30 Ekim 2009 Cuma

Yağmurlu Ankara'dan Koskocaman Merhaba...

Draftlar birikti de birikti. Olsun. Taze taze yazalım...

Nil ile hergün bu saatlerde (öğlen 11-12 gibi) dışarı çıkıyoruz. Çıkmadan bir merhaba demek istedim.

Geçtiğimiz günlerde neler yaptık neler...

Dün Bilkent Starbucks yaptık. Nil,TJ, Enci ve ben. Sıkıldıkça bir TJ gezdirdi Miniği, bir ben. Sonra aklıma İkea mama sandalyesine oturtmak geldi. Bizimki bayıldı. Gülücükler, kahkahalar. Bu sayede kahvemi de bitirebildim. Teşekkürler Minik....

İki kupa filitre kahveye alışık olmayan bu mide, mahvetti beni. Sabah 5 itibari ile güne merhaba diyen ben, akşam 6 sularında yerlerde uyku uyku diye sürünüyordum.

Deli gibi emekliyoruz. Kurcalamaya, pardon keşfetmeye başladık:). Kitaplar, dergiler, gazeteler favorimiz. Herşey hop ağıza. Kabloları unutmamak lazım. Kablo görünce daha hızlı emekliyoruz.

Sıkılmaya başladık. Bir dışarı çıkalım. Gelince draftları editleyip yayınlayalım...

Öptüm!

AN(Annenin Notu): Yağmurlu havalara bayılıyorum:)

22 Ekim 2009 Perşembe

MİM!

Kuzucum ve Birinci Tekir Şahıs Mimlemiş. İyi geldi bu Mim, teşekkürler kızlar...

İyi varsınız:)

Bloguna neden bu ismi verdin?
Önce qumania.com da yemek yediğim yerleri, okuduğum kitapları kısacası hayatımın lezzetlerini yazıyordum.Qumania.com 'u tastoli.com a taşımayı düşündük uzunca bir süre.Fırsat olmadı. Hamilelik dönemimde Nil için ayrı bir blog açmaya karar verince tastoli.blogspot.com geldi aklıma ilk. Tastoli- Taste of Life :) Hayatmın lezzeti Nil:)

Bloguna yazarken star tribiyle olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?Sessizlik. Nil uyurken ya da uyku tutmadığında ya da sabahın ilk ışıklarında yazmayı seviyorum.

En son satın aldığın garip şey nedir?
Esse den limon sıkacağı. TJ ilkini kırmıştı, bu ikincisi.

Şeker gibi olduğun anlar?
Sürükleyici bir kitap okurken, nefis -romantik/komedi/aksiyon tadında bir film izlerken, Nil gülümserken , yağmurlu havalarda, deniz kenarında, TJ'in yanında...

Arkadaşım, artık sormayın dediğin şeyler?

Emzirmiyormusunuzzz?
Neden?
Şunu şunu yaptınız mı?
Gözleri renkli değil, size çekmemiş mi ne???

Aynaya bakınca gördüğün?
Kimi zaman mutlu, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman karamsar bir çift renkli göz.

Kendini okutan blog dediğin?
Samimi, sıcak, alçakgönüllü,paylaşımcı, yenilikçi dostlar...

Bu blog sahibi-sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
Kitapçılar, Bilkent Ankuva, Starbucks, Arcadium AVM, Cepa AVM

Minik Mucizem Geliyor , Yeşim'in mutfağı :)

Mimlendiniz Kızlar!:)

21 Ekim 2009 Çarşamba

Günler günlerin ardından...

Kaç gündür yazasım yok. Geçen hafta babam bypass oldu.Yazdım bloguma neler hissettiğimi ama kardeşim Almanya'da. Ya okursa, daha da telaşlanırsa diye kaydettim. İçim içimi yedi. Kolay değil 5 damar değişti. Şimdi iyi. İstanbul'da gerçekleşti ameliyat.

Bu haftasonu onu görmek için gelecektik bizde. TJ'in işi bahanemiz olacaktı. Ama o da iptal olunca, bizim İstanbul'a gelme olayları rafa kalktı:(....Annemler de pazar günü eve dönecekler.

Geçen hafta ilk kez pişik oldu Nil'in poposunda. Bembeyazız ya bir de. İki günde sudokrem geçirdi gerçi. Annem gülsuyu ile azıcık pudrayı karıştır onu sür dedi aslında. Malum gülsuyu harika bir tonik-temizleyici. Sudokrem geçirmeseydi bir gün de onu deneycektim ama gerek kalmadı.

Yazmadığım zamanlarda bolca Gilmore Girls izledim. Anne-kızın hayatını ve maceralarını izlemek inanılmaz güzel.

Yazasım geldi ya blog. Babişko da iyi:)
Yarında Mimi yazayı ben...
Blog dostları uzun zamandır uğrayamıyorum sizlere...
Yarın da gelecek ben:P

16 Ekim 2009 Cuma

9 aylık Nil

Yarın 9 aylık olacaksın Minik!
Bu ay inanılmaz şeyler paylaştık.
Geçtiğimiz ay ilk kez grip oldun. Önce baban, sonra sen. Bir hafta boyunca ne yedin, ne ,içtin. Varsa yoksa bir öksürük ve burun akıntısı, zaman zaman ateş. Şimdilik keyfimiz yerinde.

Evin en sevdiğin köşesi hala banyo. İçeri girince ağlayan Nil, gülen Nil oluyor. Bayılıyoruz yıkanmaya. Tadımız yoksa, banyoya gidiyoruz:)

Ana kucağı diğer sevdiğimiz spot. Kriz anlarda kurtarıcım.

Ek gıda istemiyorsan pufff diyerek tüküyorsun be Minik.
Bir de ele vurma olayı var. Mama yedirirken elimize vuruyorsun. Üstümüz başımız mama,peynir, çorba. Bizde mi önlük taksak ne? Geçenlerde baban sabah kahvaltını yaptırırken izledim, dışardan izlemesi pek keyifli:)

Mama önlüğü takmayı sevmiyorsun, 2sn de çıkarıyorsun. Kollu olan önlükleri giydirirkense çığlık, kıyamet.

Onun dışında anlıyorsun, gülüyorsun, itiraz ediyorsun. Bayılıyorum verdiğin tepkilere.

Emekliyorsun, oynuyorsun, ilgi istiyorsun, yanına gelince gözlerini kocaman açıp, mutlu olduğunda çıkarığın, genizden gelen tatlı sesi çıkartıyorsun.

Saçlarım! Saçlarımı çekiştirmeye bayılıyorsun. Geçenlerde evde saçımla aynı renk olan peruğumsu tokalardan buldum. Kucağına düşünce nasıl da şaşırdın. Ama hiç birşey annenin saçının yerini tutamaz değil mi?

EN keyifli saatler hala sabah 6-9. Zaten seni görünce uykum kaçıyor. Hiç birşey sabah keyfinin yerini alamaz:)...

Neredeyse hergün dışarı çıkıyoruz. Pusetle binbir engeli aşıp sokakta bir iki tur atıp, belki biraz alışveriş yapıp eve geliyoruz. Pusetle engeller konusunda anne de kendini aştı Minik.

Çok ilginç, adrenalini, korkmayı seviyorsun. Beklemediğin anlarda Ceee diyince önce ağlayacak gibi olup sonra gülüyorsun. Tamam artık hep gülüyorsun. Anne abarttı bu durumu ama sen de şikayetçi değilsin hani:)

Yarın 9 aylık olacaksın Minik. Zaman hızla geçiyor. Paylaştıklarımız hergeçen gün artıyor.

İyi ki varsın...

Geçenyıl bu zamanlar karnımdaydın,
şimdi yanımdasın:)

İyi ki doğdun....

12 Ekim 2009 Pazartesi

Emekliyoruz:)



Artık resmi olarak emekliyoruz....

9 Ekim 2009 Cuma

Milupa


Dün Milupa'dan bir mail aldım. Nil için hazırladıkları bilgilendirme paketi yoldaymış. Daha önce blogumda da sormuştum demiştim ki 'En merak ettiğim şeyse Bebek Maması ile Devam sütü arasındaki fark.'. Dün fırsat bu fırsat dedim ve mail attım. Bir saat sonra bir telefon 'Özlem Hanım, Milupa'dan arıyoruz...' Etkilenmedim desem yalan olur.
Miniğe daha önce milupa'nın maması yerine devam sütünü vermeye çalışmıştım. Beklemediğim bir tepki ile karşılaşmıştım. Kafam karışmıştı. Hangisini kullanmalı, fark nedir?,ek gıdaya geçmiş olsak bile bazı günler yediği tek şey mama oluyor.

İşte cevaplar:
Bakanlık yeni düzenlemeler yapmış ve buna bağlı olarak Aptamil de yenilenmiş. Devam Maması ve devam sütü nerdeyse aynı şeylermiş. Artık adı devam sütü olmuş.
Mamaların tadındaki ufak değişiklikleri bile bebekler fark ettikleri için, Minik yemeyi reddetti. Şimdi yapmam gereken, elimdeki mama stokları azalınca, mama sütü ile azar azar karıştırarak Nil'in bu yeni lezzere alışmasını sağlamak.

Bebeklerimiz söz konusu olunca herşeyin en iyisini istiyoruz. Ben kendimi tanıyamıyorum bazen.Komik tepkiler veriyorum, dışarıdan ne kadar garip gözüküyorumdur kim bilir. Nil'e ne verirsem vereyim, ilaç, yemek... tadına bakıyorum. Bazen bazı ürünler alınıyor, atılıyor. Bu Minikler bir gün sevdiklerini diğer gün istemeyebiliyorlar. Bazen kesin tavır koyuyor benim ki, anlıyorum ki ısrara gerek yok :)

Milupa'ya bu konuda ki duyarlılığı için teşekkür ediyorum.
Bu arada olurda sorunuz olursa arayabileceğiniz bir numara

Gerçekten çok ilgililer. Nerden biliyorum? Nil bebek iken yine bir gün kafamız karışmıştı. Babam Milupa'yı aramıştı ve o dönemde bir çok sorumuzun cevabını almıştık.
Keşke diğer bebek firmaları da bu kadar duyarlı olsa...

8 Ekim 2009 Perşembe

Evde tek başına

Pazar günü kedimiz Yodayı görmeye gittik. Artık Angilerde ve hayatından memnun. Onu almamız ne kadar sürer bilemiyorum ama onu görmek hoştu. Nil huysuz & mutsuz & hasta bir bebek olarak tepki vermedi,ağladı durdu...

Pazartesi acile Nil'i kontorle götürdük. Doktor yoktu. Salı günü kendi doktorumuza gittik. Hergeçen gün büyüyoruz. İtiraz etmeyi öğreniyoruz. Gülüyoruz, hayatımıza yeni yeni renkler ekleniyor...

Çarşamba günü TJ İstanbul'a gitti-günü birlik-sonra bir telefon, işler uzadı hayatım! Korkmadım desem yalan olur. Genelde geceleri TJ doyurur Nil'i. Odasına tek kişilik koltuk yerine kanepe koymalıydım diye düşünsem de, saat 5-6 gibi uyanıp, bugün temizlik olduğunu da gözönünde bulundurursak, koşuşturmaca dolu bir güne merhaba desem de, Nil ile ilk anne-kız evde tek başına gecemiz harika geçti...

Hayatımıza bir ilk daha eklendi....

3 Ekim 2009 Cumartesi

Çılgın cumartesi...

Cuma akşamı TJ eve geldi, yemek- yemek sonrası iş, ben Melekler Korusunu izliyorum. Sonra mutfakta uzun zamandır yapmadığımız keyifli bir sohbetin içinde bulduk. Sonra uykum kaçtı 3 gibi falan ancak uyudum. Sabah 6 da Nil katıldı bize. 9 a kadar nerdeyim, saat kaç kavramı olmadan uyumuşum.

TJ 'Nil'in gözünü gördün müüüü?' dedi. Bugünde kuzenin nikahı var. Kuaför, makyaj, kendimi şımarma günü ilan ediyorum dememe kalmadan Nil'in gözüne baktım. Kıpkırmızı, akıntılı. Doktorumuz yoğunmuş, Mesa Acile gittik. Oradaki çocuk doktoru muayene etti ve tahmin ettiğimiz gibi Miniğin gözünde enfeksiyon çıktı.

Soğuk algınlığı durumlarında olurmuş. Mikrop eliye gözüne bulaşmış. Doktorumuz antibiyotikli göz damlası verdi. Pazartesi tekrar göstereceğiz.

Nikaha gittik. Eve geldik. Şimdi daha iyiyiz.

1 Ekim 2009 Perşembe

Civciv Nil....

İki gün önce Nil hasta, evden dışarı attık kendimizi. Hava güzel ama ne sıcak ne soğuk...

Biraz gezindik,tam eve dönüyoruz.Alışveriş merkezine gelen bir anne-kız. Kızın üzerinde okul üniforması. O an dedim ki 'keşke ben de lise yıllarıma dönsem...'.
Aklıma anneme aldırdığım izin kağıtları, sınıfça yaptığımız yaramazlıklar geldi...
Arada hastalandığım zamanlarda şımarıklık yapıp kendimi okuldan aldırırdım.Sonra eve dönmeden bir market alışverişi,pastacıdan pasta ve evde çay...
***

Nil hala hasta, ama daha iyi. Burun akıntımız azaldı sadece ara ara olan öksürük kaldı...

İyi dilekleriniz için teşekkürler dostlar.

Havalar ne öyle ne böyle. Nil hakkında TJ ile konuşuyorsak şu günlerde Nil için 'Civciv bu civciv' diyorum:)

O kadar hassas ve narinler ki...
Tam civciv!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...