneanne evine gittik 15 gün kaldık.

Artık ayağa kalkıyoruz. Koltukların tepesine çıkmak istiyoruz. Canımız isterse adım atıyoruz. Geeel diyoruz. Ba-ba, be-bek diyoruz. Kendi kendimize şarkı söylüyoruz.

Yoğurdun içine sebze katınca azar azar yiyoruz. Çekmeceleri boşaltıyoruz. Ah o çekmecelerden neler neler çıkıyor...

Aktivite masamıza, ses çıkaran tüm oyuncaklara bayılıyoruz.

Saklanıyoruz ve aniden çıkıyoruz.

Biz bu aralar çok eğleniyoruz!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...