15 Şubat 2010 Pazartesi

Çıldırmak ya da çıldırmamak....


Eloşumun annesi Hayat'ım beni mimlemiş, TJ'i çıldırma yöntemlerimi sormuş...
Hemen cevaplayalım:)

1-Dışarı çıkıcaz, 'Hazırım, hadi çıkalım!' dedikten sonra genelde wc yaparım:). Önce TJ çıldırır. Sonra 'Ben asansöre biniyorum' der. Çıldırma sırarı ben de:)- TJ aşağı inecek, Özlem 2 saat asansör bekleyecek, ne olur 2 dakika beklesen TJ?-

2-Akşamları uyumadan TJ bana su getirir misin canım? derim . Genelde bunu söylerken antre çivarında olurum. Mutfağa o kadar yakınsın neden sen almıyorsun? Çıldırma sırası bende, 'Olsun getirsen ne olur?'

3-Buzluk neden ağzına kadar dolu? Evet bu konuda TJ'e hak vermeye başladım, özellikle hamilelik döneminden sonra. Beklemiş ya da buzluğun kendine has o kokusu sinmiş hiç birşey yiyemiyorum:).Ama yine de buzluk ağzına kadar dolu:)

4- Dizi, film izlerken yorum yapmak ya da konuşmak. Ne yapayım, söylemeyince içimde kalıyor. İlla ki yorum yapıcam. Gerçi bu konuda artık daha anlayışlı TJ:)

5-Bilgisayarı kapatmayı unuturum genelde, her saniye gidip geldiğim için işime de gelmiyor değil.O da her seferinde kapatır. Alın size başka bir çıldırtma yöntemi daha!Bir de akşamları kapatmayı unutmasam iyi olacak aslında.:)

Asortik Krep,Kızımın tatlı adaşı Defne Nil ve Canım Ada-Birinci Tekir Şahıs:)merakla bekliyorum cevaplarınızı:)

Mimlendiniz....

7 Şubat 2010 Pazar

Annelik halleri....


Yıllar önce biri bana şunları söylese kıkır kıkır gülerdim:

Anne olmak:
Bebeğinin günde kaç kez kaka, kaç kez çiş yaptığını takip etmek ve bu konuda endişelenmekmiş. Bu aralar çokça yaşadığımız şeyler olduğu için bu konularda pek duyarlıyız bkz.ishal, kabız...

Anne olmak:
Yan odada uyuyan kızından bahsedilince kızını özlemek ve 'gidip uyandırsam mı, çok özledim yaa' demekmiş sonra da aman uykusu bölünmesi sonra sabaha kadar ayaktayız diye düşünüp bu düşünceden vazgeçmek :)....

Anne olmak:
Ayrı bir dünya, 'anne olunca anlarsın' sözü, hayatın ta kendisi....

5 Şubat 2010 Cuma

Miniğim sen var ya sen...

Bugün sabah telefondayım. Bizimki salonda. Birkaç dakikalığına mutfağa gittim geldim, 3 dakika olmadı. Bir baktım klipsi kapalı çanta açılmış, içindekiler yerde. Aaa o da ne, göz kalemimden- çantada benim olan tek şey- yarım bıyık yapılmış, eller, üstü-başı siyah çizikler içinde:)

Tam 3 dakika!

Ama o anda şaşkınlıktan foto çekmeyi unuttum:( Neyse bir dahakine artık....

Annenin Notu:

Miniğim Sen Var Ya Sen...

Büyüyorsun,
Keşfediyorsun,
Hergün daha da tatlı oluyorsun:)

3 Şubat 2010 Çarşamba

İshal konusunda birkaç not

Genelde bebekler diş çıkarırken ishal olur, aman yazın diş çıkarmasın bebek erir akar der büyükler. Doktorlar ise genelde ishalin diş ile bir alakası olmadığını savunur ki, bu konuda ne desem boş. Sebep diş olsun olmasın, ishal bir kez başladı mı önüne geçmek gerçekten güç.

Yaşadıklarımızı yazalım ki bulunsun blogumda, ne olur ne olmaz....

Doktorun tavsiyesi ile MAFLOR şase almıştık. 1 bardak su diyor ama ben bir dozu ikiye bölüp yarım doz sabah ve yarım doz öğle yemekten önce vermeye çalıştım Miniğe. İşe yaradı mı? yaradı diyemem.

Sonra sevgili Hülya'nın Tunası Reflor Şaseyi önerdi. Onu aldım hemen. Eczaneye sordum fark ne diye, pek fark yok ama Maflor daha bitkisel dediler. REFLOR şase nin faydası oldu mu? Oldu, toparlanmamıza yardımcı oldu. Onu da ikiye böldüm aynı şekilde Nil'in aç olduğu zamanlarda verdim genelde.

Minik Mafloru daha rahat içti,ikisinin de tadına baktım, Reflorda meyve aroması var, ona pek yüz vermedi.

Prinç lapası, haşlanmış patates ve et suyu ishali geçiren besinlermiş. Ben nette araştırma yaparken muz ,nişasta,keçiboyunuzu ve keçiboynuzu pekmezinin de ishali geçirmeye yardımcı olduğunu öğrendim.

Nişastayı suyla karıştırmak işe yaramıyor. Bir tavada nişastayı suyla bulamaç hale getirip biraz pişirin, hemen jelimsi hale geliyor zaten.Yedirebilirseniz bir- iki kaşık yedirip, benim gibi yediremezseniz biberonda suyla karıştırıp bebeğinizin aç olduğu zamanlarda midesini doldurabilirsiniz.

Bunları yedirmekte zorlanınca prinç lapasının suyunu biberona doldurup onu içirmeye başladım. En çok işe yarayan şey oldu. Diğer besinleri zorla yiyen Minik, bir de aç olunca prinç lapasının suyunu içti ve belki de kendisine gelmesini sağlayan bu oldu.

Normalde üzüm pekmezini suyla karıştırınca bizim ki pek sever ama keçiboyunuzunu pek sevmedi. Ben de damlalıkla verdim günde bir-iki kez.

En büyük korkum zaten hassas olan cildimizde oluşabilecek pişikti. Annem dedi ki pişik kremi, sudo krem gibi kremler bebek İSHAL İKEN popoya sürülünce ishal zor geçer.
Doğru mu yanlış mı bilemem ama risk almak istemedim ben de Chicconun bebek pudrasından sürdüm popoya ara ara.

Birşey yedirmek o kadar zordu ki, bunu ancak yaşayan anneler bilir. Önyargılı Meleğim daha da önyargılı oldu. Normalde severek yediği şeylere bile yüzvermez oldu.

Milupa'nın ishal maması var HN25. Tüm eczanelerde bulunan bir mama değil ama e-bebekte var mesela. Ondan Nil'in mamasına azar azar karıştırdım. Onun da faydası olmuştur kesin.

Bunlar bizim yaşadıklarımız,-tecrübelerimiz-,yine de aklıma geldikçe editmeleye devam...

Benden, bizden...

Bu aralar içimden yazmak gelmedi. Nil'in hastalığı beni-bizi çok yordu. Çaresiz dertler olmasın...

Geçtiğimiz hafta perşembe günü bir baktık, dışarıda kar var. Attık kendimizi pusete, doğru dışarı. Nil karı görünce bas bas bağırmaya başladı. Kafamızda beremiz, atkımız, bir yandan da çekiştiriyor bereyi, eee sıkıntıya gelemeyiz fazla:)

Kar, günlerdir süren ayazı yumuşatmıştı. Hem Nil'e hem bana iyi geldi kar...

Azıcık azıcık herşeyden tadan Meleğim, birden bire hiçbirşey yemez oldu. En sevdiği yoğurt bile azıcık yeniyor, sonra çığlık kıyamet. Yeniden başladık anlayacağınız...

Meyve püresi, yoğurt, yavaş yavaş tekrardan alışmaya çalışıyoruz bugünlerde... Eski halimize döndük. Elimde malum kitap Tracy Teyze:)...

İştahımız da bir açılsa, benden mutlusu yok...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...