30 Mart 2009 Pazartesi

SÜPRİZZZZZZZZ...

"Bugün MUTLUYUM! Taze dayı yani kardeşim 3-4 günlüğüne de olsa ziyaretimize geliyor. Bu Nil ile ilk karşılaşmaları olacak.

Sabah TJ kardeşimi havaalanından alacağı için son nöbet bana kaldı. Sabah 5 itibari ile ayaktayım.
Dün gece 00-2-5-6 da kalktık.

Dün ilk kez Nil'i tek başıma yıkadım. Filenin içine yerleştirdim. Gülücükler atarak yıkandı. Tam kıyafetleri giydirirken ağlama krizine girdik. Sonrasında sakinleşme ve oyuna devam!"

demiştim perşembe günü saat 7 civarı. Ama öyle bir süpriz yaptı ki kardeşim bana, sadece bana da değil, TJ'e ve Nil'e...

Bana ANNEMİ getirdi. İnanamadım görünce. Öyle iyi uyguladılar ki planlarını, hiç düşünemedim geleceğini. Bana çok iyi geldi annem.

Cumartesi Nil'i pusete koyup evin yanındaki alışveriş merkezine gittik. Şansımıza hava bir kaç gündür rüzgarlı. Tam dışarı çıkmaya niyetlenmişken güneş kayboluyor. Ama Nil pusetle gezmeyi sevdi. Dışarı çıkmak hem ona hem de bana çok iyi geldi.


Dün gece annem ve kardeşim yola çıktı.:( Evi sessizlik sardı yeniden....

Yine de güzel bir SÜPRİZ oldu. Evimiz ŞENLENDİ :)

HaYaT DeVaM eDiYoR...

28 Mart 2009 Cumartesi

π point Hamile:)

Çok temiz bir kalbim var! :) Geçen hafta cumartesi bize gelen,EN yakın arkadaşım, dert ortağım π point HAMİLE! Hem de 5 haftalık! Dün yaptırdığı kan testi sonucu öğrenmiş. Akşam arayıp haber verdi.İnanamadım. Çok duygulandım. En büyük dileğimiz çocuklarımızın arasında az yaş farkı olmasıydı.Aralarında 10 ay olacak.Aynı yıl doğacak olmaları ve aralarında ay farkı bulanacak olması süper.
Kızıma arkadaş geliyor:)
Dilerim herşey yolunda gider.

Yazacaklar birikti de birikti. Daha önceden bir kısmını yazıp kaydettim bile ama onları yayınlamak ve detayları eklemek pazartesine kaldı...

ps:iki gündür çok huysuz ve huzursuzuz.Yine damarımız tuttu!

25 Mart 2009 Çarşamba

Nefis bir hediye...

Zordur hediye almak. Hele ki bebeklikten çıkmış Miniklere. Yeğenimize doğum gününde ne alsak diye düşünürken aklıma kitap geldi ama öyle bir kitap olmalı ki hem ilgisini çeksin hem de saklasın...

Hem özel bir hediye olsun hem de kitap okumayı sevdirsin...

Mutfak Camı Burcu'da okumuş ve bir kenara not almıştım. Fikir inanılmazdı. Kahraman kitabın sahibi, yan karakterler yine kendi ailesi ve arkadaşları! Bir de kahramanımızın fotoğrafı tabii.

Keşke bizim zamanımızda da olsaydı dedim. Kendimi tutmasam Nil'e ve kendime de :) istemiştim birer tane. Nil biraz büyüsün bundan özel bir hediye olamaz.

Cumartesi verdiğimiz sipariş salı günü doğum günü çocuğuna ulaştı bile.

Diğer bir güzellik fiyat aralıklarından ödeyebileceğiniz miktarı kendiniz seçiyorsunuz. En fazla kargo dahil 23 TL ye kitap sizin.

Test ettim, onayladım.
Özel ve güzel bir hediye....

Sipariş için bir TIK!

23 Mart 2009 Pazartesi

Haftasonu Özeti

Cumartesi Nil zorla da olsa uyudu. Yine ateşli ve azıcıkta huysuzduk.
Pizzamız geldiğinde Nil uyumuştu bile. Ama biz yorgunduk. Ara ara uyandı uyudu uyandı. Bizim arkadaşlar fazla kalmadı 11 gibi gittiler.

Sonrasında Nil hiç uyumadı ve ağladı. Babası ile sabahladılar. Pazar yine uykusuz ve huysuz ama en azından ateşimiz olmadığından telaşsız bir gündü. 15 er dakikalık kısa uykularla günü bitirdik.Bitirdik derken bitiremedik zorla uyuttuk küçük hanımı.

Sabah 7 de baba işe gitmeden doğru banyoya. Şimdi ise Nil uyuyo. Bakalım kaç dakika sürecek bu uyku.

Kısacası aşı olmak bize pek yaramadı. Yeşim'Ela aşı olunca uyudu' dedi, biz de sevindik ama bizimki tüm hafta sonu uykusuz ve mutsuzdu derken...

Nil uyandı!

21 Mart 2009 Cumartesi

2.ay doktor kontrolü

Dün Banu'nun tavsiyesi ile Mesa Hastanesinde Leven Şükrü Akgüngör'e götürdük bizim kızı.Bu kez doktorumuzu gerçekten sevdik ve memnun kaldık:).Teşekkür ederiz Banu ve Görkem :).

Nil'im 4900 olmuş bu ay. Gaz sancıları için 1 ay kalmış. Sonrasında rahatlıycaz inşallah. Doktorumuz tek bir ilaç değil ara ara değişik ilaçlar kullanın dedi. Arada mylicon sonra Nurse Harvey's...

2. ay aşılarımızı da olduk. Verem aşısı ya sağlık ocaklarında ya da verem savaş dispanserlerinde belirli günlerde yaptırılabilirmiş. Biz evimize yakın sağlık ocağına gitmeyi tercih ettik-burnumuzun dibindeki sağlık ocağını da görmüş olduk:)-, aynı gün verem aşımızı da olduk.

Tüm gün halsiz ve azıcıkta huysuzduk. Gece ateşlendik ve fitil ile biraz kendimize geldik. Fitil sonrası kaka da yaptık:)

Bu akşam uzun bir aradan sonra arkadaşlarımız gelecek. Umarım bizim kız uyur bu gece güzel güzel, mışıl mışıl...

AMİN!

Not: Bebekler söz konusu olunca, bir şeyi çok isteyince olmama olasılığı tetiklenmiş mi oluyor ne? Sabah bizim kız kusmadı dedim ve anında fışkırtarak kustu.

Yine de umarım bu gece uyur:)

19 Mart 2009 Perşembe

Bizden kısa kısa...

Sabah beni en mutlu eden olay eski düşük bel kotuma girebilmem oldu.
Gerçi göbiş hala duruyor kısmen ama bu da bir şey:)

Dün gece TJ ve Nil uyudu ama ben uyuyamadım. O kadar yorgunluğa rağmen nasıl oldu anlamadım!Tam daldım, Nil uyandı...

Yarın 2.ay doktor kontrolümüz ve aşılarımız olacak.Umarım bu kez doktorumuzu severiz.

Dün gündüz Nil hiç uyumadı.Sabah KAKA yaptık. Yuppiiiii....
Bugün banyo sonrası uyudu. Ama ben asıl cumartesi gecesi arkadaşlarım geldiğinde uyumasını istiyorum:). Buna gerçekten çok ihtiyacım var! Umarım damarı tutmaz.

AMİN!

18 Mart 2009 Çarşamba

Ev hallerimiz -Nil hallerimiz

Pazartesi ve salı. Her iki gün de öğleden sonra saat 3 civarı başladık ağlamaya. Pazartesi yine iyiydi sanırım 'Annemin benimle ilk yalnız günü, ilk günden fazla yüklenmeyeyim' dedi Nil ki dün 3 te aralıklarla başlayan ağlamalar 4 gibi durmadan ağlamaya 5-6 gibi ise ağlamaktan bitap düşmeye vardı. En sonunda dayanamadım T.J'i aradım. 7.10 gibi T.J eve geldiğinde hala ağlıyorduk. Bir ara ben de ağlamaya başladım:).

Neyse Nil'i hemen soyduk, doğru banyoya. Ilık bir duş sadece Miniğime değil benim de ruh halime iyi geldi. Sonra babası mamasını verdi, gaz çıkarma seansı derken uyudu Miniğim.

Bakalım bugünde aynı saatlerde başlayacak mı kriz anları?

Sancı,gaz çıkarma çabaları. En sonunda minicik 'pırt' ve sonra tekrar başa dönme halleri....

Artık 'iyiyiz' demeye korkar oldum....

17 Mart 2009 Salı

2.ay

16 Mart 2009 Pazartesi

Kaka yapma ve gaz çıkarmanın hayatımdaki önemi!

'Sabah 7 gibi kakamızı yaptık. Rahatladık:) Yaşasın!

Küçüğümün altını değiştirirken *arada poposuna saf zeytinyağı sürüyoruz pişik olmasın diye* hanımefendinin elinin tersinde duran zeytinyağı çarşafa döküldü:). Güne çamaşır yıkayarak başladık. Sonra yine gaz çıkarma seansında 3 kez üst değiştirdik:)

Doktorumuzu da ayarladık. Cuma günü kontrolümüz var.

Dün Nil dönenceye mest olmuş şekilde bakarken T.J ile konuşuyoruz.
-Bunun uzaktan kumandalısı olsa?
-Hayvancıkları değiştirilebilen cins olsa?-malum bizim kız her an aynı peluşları görmekten sıkılabilir :)-


Dönencemiz kritik anlarda hayat kurtarıyor. En azından şimdilik!'

diye yazmıştım dün akşam. Tam postu yayınlayacaktım ki Nil ağlama krizlerinden birine girdi. Sakinleştikten sonra mışıl mışıl uyudu. Bu sabah kakamızı da yaptık. Güne mutlu başladık!

Birileri bana kaka yapmanın ve gaz çıkarmanın hayatımda bu kadar önemli bir yer tutacağını söylese hayatta inanmazdım!

15 Mart 2009 Pazar

Değişen gündem,kaka,doktor arayışı vs...

Gündem sürekli değişiyor. Dünden beri bir kaka yapamama sorunsalı başladı. İki gündür kaka yapamayan Miniğim Nil çok huzursuz. Haliyle biz de. Dün öğleden sonra başladı ağlama akşam 8-9 a kadar sürdü. En sonunda uyuyakaldı. Akşam 1-4-6 gibi kalktık. Geceleri TJ'in desteği inanılmaz. Anne evinde gece 3 kez kalkıp mama hazırlamak dengemi bozuyordu şimdi ise alışıyoruz. Düzenimiz yavaş yavaş oturacak.

Dönenceye ve müzik sesine bayılıyor.Ağzı bir karış havada izliyor keyifle Miniğim. Gülücükler atılmaya başlandı:)

Bu arada bu hafta 2.ay kontrolü için doktora gitmemiz ve aşılarımızı olmamız lazım. Tekrar doktor arayışına girdik. Herkes Güven Hastanesi bir numara diyor ama bize çok uzak:(
Bakalım nasıl çözeceğiz bu sorunu...

12 Mart 2009 Perşembe

Anneliğe Dair Asortik Krep'ten Mektup Var...

Bu blogu 'O' olmasa açarmıydım bilmiyorum. 'Unutmamak için yaz, Çağıl bebek iken olsaydı böyle bir imkan, hiç düşünmezdim.' dedi de dedi:). İlginçtir en yakın dostum bu blog oldu. En yakınımdakiler bile anlamazken beni blog dostlarım anladı
-anlıyor:)-.

Geçenlerde sevgili Asortiğe dedim ki 'Dönüş vakti yaklaştı çok korkuyorum! Bana mail atarmısın?'Maili okuduğumda ağlamamak için kendimi zor tuttum.

Bugün Nil uyudu, derin bir nefes aldım. Herşey güzel olacak dedim ve Asortiğin o nefis mailini okudum. Onun da izni ile -beni motive ettiği gibi yeni anneleri de eder düşüncesi ile-sizlerle paylaşmak istedim.

***
Sevgili Özlem,

sanıyorum tek başına kaldığında Nil ile başa çıkamayacağı ve onu anlayamayacağını düşünüyorsun..Oysa anneliğin en güzel yanları şimdi başlayacak.Artık onu annenle bile paylaşmayacaksın.O tamamen sana ait olacak. Bunu tattığında ki bu sefer ayrılmaya başlayacağın zamanlar sana zor gelecek.En ufak bir sesinden ne istediğini bileceksin, her gün ve her dakika değiştiğini izleyeceksin.Bu günler için tavsiyem,işi gücü bırakıp onu izlemen.Bir daha bu günlerin dönüşü yok ve o her gün büyüdükçe onun bu günlerini özleyip ,mis kokusunu bol bol içine çekip, sessizliğini arayacaksın..
(Fotoğraf makinanı ve varsa kameranı hep açık tut arkadaşım..)

Oysa bir çocuğun en güzel çağları bir bebekliği , iki 4- 5 yaş arasıdır.Bebekliğini unutamayışın sebebi onun çok küçük ve derdini anlatamayacak kadar sana bağımlı olmasından ve her bakışında bu benim duygusundandır. İkinci evresi de 4-5 yaş çağlarıdır ki o zamanda sana sorduğu soruların karşılığını verebilecek ve çocuk yüzü artık oturacak yaşa geldiğinden o yüzde dünyaya karşı oluşan bütün soruları noktası virgülüne kadar suratındaki mimiklerden okuyacak olmandır.

Hem kız olması sebebiyle daha 2.5 yaşından itibaren kıyafetleri konusunda takışacaksınız,hatırlatayım :)

Annelik kadar güzel bir duygu yok, bu bazen eş durumlarının bile önüne geçebilir ama hazırlıklı ol çünkü kızın ne yaparsa yapsın her gün daha çoğalan bir bağlılıkla artık ona bağımlısın..İnsan bunu ilk günlerde anlayamayabiliyor ve unutma ki eşin ve sen ancak çocuğunuzun başında sağ salim ve mutlu olduğunuzda onun hayat üçgeni tamamlanmış oluyor.Bu yüzden eşine ve kızına hayat boyu aynı yaklaşımlarda bulunacağını gözönüne al ve hayatını ona göre kurgula.. Her ikisinin de sana ihtiyacı var. Evin temeli anne ve sen mücadeleyi bıraktığın an o temel sarsılabilir.

Ben senin iyi bir anne olacağını düşündüğümden inan yalnız kalacağın günler hakkında hiç endişelenmiyorum. Zaten telefonum elinin altında sıkıştığında ara ya da her şey için annenden yine yardım alabilirsin..Birde sana "anneler grubu " diye bir zamanlar bizim de üyesi olduğumuz internet sitelerinden birine üye olmanı öneriyorum.Zaman değiştiğinden ancak internetten bire bir takip edebilirsin bazı şeyleri.

Sana kolay gelsin.Çok zevkli ama bir o kadar da yorucu bir döneme adım atıyorsun.Keyfini çıkararak ve tadına vararak geçirmeye çalış.Zor zamanların olacaktır ama emin ol güzelliklerinin yanında bunlar hiç bir şey.

BLOG YAZISI GİBİ OLDU BAK SANA ÖZEL BİR ANNELİK YAZISI :))

Nil' i ve seni öpüyorum..Sevgilerimle..

***
Bu mektup en kısa sürede print edilip aynanın bir köşesine konulacak. Her umutsuzluğa kapıldığımda okunacak.

Teşekkürler Asortik:) Maili okuduğumda kendimi inanılmaz özel hissettim. Tekrar Teşekkürler...

Macera başladı!/Bebekle uçak yolculuğu

Evet evet macera başladı!
Saat sabah 6 gibi Ankara uçağına binmek üzere Nil ile havaalanındayız. 'Dede' de bizimle geliyor yani yanlız değiliz. Minik Nil havalanına giderken yol boyunca uyudu. Havaalanında yaygarayı bastı. Hazırladığımız mama apar topar verildi. Küçüğüm derin bir nefes aldı. Bu arada ana kucağına binmemekte direnen kız uslu uslu oturdu. Büyüyormuyuz ne?
Uçak havalanırken Sevgili Gezicini'nin de tavsiyesi ile emzik verildi. Sonrası Nil 45 dakika boyunca uslu uslu uyudu. Tam inecekken yine ağlama krizi.Sıcak su isteme ve Miniğe mama verme başarı ile tamamlandı. Uçaktan en son inenler tabii ki bizdik. Ama iner inmez bizimki öyle bir kustu ki. Hem kendini yaktı hem de beni:)

Sonra arabada yine-ana kucağında- uyudu.
Eve gelince tekrar mama seansı ve baba tarafından gaz çıkarma...
Sonra uyumamakta direnme ve en sonunda onu uyutacam diye direnen annenin yani benim uyumam ve gözümü açtığımda Nil'in de kendini derin rüyalara bırakması.

Tabii ben 3 kez mama- 2 kez alt değiştirme seansını ve bu arada gaz çıkarmaya çalışırken anne-babanın ve kendinin-3 kez üst değiştirdik saat şu anda 16- üstüne kusma ile çıkan çamaşırlarla,ayağımızın tozu ile bir makine çamaşır yıkamayı saymıyorum.

Evet ne demiştim?
Yeni Bir Hayata Başlarken...
ASıl maceraya hoşgeldik!

Bakalım gecemiz nasıl geçecek?

10 Mart 2009 Salı

Ver Elini Ankara...

İnanamıyorum!
Bugün son gün! Buraya geleli 1 ayı geçti. Uzun zamandır bu kadar uzun kalmamıştım 'anne evinde'...

Neler değişti?
Nil büyüdü!
Geldiğimizde Nil 15 günlüktü ve ben kıyafetlerini bile -Miniğime bir şey olur- korkusu ile giydiremiyordum. Artık kıyafetlerimizi rahat rahat değiştirebiliyoruz.

Alt açma- evet değiştiriyordum ama bu kadar rahat değil- Bu arada bez olarak Huggies çocuk bezi -bence- Primadan çok daha iyi.

Nil'i yıkayabiliyorum -tek başıma değil- ama birinin yardımı ile. Tek başıma da file üzerinde yıkayabilirim:)

Ankara'da ilk günler zor olacak. Bundan eminim. Ama korkunun ecele faydası yok misali benimde bunlardan kaçma lüksüm yok.

Umarım Nil en azından geceleri uslu bir bebek olur.
Myliconu düzenli kullanmaya başladıktan sonra gaz sancımız gözle görülür bir şekilde azaldı. Ama yine de belli olmuyo:(

NoT: Dün anneye gülücükler saçıldı:)

Bakalım Ankara'da bizi neler bekliyor?....

8 Mart 2009 Pazar

Kirazın Sobesi:)

Kiraz'ım sobelemiş:)
Çocuğumuza başkalarının evindeki davranışları hakkında nasıl eğitim vermeli?

Ben bu konuda ne çok katı ne de çok gevşek olanları anlamıyorum. Aslında en sinir olduğum anne tipi, çocuğuna hiç bir şey demeyen ve müdehale etmeyendir.
Bir arkadaşımıza misafir olarak gitmiştik, 3 yaşlarındaki oğulları plastik değil METAL oyuncağı kafama fırlattı. O oyun sanıyordu ama annesinin hiç bir şey dememesi beni rahatsız etmiş olacak ki, aniden aklıma bu olay geldi.

Ordan çıktığımızda TJ ile biz olsak ne yapardık diye konuştuğumuzu hatırlıyorum. Misafir rahatsız olmuş ve bunu hissettirmiş ise -ki hissettirdik gayet yumuşak bir şekilde- 'Kimyona' :) 'Kimyon bak uf olur abla teyze' falan der, o hareketin yanlış olduğunu hissetirirdim ki başkalarına da yapmasın.

-Bize göre-yanlış davranışların çocuğa sabırlı bir şekilde anlatılması taraftarıyım.

Çok katı anneleri de anlamıyorum ama ortasını bulmak ayrı bir meziyet onun da farkındayım.

Yeri geldiğinde otoriter yeri geldiğinde yumuşak ama hep SABIRLI ve İSTİKRARLI olmak lazım sanırım. İstikrarlı derken kastettiğim, bir harekete bir gün 'doğru' bir gün 'yanlış' dememek ve anne-babanın beraber uyumlu bir şekilde hareket etmesi.

Bence çocuk evde nasılsa dışarda da öyledir. Yumuşak ve sabırla 'Bebek-çocuktur- anlamaz!' dememeli ve bebeklikten itibaren konuşulmalı, anlatılmalı.

Tabi bir de her çocuğun- bebeğin- kendi kullanım kılavuzu var, biz ne desek boş ama yine de istemediğimiz hareketleri önlemek bizim elimizde:)Çocuk gelişimi,psikolojisi hakkında bolca okumalı, kendimizi geliştirmeliyiz.

Ben de fikirlerini çok merak ettiğim Gezicini , Mummy,Asortik Krep Hanım:) ve Huysuz ve Tatlısı'nı sobeliyorum:)

Geri Sayım Başladı!


Anne evine gelirken bu kadar uzun kalacağımı ben bile bilmiyordum.
Ama iyi geldi anne yanında olmak. En önemlisi Nil büyüdü!
Ama özledik herkesi. En başta T.J sonra kedimiz Yoda...

Hala sebepsiz çığlıklar atıyoruz.Gaz sancısından kıvrım kıvrım kıvranıyoruz.
Sabah 3ten sonra uyumayı sevmiyoruz....

Ankara biz geliyoruz:)

5 Mart 2009 Perşembe

Ankara yolları...

Haftaya bugün Ankaradayız. Zaman ne çabuk geçiyor! Minik 1.5 aylık oldu bile!

Başlarda zor ama sonrası keyifli olacak eminim...

Şu sıralar sebepsiz-ya da benim için sebepsiz mi demeliyim- ağlamalar üzüyor beni.

Karnımız tok, altımız kuru, max.20 dakika gaz çıkarma seansı ve gazımız çıkmış. Ama yok işte ağlıyoruz da ağlıyoruz! Muhtemelen sancılanıyo Minik ama onun sancısı geçene kadar ben de sancıdan ölüyorum..

Evet sayılı günler kaldı evimize dönmek için.

İşte asıl macera o zaman başlayacak!

2 Mart 2009 Pazartesi

40ımız da çıktı!

Cuma günü kırkımız çıktı. Dayımın eşi ve annem ve ben:) Nil'i bir güzel yıkadık.
40ımız çıktı ama hala gaz sancılarımız sürüyor. Mylicon adlı gaz ilacının iyi geldiğini söyleyebilirim. Ama yine de bazen ağlamaktan yorulmayan Miniğim Nil'i evde 3 kişi susturamıyoruz. Kaka yapamama ve yoğun gaz sancıları mahvediyor Nil'i.

Dün altını değiştirdikten 5 dakika sonra yine bir koku. Ben mi kokuyorum diye ev ahalisine sormaya başladım. Nil'in yanında temiz T-shirtle dolaşmak mümkün değil:).
Bir baktım bizim Minik kaka yapmış ama ne kaka-Maşallah:)- İstikamet doğru banyo. Sonrasında Johnson Bed time lotion eşliğinde kremlenme ve uyku. Daha önce bed time kremi Nil çok minik diye sürmemiştik, zeytintağı ya da bepanthene sürüyoruz genelde. Her banyo sonrası uykusu açılan Nil bu kez bir uyudu. Marifet kakada mı yoksa bed time lotionda mı bilemedim:)

40ımız çıkınca gece uykuları düzene girer diye umutla bekliyorum. Easy kaydımıza göre dün gece 11.45-3.40-5-7 şekinde uyandık. Sonrasında yine gaz sancısı eşliğinde ağlamalar, gaz çıkarma seansı sırasında kusma-annenin üstünü batırma- ve banyo:)

Macera devam ediyor!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...