25 Şubat 2009 Çarşamba

Korku...

Bir yerlerde okumuştum
'kimse mükemmel bir anne değildir, ben sadece 'iyi' bir anne olmaya çalışıyorum.

Çevremde gördüğüm hataları-benim için hata olarak adlandırılan davranışları- yapmayan bir anne olmak amacım.
Ama iyi ama kötü. Sevgisini gösteren ve çocuğu ile iletişim kurabilen bir anne. 'Söyleyemedim cünkü korktum' demeyen bir çocuk.
Ne mutlu bana ki böyle bir ailem var.

Annelik garip bir duygu,hata yapmadan var olmak istiyorsun. Zaten detaycı ve plancı biri olan ben bazen kendimi tanıyamıyorum.
Korku da var tabii, hata yapmak istemiyorsun. Çocuğuna hep pozitif yaklaşmak istiyorsun.

Ağlayınca ,hele ki susturamıyorsam, kendimi yetersiz hisediyorum.
Ne yapsam da Nil'i mutlu etsem diyorum.İşte o anda dünya tersine dönüyor.

Anne yanında bunlar daha çabuk atlatılıyor. Alıngansın, korkuyorsun ve annen orda. Başkası olsa söylediğin bir laf karşındakinin canını yakar ama anne işte, bir çok şey sorunsuzca halloluyor.

Öte yandan kendi evini, eşini, kedini özlüyor, düzenini kurmak istiyorsun. Ama korkuyorsun da....

Kısacası yine ikilemlerdeyim Dostlar,
Bir-İki bilemedin en fazla üç hafta sonra ver elini Ankara. Kendimi hazırlamam lazım.

Tek duam 40ımız çıktıktan sonra bazı şeylerin daha kolay olması-düzene girmesi-....
Siz ne dersiniz dostlar?
Bu yollardan geçtiniz mi?

Şu aralar -mecbur kaldıkça-söylüyoruz!

Hep beraber!

24 Şubat 2009 Salı

Sakinleştirme Çabalarında 2.perde

Bir önceki postu yazdım.Yazdım da ne oldu? Tüm gün sefilleri oynadık. Mylicon,aşağıdaki çabalar,sıcak su torbası vs vs... hiç bir şey fayda etmedi. Tüm gün mırın kırın şeklinde geçti... Tam işe yarıyor derken hop tekrar ağlama seansları.

Umarım bu gece rahat uyuruz...

Sakinleştirme Çabaları...

Gaz çıkarma çabaları sırasında -Unutmamak adına- Nil'i nasıl sakinleştirdiğimi-her zaman işe yaramayabiliyor bu yöntemler- not etmeli.

1-Omuza alıp sırtına şşş-pat yöntemi yapmak: Bunu ilk annem yaparken gördüm ve Tracy de okuduğum için şaşırdım. O ise ben küçükken beni böyle sakinleştirdiğini/uyuttuğunu söyledi. Tek fark biz pışşş pışşşş diyoruz.

2-Emzik: Çok fazla alışmasını istemesemde zor anlarda işe yarıyor. Sakinleşiyor. Her zaman işe yaramayabiliyor.

3-Beklemediği bir anda şarkı söylemek

Je ne veux pas travailler
Je ne veux pas déjeuner
Je veux seulement oublier
Et puis je fume

sözler değiştirilebiliyor.-İlk başlarda işe yarıyor gibi gözükse de iki dakika sonra ağlamaya devam-

4-Yatırıp şşşt-pat yöntemini uygulamak.

23 Şubat 2009 Pazartesi

Ağlamakla geçen bir pazar....

Nil'im dün tüm gün ağladı da ağladı.Napsak olmadı, myliconun faydası olur gibi oldu ama yinede sakinleşmedi bir türlü. Bu hengamede Nil'in çok ağlayası tutunca çenesinin bir titreyişi var,onu yapmasın mı? İşte o zamanlarda tam yemelik Nil'im, herşey bir an içinde olsa unutuldu. Sonra tekrar sakinleştirme çabaları.

Geceleri 1-3-5 arası kalkıyoruz ama 3ten sonra uyumama ya da 5ten sonra uyumama potansiyelimiz var. O zamanlarda ben şahsen mahvoluyorum-Allahtan anneanne var-

Mama yerken gaz sancısı geliyor, kıpkırmızı oluyor ve ağlamaya başlıyor. Hemen sakinleştirme çabaları başlıyor... Genelde sırtımda gaz çıkarırken uyuyor.

Onun dışında arada gülümsüyor, beni benden alıyor:)Arada kendi yatağı dışında benim yatağıma alıyorum, parmağımı tutup uyuyor. Her geçen gün büyüyor Miniğim:)

Not: Myliconu veriyoruz.1 hafta olunca deneyimlerimiz yazılacak.Mylicon tarzı gaz ilacı veren dostlar, bebeğinize ilacı düzenli olarak mı veriyorsunuz yoksa gazı olunca mı?

20 Şubat 2009 Cuma

Doktor,aşı vs...

Şu sıralar aklım bir karış havada. Ciddi söylüyorum. Herşeyi unutuyorum,bir sorduğumu iki dakika sonra tekrar soruyorum. Rüyada gibiyim ama aynı zamanda uyanığım...Garip bir durum.

Dün kalça ultrasonumuzu çektirmek üzere randevu saatinde hastaneye gittik. 'Uyuyan melek Nil', doktor ultrasonu çekinceye kadar yani o soğuk sıvı ile tanışıncaya kadar uyudu. Sonra hiç ama hiç susmadan ağladı! Kucağa almalar, sakinleştirme çabaları işe yaramadı. İşte o anda kendimi çok ama çok çaresiz hissettim! Hepatit B aşımızda bacaktan yapıldı.

Doktora uğradık.-hala ağlıyoruz- Kalça ultrasonumuz temiz çıktı. Nurse harvey's şurubu içiremediğimizi söyleyince iki şurup ismi daha verdi. Biri daha önce alıp, Nil çok küçük diye vermediğimiz Mylicon. Henüz denemedik, bugün sancıdan duramazsa deniycez.

Akşam mışıl mışıl uyudu diye sevinirken, sabah 6 itibariyle tekrar eski formuna kavuştu meleğim.

Hala umudumu 40 a bağladım!

18 Şubat 2009 Çarşamba

Bebek dilini sökersem bu iş tamamdır!

Hala anneevindeyiz. Hayat devam ediyor. Nil'im bir gün iyi, bir gün kötü. Günümüz günümüze uymuyor.

Bez olarak Prima yeni doğan kullanıyoruz. Son birkaç gündür, o kadar dikkat etmemize rağmen ara ara taşıyo. Sabah 6 gibi anneannesi altını değiştirdi. 7 gibi kızımla ana-kız saadet yaşadık:) Sonra bir ağlama. Annem 'altını batırmıştır' dedi.
'Nasıl olur sen 1 saat önce değiştirmedin mi?' dedim. Sonuç bizim kız kaka yapmış hemde sırtına kadar kaka olmuş. Islak bezle siliyoruz, olacak gibi değil.

Saat 7.45, istikamet küvet. Ohh altının açılmasından nefret eden hanım, altı açıldı, soyundu, keyifler yerinde (maşallah)-Bu maşallah, insallah lara bebek doğunca daha bir inanır, can-ı yürekten söyler oldum-, sonra yine giydirilme faslı, yağlanma ve bağırış, çağırış...

Annemle aramızda geçen konuşma
Annem: Bebeğinin ağlamasından nesi olduğunu anlarsın
Ben : Nasıl yani?
Annem: Bak altını batırınca farklı ağlıyo, vs...
ben : Nasıl yani?????

Kısacası,
Bebek dilini sökersem bu iş tamamdır!

Gaz olayına gelince, bizim kız Nurse Harvey's şurubu sevmedi! O kadar denedik, mamadan sonra verdik, kustu. Yarın kalça ultarasonumuz var, sonrasında doktora uğrayıp konuşucaz!

Kısaca,
Hayat Nil'im ile devam ediyor!

17 Şubat 2009 Salı

Bugünlerde...

Keşke bu kadar esnek olabilsem....(Mecazi Anlamda ;) )

14 Şubat 2009 Cumartesi

1.ay doktor kontrolü

Evet Ankara'da iyi bir doktor bulamadık ama 'anne evinde' bulduk.
Doktor bir tanıdığımız kendi çocuklarını da götürdüğü doktorunu önerdi.
Bugün sabaha randevumuzu aldık.

Sorunlarımız:
Nil'in gazlı bir bebek olmasıydı. İki gün önce ateşlenir gibi oldu ki bu bizi endişelendirdi. Doktorumuz acil durumlar için biri ateş, diğeri çok ama çok sancılandığı zaman yarım adet kullanılmak üzere fitil verdi. Buzdolabınızda dursun, gerekirse kullanırsınız dedi.
Gaz için ayrıca Nurse Harvey's adli bitkisel şurup verdi. Günde en fazla 6 kez verilecek.

Kalça ultrasonu için ancak perşembe gününe randevu aldık. Hepatit B aşısıda perşembe günü yapılacak.

Bu sabah saat 4 te uyandık 6 ya kadar uyuyamadık. Sancılandık! Doktorda ağladık,ağladık....
Hala uyumakta direniyoruz! Yiyoruz, çıkarıyoruz...Nurse harveys şurubu da mama ile çıkardık!

Allah Yardımcımız Olsun!:)

13 Şubat 2009 Cuma

Yeni bir Mim!

Okumaktan büyük keyif aldığım Yeliz, ve Yeşim beni MİMLEDİ!

Napmalı?
1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermeli,
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermeli,
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmeli.

Okumadan olmaz kısmındaki Dostlar,
Mimlendiniz!

12 Şubat 2009 Perşembe

Anakucağında ilk banyo...

Dün ilk kez Nil'i benim kucağımda yıkadık.

Daha önce bir çok kez anneanne komutanlığında yıkamıştık tabii ama bu kez Nil'im kucağıma verildi. Sular döküldükçe bizimki gülümsedi. O gülümseyince 'anne' pek bir mutlu oldu:)

Kızım suyu sevdi!

Tracy Hoggs'un EASY si bizim evde kabul görmedi. Düzeni otutturamadık. Spirallettiğim tabloya kaka,mama saatini yazıyoruz düzenli.

Ama benim hala umudum var!

11 Şubat 2009 Çarşamba

Nil ile hayat:)


Günler Nil ile çabucak geçiyor. Nasıl geçiyor anlamıyoruz bile. Bir koşuşturmacadır gidiyor. Tatlı bir koşuşturmaca. Uyuyor, arada gözler açık gülümsemeler,gaz çıkarma seansları, kusmalar,ağlamalar. 'Pış pışş'lar eşliğinde uyutma çabaları....

Dün yine gaz sancımızdan uyuyamadık. Bu kez gündüz ayaktaydık. Sonra gece sancılandık...

Çevremdeki herkes soruyor:
'Anne olmak nasıl bir duygu?'
Bence anne olmak gözünün kimseyi, hiçbirşeyi görmemesi. Varsa yoksa Nil.

Kızım gülümsedi mi dünya duruyor!

8 Şubat 2009 Pazar

Sabır Taşı & Nil'in 3.Haftası

Yazmak istiyorum, yazacak çok şey var ama aslında hiç bir şey yok. Sürekli bir kısır döngü.
Yine iki-üç gecedir uykusuzuz. Hadi burda yanımda annem-babam var ve biz üç kişi bir bebekle ancak başedebiliyoruz. Ya Ankaraya dönünce ne olacak? T.J işte tüm gün. Umarım 40ımız çıktıktan sonra düzene girer diye dua etmekten başka yapacak bir şey yok.

Dün gece ve ondan önceki gece bir başladık ağlamaya. Karnımız tok, altımız kuru. Gazımız çıkmış gibi. Peki ya sorun ne? Gaz sorunu? Uyurken aniden gelen bir sancı ve sonrasında tüm gece uykusuzuz!

Şu anda da içeride ağlıyor Nil Hanım, yanında dede ve anneanne.

Sırta alınca hemen susuyor, tek başıma olduğum için kucağa alışsın istemiyorum. Kimsede kucağa almıyor zaten ama sırta alıyoruz gazı çıksın diye. Şimdilerde sırtta uyuyor, sonra doğru yatağa! Sonra yatağında başlıyor ağlamaya!

Bu arada bu hafta 3.Haftan Nil'im.
Bu hafta geceleri bizi esir aldın Miniğim. Mahvettin bizi....
Anneannendesin, keyfin yerinde ama ya geceleri? Arada etrafında dört dönüp, çaresiz kaldığımız anlardan sonra aniden gülümsüyorsun. O anda anneannenle birbirimize bakıp gülümsüyoruz. Sanki 30 dakika önce çaresiz kalan biz değilmişiz gibi....Ama o gülümseme herşeyi unutturuyor bize Meleğim!

Ah bir de gecelerimiz düzene girebilse!

Hamileyken dostlar,
'aman uyu,arayacaksın bu zamanları demişlerdi' de dinlememiştim.
Dinlemek, vücudu dinlendirmek lazımmış!

Annelik sabırla eş anlamlıymış,
anladım!

4 Şubat 2009 Çarşamba

Kusma,sancılanma,acıkma

Dün Ankara'dan 9 saatlik uzaklıktaki güzide şehirlerimizden birine doğru yola çıktık.

15 günlük bir bebekle yolculuk azıcık stresli. Bolca bez, bolca bebek mendili, alkolsüz ıslak mendil vs. ile dolu bir çanta ile ana evine geldik.

Yaramaz kız araba koltuğuna inatla binmedi. Kah kucakta kah araba koltuğuna bindirme çabaları ile geçti yolculuk. Annem 18 günlük olduğu için daha çok küçük olduğunu söylüyor ama keşke bindirebilseydik diyorum.

Ondan önceki gecelerimiz uzun ve uykusuz olduğu için 'umarım bu gece uyuruz' dilekleri ile eve vardık.

Bizim kız ilk kez bir gece 3 kez kalktı,mama yedi, kusmadı,altı değişti ve uyudu.'Düzene giriyor yaşasın' dememe kalmadı bu sabah itibari ile yine yine bir gaz sancısı. Az önce Seyhan da yazmış. Aynı olaylar. Susturamadık. Uyuyor, yiyor, kusuyor,sancılanıyor. Sonra tekrar acıkıyor,kusuyor,sancılanıyor....

Şu anda ortalık süt liman. Umarım akşam sancılanmayız, kusmayız....

2 Şubat 2009 Pazartesi

Uykusuz geceler!

Nil Hanım son 3-4 gecedir pek huzursuz.

Gündüzleri mışıl mışıl uyuyan Miniğim, geceleri cin gibi. Anneanne başta olmak üzere tüm ev ahalisi uykusuz.Gece 12 de ağlamaya başlıyoruz sabah 4 e kadar susmuyoruz.
Gaz çıkaramıyoruz, kaka yapamıyoruz.

40 ı geçince geçer diyorlar, ya geçmezse?

1 Şubat 2009 Pazar

Mim!

Kuzu Bebek beni Mimledi!


1-yakınınızda bulunan ilk kitabı alın.: Eğitim Psikolojisi Gelişim-Öğrenme-Öğretme


2. 161. sayfayı açın.: Açtım!


3. 5. cümleyi okuyun.:Okudum


4. Blog sayfasına yazın.: Hemen!
İşitme duygusuyla kalan bilgiler ise 2-3 sn kalabilirler. (Feldman,1995)

5. En güzel cümle ve en güzel kitabı seçmeyin.Sadece yakınınızda olan ilk kitabı alın. : Tamam, öyle yaptım bende:)

Teşekkürler Kuzu bebek!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...