30 Mart 2010 Salı

Bizden kısa kısa...



Ayağa kalkıyoruz ama emeklemek rahat geliyor. Hafta sonu gittik, Chicco ilk adım yürüme aracı aldık. Geç bile kalmışız.Sesler çıkarınca hoşumuza gidiyor ama ayağa nazla kalkıyoruz. Ayağımızda ayakkabımız olmadan asla kalkmıyoruz.

Bugün İstanbul'a gidecektik, mutluyduk. Havanın aniden hem orada hem burada soğuması son dakikada planları iptal etti. Yoksa değişiklik olacaktı, iyi gelecekti hem Nil'e hem bize...

Yoğurt, peynir ve meyve püresi dışında başka şeylerde, sebzelerde yesin diye uğraşıyoruz, uğraşıyoruz...

Hergün hava iyi de olsa kötü de dışarda geziyoruz.

Bu aralar kaka yapamıyoruz. Erik püresi bile fayda etmiyor. Bunun ortası yok mudur diyor, kasılıyor kasılıyoruz...

Birazdan 15.ay kontrolüne doktora gidicez, bakalım doktorumuz bu gelişmelere neler neler diycek...

Yine gelecek biz!

21 Mart 2010 Pazar

Başucu Kitapları

Bu aralar elimden düşüremediğim kitaplar var.

Tracy Teyze zaten evin olmazsa olmazı.

Ama başka bir kitap var ki, ne zaman başım sıkışsa yanımda.

Çocuğunuz Büyürken Sizi Neler Bekler (Ciltli)
Orjinal isim: What to Expect The Toddler YearsArlene Eisenberg, Heidi E. Murkoff, Sandee E. Hathaway
Epsilon Yayınları / Aile ve Çocuk Dizisi

Ayakkabı seçiminden öfke nöbetlerine daha birçok konuda yardımcı.

Yelizciğimde okuyup aldığım ve 'keşke daha önce alsaydım' dediğim
Haluk Yavuzer: çocuğunuzun ilk 6 yılı

Osho: Pratik meditasyon rehberi

Dr.Stephanie Clement: Yeni başlayanlar için meditasyon

Bu aralar olmazsa olmazlarım....

17 Mart 2010 Çarşamba

14 aylık Nil...

Bebeğim,
sana 12.-13.aylarda birşeyler yazamadım.
Neler yapıyorsun kısaca özet geçelim:
Kırmızı top nerde diye sorunca emekleye emekleye topu getiriyorsun. Hemen karşındakine atıyorsun. Artık seninle ciddi ciddi oyun oynuyoruz.

Masa örtüsünü kafana geçirmeye bayılıyorsun. Ben de soruyorum: Nil nerede? Hemen bana bakıyorsun, buradayım der gibi. Ya da aniden çekiyorsun ve 'bi beni bulamadınız ya' diyorsun.

Odana gidince uyuyacağını, salonda oynayacağını biliyorsun.

Klozet konusu düşündürüyor beni.Banyonun kapısı genelde kapalı olsa da son günlerde en sevdiğin şey kaşla göz arasında klozet kapağını açıp kapatmak. Parmak arada kalsa bile ağlamıyorsun. 'hayır Nil' diyorum sana. Klozetin yanında beni görürsen, onun hayır olduğunu bilip kaçıyorsun. Kızlar tavsiye vermek isteyen?

Bulaşık makinası merak ettiğin bir diğer şey. Bir de damanacana var tabii. Damacanaya güm güm vuruyorsun:)

Çorap giydiremiyorum sana, hemen çıkarıyorsun.

Altını bağlamak gittikçe zorlaştı. Yanımda 2 oyuncak, ıslak mendil, bez ile saniyeler içinde değiştirmeye çalışıyorum ama kıyameti koparıyorsun.

En sevdiğin şey altın açıkken benden kaçmak.

Çığlık atıyoruz bolca, saklambaç oynuyoruz ve garip garip sesler çıkartıyoruz. Saklambaç oynarken bizi bulamazsan sinirleniyorsun, en güzeli önce gözüküp sonra saklanmak. Bulunca heycanlanıyor, gülüyor gülüyorsun.

Parmağını ağzıma sokup ısırmamı istiyorsun:) Bende hammmm yapıyorum.

Ama bu sabah beni mahvettin Miniğim ya. Hayatcığımın önerdiği Milupa Bitki çayını içiremedim sana. Zaten yemek, içmek bir sorun.Bir yaşıma daha girdim. İlk ciddi öfke nöbeti ile tanıştım. Bugün öfke nöbetimiz tavan yaptı az önce yüzümü öyle derin çizdin ki, sızım sızım sızlıyor. Öfke nöbetlerine karşı hazırlıklı olmalı, bolca okumalı...

Mutlu Aylar Nil'im...

16 Mart 2010 Salı

Bu aralar tek Leyla olan ben miyim?

Önceleri hiç böyle sorunlarım yoktu. Ta ki Nil doğdu, beyin Nil'e endekslendi böyle oldum diycem ama alakalı şeyleri de unutur oldum, alakasız şeyleride.

Nil'in diş jelini sabah mutfağa bırakmışım ve öğlen nerde bu jel diye evin altını üstüne getirmişim. Haftada bir gün temizliğe gelen yardımcım söylemese arayıp bulamadıkça sinir katsayım artacak. Mutfağa koydun ya Özlem demese hiç görmüycem...

Buzdolabına koyup unuttuğum yemeklerimi anlatsam yoksa buluşalım diye konuştuğum ama aramayı unuttuğum arkadaşlarımı mı? O da olmadı kenara köşeye koyduğum ama beynimden siliniveren eşyaları mı!

Bazı şeyler tamamen gidiyor beynimden. Kendimi zorluyorum, biri hatırlatınca hatırlar gibi oluyorum ama...

Off!

Bu aralar tek Leyla olan ben miyim?

14 aylık olmaya bir gün kala...

Dün ilk kez annesinin yardımı ile Nil ayağa kalktı.Son birkaç gündür ağlama, huysuzluk. Herşeye kızıyoruz bu ara. Ayağa kalkmak isteyip kalkamıyoruz ya ona veriyorum.

Dişler yine atakta geliyorlar. Toplamda 8 dişimiz çıkmış, 9. yolda.
Azı dişimizin biri de çıktı 1 hafta önce.

Yemek konusuna hiç girmeyelim. İshal sonrasında sıfırdan başladık herşeye. Portakallı kerevizler, kıymalar, onların hepsi yalan oldu. Yoğurtla başladık tekrardan, sonra meyve püresi, keyfimiz yerindeyse yoğurt çorbası.Hergün yeni birşey deniyorum. tam düzelmeye yakın oluyor, hop diş krizi, ayağa kalkma çabaları.

Birde şu iştahımız yerine gelse.

Dün gece 'annenin uykusuzlukla imtihanı' oldu adeta. Zorla uyuduk, iki-üç saatte bir ağladık durduk. garip bir geceydi, zordu.

Hem sana bebeğim hem de bana.

Ooo daha yolumuz uzun, ayağa kalkmadan sonra terrible 2 var sonra büyüme atakları, kesin terrible 2 dan sonra da vardır yaş krizleri, sonra ergenlik....

Bu dönemler bitmez :)

15 Mart 2010 Pazartesi

Dün güzel bir gündü....

Dün inanılmaz güzel bir gündü. Önce nefis bir kahvaltı. Sonra -yanlış hatırlamıyorsam-National geographic kanalında bir belgesel:İtalya'da pizza yapımı, çeşit çeşit pizza. Nutellalı ve meyveli pizza ile karnımızın guruldaması ve acilen arkadaşlarla dışarda yemek yemeye gitme kararı.O sırada bir telefon,'size uğrayalım, öyle gidelim'

Arkadaşımızın bebeği Nil'den tam 1 yaş büyük. Artık anlıyoruz herşeyi. Güzel güzel oynadılar. Sonra dışarıda yemek. TJ'in izlediği belgeselden olsa gerek normalde yediğinin 2katı yemek ısmarlaması ve bizi şaşırtması.Tam kahve faslına gelmişken sıkılan Nil hanım. Yandaki AVM ye geçiş.

Dün güzel bir gündü....

3 Mart 2010 Çarşamba

Mim-Evin en sevdiğim köşesi...


Yelizciğimin blogunda okudumda bu mimi ' ne eğlenceli mim' dedim.
Hatta ve hatta mimlendikten hemen sonra fotoları da çektim.

Bu eğlenceli-yaratıcı MİM için Yelizcim teşekkürler:)

Hayatımız bu 3 köşede geçiyor desem yalan olmaz.

Mutfak. Sun catcher, çok yakın bir dostumdan doğum günü hediyesi. Meditasyon yaparken kullanmam için yolladı ama şimdilik yerini buldu. Puzzle, bana yazı anımsatıyor. Fesleğen. Bu fesleğen sayesinde makarna yapma ustası oldum çıktım. Artık dışarıda yapılan makarnaları beğenmez oldum.

Salon, hayatım-ız burda geçiyor. Yerde Nil'in oyun halısı. Oyuncaklar bu foto için özel olarak! toplandı.

Ve Nil'in odası. Bu tekli koltuk salondaydı, Nil'in odasına taşındı. Arada bu koltukta kitap okumaya bayılıyorum. Aslında bir de ilk göz ağrım -40 yıllık- sallanan koltuğum var ama arka odaya saklandı. Miniğin eli arada kalmasın diye.

Sevdiğim objelerle aramda duygusal bir bağ oluşuyor. Bir saksı fesleğen bana mutluluk veriyor. Bir de annemin evinden aşırdığım leyleklerim var mesela, çok kıymetli.

Bu mim en sevdiğim köşeden çok en sevdiğim obje mimi mi olmuş ne:)

Kuzunun annesi, göster bakalım fotoları:)
Mutfak Camı,
Elif Savaş,

merakla bekliyorum fotoları:)

2 Mart 2010 Salı

Okuduklarım, aklımda kalmasını dilediklerim....

Bu aralar hiç durmadan yorgan altında kitap okuyasım var. Durmadan dondurma yiyesim. Nil ile çığlık atasım:)...

Nil iyi, hergeçen gün büyüyor. Neler neler yaşıyor, neler neler paylaşıyoruz.

En kısa zamanda not etmeli yaptıklarını, unutmamalı.

Yelizcim, evin fotolarını taa perşembe günü çektim. Bir sonraki posta hazırlamayı umuyorum.

http://mylifenil.blogspot.com/
Bu da yeni bloğum. Okuyorum,altını çiziyorum ve aklımda kalmasını diliyorum. Sonra unutuyorum.

Unutmamak için yazıyorum....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...