31 Aralık 2008 Çarşamba

29 Aralık 2008 Pazartesi

Hamileyken Yılbaşı Programı Yapmak!

Geçen yıl 'Seneye yılbaşına karnın burnunda gireceksin' deseler, onlara 'Hadi canım' derdim.

Her yeni yılda heveslenen, evi süsleyen ben, bu yıl minicik yılbaşı ağacımızı çıkarmayı bile unuttuğumu şu anda bu yazıyı yazarken fark ediyorum. Acaba yerini başka heyecanlar aldığı için olabilir mi?

-Bebek yukarda di mi canım? Aşağı inmiyo di mi?
-Bak yine tekme attı!
-Çok sert vuruyor ya!
-Nerde bu kız?
-Başımı karnına koysam kalp atışını duyar mıyım canım?

İşte bu ve bunun gibi konuşmalarla sabahımız akşamımız ailemize katılacak Minik üzerine...

Her yıl yılbaşı akşamını nasıl geçireceğimiz 2-3 gün önce belli olur. Şu anda plansız bir şekilde evde oturup film izlemeyi düşünüyoruz.

Dışarı çıkamıyoruz,
restaurantlardaki sigara dumanı ve gürültüye zaten normalde dayanamam ama şu halde düşüncesi bile ürkütücü!

Belki yakın 1-2 dost gelir, azıcık çene çalarız.
İşin kötüsü kaçta uykum geliyor kaçta gidiyor, bir iyi bir kötü hissetme durumları, huysuzluklar şu aralar çokça yaşadığım şeyler!

Benim gibi hamile olan, hele ki hamileliğin son zamanlarına gelmiş dostlar,
sizin plan programınız ne?

27 Aralık 2008 Cumartesi

Doğum günüm!

27 Aralıkta doğmanın en kötü yanı nüfüs cüzdanınıza ocak başlangıç tarihlerinden birinin yazılması ve taa evleninceye kadar bu durumla alakalı olarak annenize söylenmenizdir. Evlendikten sonra yaşlar ileri değil geriye sardığı için sorun kalmaz. Anneniz mutlu, siz mutlu.

Geçen yıl 2008'e girerken aklımdan geçen hayaller arasında bebek hayali var mıydı hatırlamaya çalışıyorum. Evet vardı ama sadece sözde olan ve şubat-mart ayında olgunlaşan bir hayal 16 mayıs cuma günü Enciyle yaptığımız test sonucu ve sonrasında 17 mayısta kan tahlili ile kesinleşen bir şölene dönüştü.

Aniden hayatım değişti. İnsanlar bebekleri hemen olmadı diye panik olur, senin annen Miniğim,hamilelik öncesi testlerden sonra bu kadar çabuk gelmene şaştı kaldı. İlk ay değil ama 2.ay ve sonrası mide bulantıları ile geçen ve hala zaman zaman beni sıkıntıya sokan bir dönemdi. Kokulara duyarlı olmayan ben tüm kokuları alır buldum kendimi.

Eylül ayında dayın bizimle kalmaya başladı. Alıştırdı kendini bize ve sonra pırrrr Aralık ayında gidiverdi. Ocak ayında ise Amerika yolcusu. 12sine kadar doğarsan o da aklı sende gidecek. Zaten tüm naz çekmeler, 'canım ablamlar' sana Minik. Ben hayatım boyunca böyle alaka görmedim.

29 Kasım da bir tanecik dedem vefat etti. Oysa ne kadar istemişti seni görmeyi ve bir kez olsun kucağına almayı. Seni göreceğinden o kadar emindik ki. Belki o da oralardan görecek seni Minik...

Biraz da güzel şeylerden bahsedelim. Yoda yani kızkardeşin hala bizimle. O kadar tatlı ki, bak kardeşin, oyun arkadaşın bile sanki geleceğini biliyormuşcasına en sevdiği aktivite olan karnımın üstünde uyumaktan kendi kendine vazgeçti.

Yeni yaş,yeni yıl ve senin gelişin yeni başlangıçlar demek. Evet,bizim içinde yeni bir başlangıç.Umarım herşey yolunda gider....

Bu yazı aslında doğum günü yazısı olacaktı ama okuyunca farkettim ki yılın özeti yazısı olmuş.

Bu doğum günüm hayatımın en özel doğum günü.İnanılmaz heyecanların yaşandığı!

Miniğim,
seni bekliyoruz,
heyecan ve özlemle!

Not: Sen yine de vaktinde gel Minik, aman erken gelme olur mu? :)

26 Aralık 2008 Cuma

36.Hafta-Geri Sayım Başladı-

Minik gelmene az kaldı. Ama erken de gelme, zamanında gel:)

Şu aralar geceleri kabuslar görüyorum. Her gece yeni bir macera. Sadece doğum yok elbette, macera filmlerini aratmayacak alakasız alakasız konular! Tabii geceleri wc seanslarını ve sağa sola acıyla dönmeleri saymıyorum.

Bir de bir gaz sancısıdır aldı başını gidiyor. Ara ara beni rahatsız eden ama sonra geçen sancılar bunlar. Minik hep diyorum ya 'erken gelme kızım, vaktinde gel, en azından anneannen gelsin öyle gel:)'

Gittikçe ağırlaştığımı hissediyorum.Göbeğim heryere benden önce gidiyor. Şu ana kadar aldığım kilo 9, hadi bilemedin 10. Haftaya cuma doktor randevumuz var.Heyecanlıyım çok! O zaman doğumla ilgili herşey daha da net olacak.

Nedense bu konuyu çok irdelersem zaten panik ve kontrol delisi olan ben daha da korkacağımı düşünüyorum. Acı epidüralde de var, sezeryanda da var. Normal zamanda, normal doğum korkusu olan ben epidüral düşünüyorum. Belki de herşeye hakim olma duygusu, bilmiyorum. Bir de spinal sezeryan beni daha çok korkutuyor. Ama dediğim gibi doktora güven şart. Belki de şu anda beni sakinleştiren tek şey o. Güven!

Eksikler tamamlandı. Hastane çantası kısmen hazır. Aklıma geldikçe ekliyorum. Bu arada geçenlerde bir arkadaşım hiç aklıma gelmeyecek bir şey söyledi. 'Bebeğin ilk kez giyeceği hastane çıkışını, battaniyesini ve bir bezi bir poşete koy, o telaşede annenler falan hangisiydi, nerdeydi derdine düşmesinler, sen doğuma giderken hemşireye verirsiniz' dedi. Mantıklı geldi :)

24 Aralık 2008 Çarşamba

Yeni doğan bebeğe ziyaretler...

Dün bir arkadaşımla konuşuyoruz. Bebeğin kırkı çıkmadan ev ziyaretleri olmaz herhalde' dedim. 'Sen öyle san, insanlar kırkı mırkı dinlemez' dedi.

Anlıyorum sevildiğini bilmek güzel ama bu kadar anne ve bebekle iç içe olmak ne kadar doğru? Önceleri bu konuda katı olduğum söylenemezdi ama şimdi her geçen gün anneliğe bu kadar yaklaşmışken buna çocuğumu koruma iç güdüsü de denebilir tabii.

Bence ilk kırk gün anne ve bebeğin birbirine alışması açısından oldukça önemli. Ama Elif Şafakta diyor ya bazılarının kırkı 10 günde çıkar, bazılarınınsa 6 ayda. Ama benim karşı çıktığım misafir ve gürültü dolu bir ev. Herkesi memnun etme çabası. Güzeryüzlü olmak istemesem de güzeryüzlü olmak zorunda olmak.

Bir o kadar insanın yeni doğmuş bebeği sevme, kucağa alma arzusu. Kendi çocukları olsa bu kadar rahat davranırlar mı sanmıyorum?

22 Aralık 2008 Pazartesi

Duvar stickerı vs...

Şu duvar stickerlerı uzun zamandır kafamı kurcalıyordu. Walltogetherdan modeli bile belirlemiş ve İstanbulda oturan bir arkadaşımdan benim için gidip görmesini bile istemiştim. Geçenlerde arkadaşım aradığında sadece internet üzerinden satış yaptıklarını söylemişler. Arkadaşım iç mimar ve birkaç parça almayı düşündüğümüz için boyut ve rengi onunla ortak netleştirmeyi konuşmuştuk. Sonuçta onun da içine sinmedi.

Tesadüfen Paşabahçede dolanırken bir baktım çeşit çeşit duvar stickerları. Hem de gayet uygun fiyata.
Sonuç olarak kuş ve balina olmak üzere toplam 18 parça seti 15 ytl gibi bir fiyata aldık. Henüz uygulamadık ama eve gelip paketi açtığımda oldukça kaliteli olduğunu gördüm.
Ayrıca daha büyük setler de var.Seçtiğiniz desene göre değişiyor fiyatlar.Walltogethera göre de oldukça uygun.Tabii önemli olan istediğin gibi bir şey bulabilmek. Ankara'da İKEA olsaydı kesin ilk oraya bakardım:).

Onun dışında Kraftın park yatağını açtık. T.J kurdu ve sonra bir sorun olmadığını anlayıp tekrar kaldırdık. Park yatak 'Minik' doğunca bizim odada duracak.

Şu sıralar Tracy Hoggs'un kitabına takmış durumdayım. Altını çiziyorum anlamaya çalısıyorum ama anlayamadığım yerlerde olmuyor değil.Bence yöntem kesinlikle mantıklı. Doğru uygulanırsa etkili de. Ama işte olay doğru uygulamakta!
Bu konuda bana yardımcı olabilecek dostlar var mı?

Gri Ankara'dan Sevgiler!

19 Aralık 2008 Cuma

35.Hafta Hoşgeldin!

Dün gece "hafta sonu İstanbul'um" geldi. Şansımı deneyeyim diye doktorumu aradım.
'Artık kritik haftalar, her an herşey olabilir.Bence gitme' diyince mecburen kaldı hayaller.

Oysa İstabul'da burada pazar kahvaltısı, burada tost,burada akşam yemeği ve hayatımda yediğim ennn nefiss mezeler ve Ankaraya dönmeden önce burada ise alışveriş yapmak isterdim:)

Neyse sağlık olsun, kızımın keyfi yerinde olsun. Sağlıklı ve vaktinde doğsunda!:)

Bu sabah 6 gibi bir bulantı ile ayaklandım. Ağzımda hala o kötü tat var, T.J'in yaptığı o nefis tost bile fayda etmedi.

Uyumak giderek zorlaşıyor...

devamı yolda!:)

17 Aralık 2008 Çarşamba

Gerekli mi?

Minik için gerekli eşya listesi neredeyse tamam.
Ama siz tecrübeli annelere danışmak istediğim bir şey var.

Bebek için nem makinası gerekli mi? Şimdiden almak mı lazım? Ne tavsiye edersiniz?
Aynı şekilde gögüs pompası? Şimdiden mi almak mantıklı yoksa gerekmeye de bilir mi?

:)

16 Aralık 2008 Salı

15 Aralık 2008 Pazartesi

34.hafta doktor kontrolü

Bizim kız 2,300 kg civarında olmuş.
NST de bizim kızın keyfi pek yerinde çıktı.
Doktorum 'Miniğin başı öne eğik, biz bu durumu son ay bekleriz. Aman dikkat et, ayakta fazla durma, ayaklarını uzatıp otur. Yorulma' dedi. Bu kulağıma küpe olsun.
Uyku problemleri, sırt ağrısı normalmiş. Dün sol kalça kısmımın aşağısı felaket ağrıdı. Nedeni bebeğin büyümesiymiş. Ayrıca kalp sıkışması vs. de normalmiş ve fazlalaşacakmış.

Kısacası herşey daha da zorlaşacak gibi...
Ocağın ilk haftasına tekrar görüşelim dedi doktorum.

Bu arada karnıma bakan herkes bilmiş bilmiş 'Bu kesin erkek' diyor.Tekrar baktık ultarasonda evet bizim Minik bir kız :)

devamı gelecek....

14 Aralık 2008 Pazar

Alışveriş!

Cuma günü 34.haftaya girdik! Son eksikleri bir an önce tamamlamak adına π point ile alışveriş turumuza çıktık.

Alınması gerekenler

Küvet-file-banyo süngeri,
Disposal yani atılabilir kilot
Banyo için steril tozu diye bir şey varmış ondan.

İlk önce Armada Mothercare ve Chicco yaptık.Mothercare da bebek küveti var. Ama ben özelcan bebe ye bakmadan almak istemedim.
Steril tozu diye birşeye ise rastlamadık. Eskiden varmış ama artık yokmuş sanırım.
Ordan sonra durağımız Söğütözü Özelcan Bebe! Küvet, file, banyo süngeri, -hatta küçük bir kova ve maşrapaya da ihtiyaç varmış-ve küvet için ayakla beraber hepsini gayet uygun bir fiyata alıyoruz.

Özel steril tozu için Çukurambar e-bebeğe bakın diyorlar. İstikamet Çukurambar! Orda da bulamadıktan sonra artık böyle birşeyin kullanılmadığına karar veriyoruz. Bu arada aldığımız banyo aksesuarlarında hala kardayız!

Cepa da önce Mothercare a çıkıyoruz. Disposal kilotları alırken bir de kızım için burun aspiratörü, fırça, banyo termometresinden oluşan bakım seti alıyorum. 4 ürün aldığınızda en ucuz olanının fiyatını ödemiyorsunuz.

Slinge de bakınıyorum ama hiç bir yerde yok!

Hastane çantasına konacak eşyalar hazır! Ama en kısa sürede yerleştirmek, hazırlamak gerekiyor değil mi?

11 Aralık 2008 Perşembe

Kısa kısa....

Herkese iyi bayramlar!
Sağsağlim (doğurmadan)Ankaraya geldim. Salı sabah yola çıktık. Salı akşamdan bu yana uyuyorum.
Yorgunluk,üzüntü...
Ama insan herşeye alışıyor.

Eskiden sol tarafa yatar ve rahatsızda olsa uyurdum. Ama şimdi her 1-2 saatte bir bir sol taraf bir sağ taraf yapıyoruz. Her dönüş ayrı bir ağrı.

Annem aralık ayında Ankaraya gelecekti. Tabii bu durumda gelemeyecek. Allahtan yolda doğurabilirim korkusuyla hastane çantasına girecek kıyafetleri çantama atmıştım. Gitmişken onlar yıkandı, ütülendi.

Annem de ocak ayında dedemin 40 ı çıkınca gelecek. Umarım o zamana kadar dayanır, anneanneni beklersin Minik!

Bayramda annemleri göremeyeceğime üzülürken, hayat bizi hiç ummadığımız anda başka bir tarafa savurdu. Hiç görmediğim dostları gördüm. Kah ağladım, kah güldüm.
Bolca yemek yedi(rildim)m.

Tek üzüntüm, bir tanecik dedemin Miniği görememesiydi. 'En azından hamile olduğunu biliyordu' sözleri tesellimiz oldu.

Devamı gelecek!

1 Aralık 2008 Pazartesi

....

Hayat süprizlerle dolu.

Hiç beklemediğim anda beklemediğim bir yere geldik. Aniden. Hiç aklımızda yokken....
Anne-Baba evindeyiz. Ankaraya 9 saat uzağız.
Dedem uzun zamandır hastaydı, kısmen hazırlamıştım da kendimi ama işte....
Garip bir duygu. İlk duyduğumda kimse tutamadı beni Ankara'da....Cumartesi bana söylememe çabalarından anladım. Gözlerime bakamadılar. Tutamadım kendimi, doktorumu aradım. 'Uçağa almazlar, arabayla yavaş yavaş giderseniz olur' dedi.Sağsağlim geldik. Doktorum 34.haftaya girmeden gelmen lazım dedi. T.J cumartesi pazar tekrar burada,pazartesi, salı ise bir aksilik olmazsa bize Ankara yolları.

Diyorum ya hayat garip. Herşey ani ve kısa, bir de çabuk. Ne zaman neyin geleceğini bilemeyiz lafı ne kadar klişe ama gerçek....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...